(أراد سهيل ودي أبي بصير وشعر موهب في ذلك) :
Süheyl'in Ebu Basîr'i geri istemesi ve Mevheb'in bu konudaki şiiri
قال ابن إسحاق: فلما بلغ سهيل بن عمرو قتل أبي بصير صاحبهم العامري، أسند
ظهره إلى الكعبة، ثم قال: والله لا أؤخر ظهري عن الكعبة حتى يودي هذا
الرجل، فقال أبو سفيان بن حرب: والله إن هذا لهو السفه، والله لا يودى
(ثلاثا) فقال في ذلك موهب بن رياح أبو أنيس، حليف بني زهرة:
- قال ابن هشام: أبو أنيس أشعري-
أتاني عن سهيل ذرء قول ... فأيقظني وما بي من رقاد
فإن تكن العتاب تريد مني ... فعاتبني فما بك من بعادي
أتوعدني وعبد مناف حولي ... بمخزوم ألهفا من تعادى
فإن تغمز قناتي لا تجدني ... ضعيف العود في الكرب الشداد
أسامي الأكرمين أبا بقومي ... إذا وطئ الضعيف بهم أرادى
هم منعوا الظواهر غير شك ... إلى حيث البواطن فالعوادي
بكل طمرة وبكل نهد ... سواهم قد طوين من الطراد
لهم بالخيف قد علمت معد ... رواق المجد رفع بالعماد
Türkçe Tercüme
(Süheyl'in Ebu Basîr'in diyetini istemesi ve Mövheb'in bu konudaki şiiri)
İbn İshak dedi ki: Süheyl b. Amr, arkadaşları Âmirî'nin adamı Ebu Basîr'in öldürüldüğü haberi kendisine ulaşınca, sırtını Kâbe'ye dayadı ve şöyle dedi: "Vallahi, bu adamın diyeti ödenmedikçe sırtımı Kâbe'den ayırmayacağım." Bunun üzerine Ebu Süfyan b. Harb dedi ki: "Vallahi bu gerçekten akılsızlıktır, vallahi diyet ödenmeyecek" (bunu üç kez tekrarladı).
Bu konuda Zühre oğullarının müttefiki Mövheb b. Riyah Ebu Enîs -İbn Hişam der ki: Ebu Enîs, Eş'arîdir- şu şiiri söyledi:
Süheyl'den bana bir söz ulaştı, beklenmedik bir söz,
beni uyandırdı, oysa ben uykuda değildim.
Eğer benden bir sitem, bir kınama istiyorsan,
beni kına, benden uzaklaşman gerekmez ki.
Bana tehdit mi savuruyorsun, oysa Abdümenâf çevremdeyken,
Mahzum'a karşı! Ne yazık düşmanlık edenlere.
Eğer mızrağımı sınamaya kalkışırsan, beni bulamazsın
şiddetli sıkıntılarda gövdesi zayıf biri olarak.
En cömertlerin ismini taşırım kavmim içinde babama nispetle,
zayıf olan onlarla ezilmek istendiğinde.
Onlar şüphesiz dış bölgeleri korudular,
iç kısımlara, dağlık geçitlere varıncaya dek.
Nice cılız ve nice iri gövdeli atlarla,
başkalarının atlarını koşuda geride bıraktılar.
Hayf'ta -ki Meâd bunu bilir- onlarındır
şerefin çadırı, direklerle yükseltilmiş olan.
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.