KURAN KATİBİ
← Siyer

12. Taif Yolculuğu

Mekke kapıları kapanınca Efendimiz, daveti başka bir şehre taşımayı denedi. Yanına Zeyd bin Harise'yi alarak yürüyerek Taif'e gitti; Sakif kabilesinin ileri gelenlerini İslam'a çağırdı. Taifliler daveti kabul etmedikleri gibi, nezaketi de esirgediler. İçlerinden biri 'Allah gönderecek senden başkasını bulamadı mı?' diye alay etti. Sonunda ayak takımını ve çocukları peşine taktılar; Efendimizi taşa tuttular. Mübarek ayakları kan içinde kaldı; Zeyd, vücudunu siper etmekten yaralandı.

Şehir dışında bir bağa sığındıklarında Efendimizin dilinden, siyer kitaplarının en dokunaklı yakarışlarından biri döküldü: 'Allah'ım! Kuvvetimin zayıflığını, çaresizliğimi ve insanlar nazarında hakir görülüşümü Sana arz ediyorum. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Eğer bana karşı bir gazabın yoksa, çektiklerime hiç aldırmam...'

Dönüş yolunda Cebrail, dağlar meleğiyle birlikte geldi: 'İstersen şu iki dağı onların üzerine kapatayım.' Efendimizin cevabı, onun niçin 'alemlere rahmet' gönderildiğinin ilanıdır: 'Hayır. Umarım ki Allah onların soyundan, yalnız Allah'a ibadet eden ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayan nesiller çıkarır.' Nitekim yıllar sonra Taif kendi rızasıyla Müslüman olacaktı.

Mekke'ye ancak Mut'im bin Adiy'in himayesinde girebildi. Görünüşte her kapı kapanmıştı; ama Allah, kulunu en karanlık gecenin ardından miraçla teselli edecek ve Medine kapısını açacaktı.