(حديث سلمة عن اليهودي الذي أنذر بالرسول صلى الله عليه وسلم) :
Seleme'nin, Resul'ü (sallallahu aleyhi ve sellem) haber veren Yahudi hakkındaki rivayeti
قال ابن إسحاق: وحدثني صالح بن إبراهيم بن عبد الرحمن بن عوف عن محمود
ابن لبيد أخي بني عبد الأشهل عن سلمة بن سلامة بن وقش ، وكان سلمة
من أصحاب بدر، قال: كان لنا جار من يهود في بني عبد الأشهل، قال:
فخرج علينا يوما من بيته حتى وقف على بني عبد الأشهل- قال سلمة: وأنا
يومئذ من أحدث من فيه سنا، علي بردة لي، مضطجع فيها بفناء أهلي- فذكر
القيامة والبعث والحساب والميزان والجنة والنار، قال: فقال ذلك لقوم أهل
شرك أصحاب أوثان، لا يرون أن بعثا كائن بعد الموت، فقالوا له: ويحك يا فلان
أوترى هذا كائنا، أن الناس يبعثون بعد موتهم إلى دار فيها جنة ونار يجزون
فيها بأعمالهم؟ قال: نعم، والذي يحلف به، ولود أن له بحظه من تلك النار
أعظم تنور في الدار، يحمونه ثم يدخلونه إياه فيطينونه عليه، بأن ينجو من
تلك النار غدا، فقالوا له: ويحك يا فلان! فما آية ذلك؟ قال: نبي مبعوث من
نحو هذه البلاد، وأشار بيده إلى مكة واليمن، فقالوا: ومتى تراه؟ قال: فنظر
إلي وأنا من أحدثهم سنا، فقال: إن يستنفد هذا الغلام عمره يدركه. قال سلمة:
فو الله ما ذهب الليل والنهار حتى بعث الله محمدا رسوله صلى الله عليه
وسلم، وهو حي بين أظهرنا، فآمنا به، وكفر به بغيا وحسدا. قال: فقلنا له:
ويحك يا فلان ألست الذي قلت لنا فيه ما قلت؟ قال: بلى، ولكن ليس به.
Türkçe Tercüme
(Selemenin, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemi haber veren Yahudi hakkındaki rivayeti)
İbn İshak dedi ki: Bana Salih bin İbrahim bin Abdurrahman bin Avf, Abdüleşhel oğullarından Mahmud bin Lebid'den, o da Bedir ashabından olan Seleme bin Selâme bin Vakş'tan naklen anlattı, Seleme dedi ki:
Abdüleşhel oğulları içinde Yahudilerden bir komşumuz vardı. Bir gün evinden çıkıp Abdüleşhel oğullarının yanına geldi durdu -Seleme der ki: O gün ben oradakilerin en genciydim, üzerimde bir hırkam vardı, ailemin avlusunda onunla sarınmış yatıyordum- kıyametten, yeniden dirilmeden, hesaptan, mizandan, cennetten ve cehennemden bahsetmeye başladı. Bunu putperest, müşrik bir topluluğa söylüyordu; onlar ölümden sonra dirilmenin olacağına inanmıyorlardı. Ona dediler ki: "Yazıklar olsun sana ey falanca! Sen gerçekten bunun olacağını mı sanıyorsun, insanların ölümlerinden sonra içinde cennet ve cehennem bulunan bir yurda diriltilip amellerine göre karşılık göreceklerini mi?" O da dedi ki: "Evet, kendisine yemin edilen zata yemin ederim ki, kişi o ateşten payına düşecek olanın yerine, evindeki en büyük fırının kızdırılıp içine sokulmasını ve üzerinin çamurla kapatılmasını isterdi -yeter ki yarın o ateşten kurtulsun." Dediler ki: "Yazıklar olsun sana ey falanca! Bunun alâmeti nedir?" Dedi ki: "Şu topraklardan gönderilecek bir peygamber" -ve eliyle Mekke ile Yemen tarafına işaret etti. Dediler ki: "Onu ne zaman göreceğini sanıyorsun?" Seleme der ki: O zaman bana baktı -oradakilerin en genci bendim- ve dedi ki: "Eğer bu çocuk ömrünün sonuna kadar yaşarsa, ona yetişir."
Seleme dedi ki: Vallahi gece ile gündüz geçmeden Allah, Muhammed'i -sallallahu aleyhi ve sellem- resul olarak gönderdi; o adam ise aramızda hâlâ hayattaydı. Biz ona iman ettik, o ise haset ve azgınlıkla onu inkâr etti. Ona dedik ki: "Yazıklar olsun sana ey falanca! Sen bize onun hakkında söylediğini söyleyen kişi değil miydin?" Dedi ki: "Evet öyleydim, fakat bu, o değil."
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.