- وفد هلال بن عامر
- Hilâl b. Âmir heyeti
727- قال: رجع الحديث إلى حديث علي بن محمد القرشي قالوا: وقدم على رسول
الله صلى الله عليه وسلم نفر من بني هلال فيهم عبد عوف بن أصرم بن عمرو بن
شعيثة بن الهزم من رؤيبة فسأله عن اسمه فأخبره، فقال: أنت عبد الله وأسلم،
فقال رجل من ولده:
جدي الذي اختارت هوازن كلها ... إلى النبي عبد عوف وافدا
ومنهم قبيصة بن المخارق قال: يا رسول الله، إني حملت عن قومي حمالة فأعني
فيها، قال: هي لك في الصدقات إذا جاءت.
728- أخبرنا هشام بن محمد، أخبرنا جعفر بن كلاب الجعفري، عن أشياخ لبني
عامر قالوا: وفد زياد بن عبد الله بن مالك بن بجير بن الهزم بن رؤيبة بن
عبد الله بن هلال بن عامر على النبي صلى الله عليه وسلم، فلما دخل المدينة
توجه إلى منزل ميمونة بنت الحارث زوج النبي صلى الله عليه وسلم، وكانت خالة
زياد أمه غرة بنت الحارث وهو يومئذ شاب، فدخل النبي صلى الله عليه وسلم وهو
عندها، فلما أتى رسول الله صلى الله عليه وسلم غضب فرجع، فقالت: يا رسول
الله، هذا ابن أختي فدخل إليها ثم خرج حتى أتى المسجد ومعه زياد فصلى
الظهر، ثم أدنى زيادا فدعا له ووضع يده على رأسه، ثم حدرها على طرف أنفه
فكانت بنو هلال تقول: ما زلنا نتعرف البركة في وجه زياد، قال الشاعر لعلي
بن زياد:
يا ابن الذي مسح النبي برأسه ... ودعا له بالخير عند المسجد
أعني زيادا لا أريد سواءه ... من غائر أو متهم أو منجد
ما زال ذاك النور في عرنينه ... حتى تبوأ بيته في الملحد
Türkçe Tercüme
Hilal bin Amir'in Wefdi
727- Dedi ki: Hadis Ali bin Muhammed el-Kuraşi'nin hadisine döner. Dediler ki: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e Beni Hilal'den bir grup geldi. Onların içinde Abdüavf bin Asram bin Amr bin Şuayse bin el-Hazm bin Ruybe vardı. Resulullah ona ismini sordu, o da haber verdi. Bunun üzerine Resulullah: "Sen Abdullah'sın, İslam'a gir," dedi. Onun soyu sülalesinden bir kişi şu beyit söyledi:
"Ceddim, Hawâzin'in tamamı seçip tercih ettiği, Peygambere elçi olarak gelen Abdüavf."
Onların içinden de Kubeysatü'l-Muhârık vardı. Dedi: "Ya Resulallah! Ben kavmim adına bir borç yükü taşıdım. Bana bunda yardım et." Resulullah dedi: "O, sana sadakalardan geldiğinde senin olur."
728- Bize Hişam bin Muhammed haber verdi, bize Cafer bin Kellab el-Ca'feri haber verdi, Beni Amir'in şeyhlerinden naklen dediler: Ziyad bin Abdillah bin Malik bin Büceyr bin el-Hazm bin Ruybe bin Abdillah bin Hilal bin Amir, Peygamberin yanına elçi olarak gitti. Medine'ye girince Resulullah'ın eşi Meymûne bint el-Hâris'in evine yöneldi. Meymûne, Ziyad'ın anası olan Gurre bint el-Hâris'in kız kardeşiydi. Ziyad o zaman genç bir gençti. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem o zaman orada vardı. Resulullah oraya geldi ve (bulunduğunu görüp) öfkelendi, çekilip gitti. Bunun üzerine (Meymûne): "Ya Resulallah! Bu benim yeğenimdir," dedi. Sonra Resulullah (yanına) girdi ve çıkıp çıkarak Ziyad'la beraber Mescid'e gitti. Öğle namazını kıldı. Ardından Ziyad'ı yaklaştırdı, onun için dua etti ve elini onun başına koydu. Sonra elini saçında tutup burun ucuna kadar kaydırdı. Beni Hilal şöyle söylerdi: "Ziyad'ın yüzünde berekeyi tanımamız hiç durmadı." Bir şair, Ali bin Ziyad için dedi:
"Ey peygamberin başına el sürdüğü kişinin oğlu, mescid yanında kendisine hayır dua eden kişi. Bana Ziyad'a yardım et, başka birini istemem, ne batında göçebe ne itham edilende ne de kurtaranda. O nur hala delik burnunda kaldı, ta ki kendi evini mezara yuva yaptı."
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.