14. Akabe Biatları
Efendimiz hac mevsimlerinde Mekke'ye gelen kabileleri dolaşıyor, daveti tek tek arz ediyordu. Peygamberliğin on birinci yılında Akabe mevkiinde Medineli (o zamanki adıyla Yesribli) Hazrec kabilesinden altı kişiyle karşılaştı. Medine'de Yahudilerden 'gelmesi yakın bir peygamber' beklentisini duymuş olan bu gençler, anlatılanları dinleyince birbirlerine 'Vallahi bu, Yahudilerin bahsettiği peygamberdir; sakın bizden önce ona kimse ulaşmasın' dediler ve iman ettiler.
Ertesi yıl aynı yerde on iki kişi geldi ve biat etti: Allah'a ortak koşmayacaklar, hırsızlık ve zina yapmayacaklar, çocuklarını öldürmeyecekler, iftira atmayacaklar, hiçbir iyilikte Efendimize karşı gelmeyeceklerdi. Buna Birinci Akabe Biatı denir. Efendimiz onlarla birlikte Mus'ab bin Umeyr'i öğretmen olarak gönderdi. Mekke'nin bu nazik ve zengin genci, Medine'de öyle bereketli bir irşad yürüttü ki bir yıl içinde İslam girmedik ev nerdeyse kalmadı; Sa'd bin Muaz gibi kabile reisleri Müslüman oldu.
On üçüncü yılda ise ikisi kadın yetmiş beş Medineli, gece gizlice Akabe'de toplandı. Bu İkinci Akabe Biatı'nda söz daha büyüktü: Efendimizi canlarını, mallarını, çocuklarını korudukları gibi koruyacaklardı. İçlerinden biri sordu: 'Ya biz bu uğurda ölürsek bize ne var?' Cevap tek kelimeydi: 'Cennet.' 'Bu karlı bir alışveriştir; bozmayız' dediler. Hicretin kapısı artık ardına kadar açılmıştı.