KURAN KATİBİ
← Siyer

9. Açık Davet ve Kureyş'in Tepkisi

Üç yılın sonunda 'Önce en yakın akrabanı uyar' ve 'Emrolunduğunu açıkça söyle' ayetleri indi. Efendimiz Safa tepesine çıkıp Kureyş kollarını tek tek çağırdı ve sordu: 'Size şu dağın ardında bir düşman süvarisi var desem bana inanır mısınız?' Hep bir ağızdan 'İnanırız, senden hiç yalan duymadık' dediler. Bunun üzerine 'Öyleyse ben, şiddetli bir azaptan önce size gönderilmiş bir uyarıcıyım' buyurdu. Amcası Ebu Leheb 'Kahrolasıca! Bizi bunun için mi topladın?' diye karşılık verdi; ona cevap Tebbet Suresi'yle geldi.

Kureyş'in ileri gelenleri — Ebu Cehil, Ebu Leheb, Velid bin Muğire, As bin Vail, Ümeyye bin Halef — davete düşman kesildiler. Çünkü İslam putlarını, dolayısıyla itibar ve ticaret düzenlerini sarsıyordu; köleyle efendiyi aynı safta eşitlemesi de gururlarına dokunuyordu. Önce alay ettiler: 'mecnun', 'şair', 'sihirbaz' dediler. Sonra Ebu Talib'e heyetler gönderip yeğenini davadan vazgeçirmesini istediler; mal, mülk, hatta krallık teklif ettiler.

Efendimizin amcasına verdiği cevap tarihe geçti: 'Amca! Güneşi sağ elime, ayı sol elime koysalar, ben yine bu davadan vazgeçmem. Ya Allah bu dini üstün kılar ya da ben bu yolda yok olurum.' Ebu Talib yeğenini korumaya devam etti. Davet, düşmanlığa rağmen büyüyordu; Hamza'nın ve ardından Ömer bin Hattab'ın Müslüman olmasıyla müminler Kabe'de açıkça namaz kılacak güce eriştiler.