KURAN KATİBİ
← Siyer

13. İsra ve Mirac

Hüzün yılının ardından Allah Teala, resulünü hiçbir kula nasip olmamış bir ikramla teselli etti. Bir gece Efendimiz, Mescid-i Haram'dan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya götürüldü; buna İsra denir. İsra Suresi'nin ilk ayeti bu yolculuğu anlatır: 'Kulunu, ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye geceleyin Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya yürüten Allah, her türlü noksandan münezzehtir.'

Mescid-i Aksa'da peygamberlere imam olup namaz kıldırdı. Ardından semaya yükseltildi; buna da Mirac denir. Göklerin katlarında Adem, İsa, Yusuf, İdris, Harun, Musa ve İbrahim peygamberlerle selamlaştı. Sidretü'l-Münteha'yı geçti; Cebrail'in dahi geçemediği noktanın ötesinde Rabbinin huzuruna kabul edildi. Bu gecede üç hediye verildi: Beş vakit namaz — ki elli vakit olarak farz kılınmış, Musa Aleyhisselam'ın tavsiyesiyle Efendimizin niyazları üzerine beşe indirilmiş, sevabı elli olarak baki kalmıştır —, Bakara Suresi'nin son iki ayeti ve ümmetinden şirke düşmeyenlerin affedileceği müjdesi.

Sabah olup hadiseyi anlatınca müşrikler fırsat bildi; aylarca süren kervan yolunun bir gecede aşılması akıllarına sığmadı. Ebu Bekir'e koştular: 'Arkadaşın neler söylüyor, duydun mu?' O'nun cevabı kendisine 'Sıddik' unvanını kazandırdı: 'O söylüyorsa doğrudur. Ben ona gökten sabah akşam vahiy geldiğine inanıyorum; bundan mı şaşayım?'