بيان أحوال الصحابة والتابعين والسلف والصالحين في شدة الخوف (4/4)
Sahabe, tabiîn, selef ve salihlerin şiddetli korku hallerinin beyanı (4/4)
رجل قد احتوشته السباع والهوام فهو خائف حذر يخاف أن يغفل فتفترسه السباع
أو يسهو فتنهشه الهوام فهو مذعور القلب وجل فهو في المخالفة ليله وإن أمن
المغترون وفي الحزن نهاره وإن فرح الباطلون ثم ولى وتركني فقلت لو زدتني
شيئا عسى أن ينفعني فقال الظمآن يجزيه من الماء أيسره وقد صدق فإن القلب
الصافي يحركه أدنى مخافة والقلب الجامد تنبو عنه كل المواعظ وما ذكره من
تقديره أنه احتوشته السباع والهوام فلا ينبغي أن يظن أنه تقدير بل هو تحقيق
فإنك لو شاهدت بنور البصيرة باطنك لرأيته مشحونا بأصناف السباع وأنواع
الهوام مثل الغضب والشهوة والحقد والحسد والكبر والعجب والرياء وغيرها وهي
التي لا تزال تفترسك وتنهشك إن غفلت عنها لحظة إلا أنك محجوب العين عن
مشاهدتها فإذا انكشف الغطاء ووضعت في قبرك عاينتها وقد تمثلت لك بصورها
وأشكالها الموافقة لمعانيها فترى بعينك العقارب والحيات وقد أحدقت بك في
قبرك وإنما هي صفاتك الحاضرة الآن قد انكشفت لك صورها فإن أردت أن تقتلها
وتقهرها وأنت قادر عليها قبل الموت فافعل وإلا فوطن نفسك على لدغها ونهشها
لصميم قلبك فضلا عن ظاهر بشرتك والسلام
Türkçe Tercüme
Sahabîler, Tâbiûn, Selef ve Sâlihûn'un Şiddetli Korku Hallerinin Beyanı (4/4)
Bir adam vardır ki vahşi hayvanlar ve zehirli böcekler onu her taraftan kuşatmıştır; o da korkulı ve ihtiyatlı olup, gözü kapalı kalırsa vahşi hayvanların onu yırttığından veya dikkatsiz davranırsa böceklerin onu ısırıp parçalamasından korkar. Kalbi dehşetle titrer, vücudu ürperir; gece yansında da aşk-ı muhalefette ve emniyete eğilseler bile kaygı içinde, gündüzü de hüzünde ve aldanmışlar sevinseler de bitap ve kasvetlidir. Sonra gitti ve beni yalnız bıraktı. Ben de dedim ki: "Keşke bana bir şey daha katsan, belki bana fayda verirdi." O da dedi ki: "Susamış kişiye az su da yeterlidir." Ve gerçekten doğru söyledi. Zira pak kalp, en ufak bir korku ile hareketlenir, fakat katı ve duvarlı kalp, hiçbir öğütten etkilenmez.
Bâkî Gazâlî'nin bu ifadesinde, "vahşi hayvanlar ve zehirli böcekler onu kuşatmıştır" demesi sadece bir benzetme olmayıp gerçek bir durumu açıklamaktadır. Zira sen eğer basiret nuruyla iç dünyanda görebilseydin, kalbin öfke, şehvet, kin, hasad, kibir, kendini beğenmişlik, riyâ ve benzerleri gibi her türlü vahşi hayvan ve zehirli böcekle dolu olduğunu görürdün. İşte bunlar daima seni parçalıyor ve ısırıyorlar; bir an dikkatin dağılsa hemen saldırırlar. Lâkin sen gözün kör olduğu için bunları göremiyorsun. Fakat perdenin kalkıp kabrine konulduğun zaman, bütün bu vasıfları kendi şekil ve suretleriyle göreceksin; o zaman gözünle yılanları ve akreplerini göreceksin ki, kabrin içinde seni kuşatmış olacaklar. Oysa bunlar senin şu anda mevcut olan sıfatlarındır; sırf perdenin kalktığında sana görünür hâle gelmişlerdir. Eğer ölümden evvel, bunları öldürmeyi ve yenmemeyi dilersen ve güç yetirmek mümkünse, bunu yap. Yoksa nefsin, ölümden sonra bunların ısırığını ve kemirmesini, kalbın ve derisinin içini yakıp dağıtmalarını katlanacak şekilde eğit ve hazırla. Selâm üzerine olsun.
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.