الفائدة الخامسة في نيل الثواب وإنالته
Beşinci fayda: sevap kazanmak ve kazandırmak hakkında
أما النيل فبحضور الجنائز وعيادة المريض وحضور العيدين وأما حضور الجمعة
فلا بد منه
وحضور الجماعة في سائر الصلوات أيضا لا رخصة في تركه إلا لخوف ضرر ظاهر
يقاوم ما يفوت من فضيلة الجماعة ويزيد عليه وذلك لا يتفق إلا نادرا
وكذلك في حضور الإملاكات والدعوات ثواب من حيث إنه إدخال سرور على قلب
مسلم
وأما إنالته فهو أن يفتح الباب لتعوده الناس أو ليعزوه في المصائب أو
يهنوه على النعم فإنهم ينالون بذلك ثوابا وكذلك إذا كان من العلماء وإذن
لهم في الزيارة نالوا ثواب الزيارة وكان هو بالتمكين سببا فيه فينبغي أن
يزن ثواب هذه المخالطات بآفاتها التي ذكرناها وعند ذلك قد ترجح العزلة وقد
ترجح المخالطة
فقد حكي عن جماعة من السلف مثل مالك وغيره ترك إجابة الدعوات وعيادة
المرضى وحضور الجنائز بل كانوا أحلاس بيوتهم لا يخرجون إلا الى الجمعة أو
زيارة القبور وبعضهم فارق الأمصار وانحاز الى قلل الجبال تفرغا للعبادة
وفرارا من الشواغل
Türkçe Tercüme
Beşinci fayda, sevap kazanmak ve sevap kazandırmaktır. Sevap kazanmaya gelince; bu, cenazelere katılmak, hastaları ziyaret etmek ve iki bayrama katılmakla olur. Cuma namazına katılmak ise zaten kaçınılmaz bir görevdir. Diğer namazlarda cemaate katılmayı terk etmek için de, cemaat faziletinden mahrum kalmaya değecek ve ondan daha ağır basacak açık bir zarar korkusu dışında hiçbir ruhsat yoktur; bu durum da ancak nadiren gerçekleşir. Aynı şekilde nikah törenlerine ve davetlere katılmakta da bir Müslümanın kalbine sevinç vermek bakımından sevap vardır.
Sevap kazandırmaya gelince; bu, insanın, diğer insanların kendisini ziyaret etmesi, musibet anında taziyede bulunması veya nimetlerden dolayı tebrik etmesi için kapısını açmasıdır. Nitekim insanlar bu sayede sevap kazanırlar. Aynı şekilde eğer kişi alimlerden biri olup insanların kendisini ziyaret etmesine izin verirse, onlar ziyaret sevabı kazanırlar; kendisi de imkan tanımak suretiyle buna vesile olmuş olur.
Dolayısıyla, insanlarla bu tür düşüp kalkmaların sevabını, daha önce zikrettiğimiz zararlarıyla tartmak gerekir; işte o zaman kimi zaman uzlet, kimi zaman da insanlarla bir arada bulunmak ağır basabilir. Nitekim Mâlik ve başkaları gibi seleften bir topluluğun davetlere icabet etmeyi, hastaları ziyaret etmeyi ve cenazelere katılmayı terk ettikleri, hatta Cuma namazı veya kabir ziyareti dışında dışarı çıkmayarak evlerine kapandıkları nakledilmiştir. Onlardan kimileri de ibadete yoğunlaşmak ve zihnini meşgul edecek şeylerden kaçınmak amacıyla şehirleri terk edip dağ başlarına çekilmişlerdir.
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.