KURAN KATİBİ
İhyâu Ulûmi'd-Dîn

فصل في سنن الرجوع من السفر

Fasıl: Yolculuktan dönüşün sünnetleri

كان رسول الله صلى الله عليه وسلم إذا

قفل من غزو أو حج أو عمرة يكبر على رأس كل شرف من الأرض ثلاث تكبيرات

ويقول لا إله إلا الله وحده لا شريك له له الملك وله الحمد وهو على كل شيء

قدير آيبون تائبون عابدون ساجدون لربنا حامدون صدق الله وعده ونصر عبده

وهزم الأحزاب وحده (3) وفي بعض الروايات وكل شيء هالك إلا وجهه له الحكم

وإليه ترجعون فينبغي أن يستعمل هذه السنة في رجوعه

وإذا أشرف على مدينته يحرك الدابة ويقول اللهم اجعل لنا بها قرارا ورزقا

حسنا

ثم ليرسل إلى أهله من يخبرهم بقدومه كي لا يقدم عليهم بغتة فذلك هو السنة

(4) ولا ينبغي أن يطرق أهله ليلا فإذا دخل البلد فليقصد المسجد أولا وليصل

ركعتين فهو السنة (5) كذلك كان يفعل رسول الله صلى الله عليه وسلم فإذا دخل

بيته قال توبا توبا لربنا أو با لا يغادر علينا حوبا فإذا استقر في منزله

فلا ينبغي أن ينسى ما أنعم الله به عليه من زيارة بيته وحرمه وقبر نبيه صلى

الله عليه وسلم فيكفر تلك النعمة بأن يعود إلى الغفلة واللهو والخوض في

المعاصي فما ذلك علامة الحج المبرور بل علامته أن يعود زاهدا في الدنيا

راغبا في الآخرة متأهبا للقاء رب البيت بعد لقاء البيت

Türkçe Tercüme

Seferden Dönüşün Sünnetleri Hakkında Bir Bölüm

Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem bir gazveye, hacca veya umreye çıktıktan dönüşte, yeryüzünün her yüksek yerinde üç defa tekbir getirirdi ve şöyle derdi: "La ilahe illallah vahdahu la şerike leh, lehü'l-mulk ve lehü'l-hamd ve huve ala kulli şey'in kadir. Eybûn tâibûn abidûn sajidûn li-rabbinâ hamidûn. Sadaka'llahu vacdeh ve nasara abdeh ve hazama'l-ahzâb vahde" (Allah hiçbir partnersi olmaksızın tek olduğunun dışında ilah yoktur. Mülk ona, hamd ona aittir ve O her şeye gücü yeten'dir. Dönüşenler, tâibe varmış, ibadet edenler, secde edenler, Rabbimize şükürdeşler olarak dönerız. Allah vaadini doğru çıkardı, kulunu yardımcı kıldı ve orduları yalnız başına bozguna uğrattı). Bazı rivayetlerde "Ve kulli şey'in hâlikun illâ wajhuh. Lehü'l-hükm ve illeyhi turja'ûn" (Onun yüzü dışında her şey yok olacaktır. Hüküm ona aittir ve O'na dönüştürülürsünüz) ifadesi vardır. Kişi dönüşünde bu sünnet üzere amel etmelidir.

Şehrine yaklaşınca binekini hızlandırır ve şöyle derdi: "Allâhümme'j al lenâ bihâ karrâren ve rızkan hasanen" (Ey Allah, biz için orada bir yerleşim ve güzel bir rızık kıl).

Sonra ailesine gelişini haber verecek birini göndermeli ki birden bire onların üzerine çıkmasın. İşte budur sünnet. Ailesinin yanına gece uğramaması gerekir. Şehre girince mescidie ilk olarak gitmeli ve iki rekat namaz kılmalıdır; budur sünnet. Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem de böyle yapardı. Evine girince "Tûben tûben li-rabbinâ" veya "Bâ lâ yüğâdir aleyninâ huvben" (Rabbimize tüm günahlarımızı affetmesi diliyorum) derdi.

Evinde yerleştikten sonra, Allah'ın kendisine Beyt'ini, Haram'ını ve Nebisinin sallallahu aleyhi ve sellem kabrini ziyaret etmek suretiyle verdiği nimetleri unutmamalıdır. Bu nimetleri kâfir etmek için yine gaflete, boş işlere ve günahlara dalarak dönerse, bu makbul hacc'ın alâmeti değildir. Tersine, makbul hacc'ın işareti, kişinin dünyaya zâhid, ahirete râğıb ve Beyt'i ziyaretten sonra Beyt'in Rabb'ıyla karşılaşmaya hazır olarak dönmesidir.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.