(تهكم المشركين بمن من الله عليهم، ونزول آيات في ذلك) :
(Müşriklerin, Allah'ın kendilerine lütfettiği kimselerle alay etmesi ve bu konuda inen ayetler):
قال ابن إسحاق: وكان رسول الله صلى الله عليه وسلم إذا جلس في المسجد،
فجلس إليه المستضعفون من أصحابه: خباب، وعمار، وأبو فكيهة يسار مولى صفوان
بن أمية بن محرث، وصهيب، وأشباههم من المسلمين، هزئت بهم قريش، وقال بعضهم
لبعض:: هؤلاء أصحابه كما ترون، أهؤلاء من الله عليهم من بيننا بالهدى
والحق! لو كان ما جاء به محمد خيرا ما سبقنا هؤلاء إليه،
وما خصهم الله به دوننا. فأنزل الله تعالى فيهم: ولا تطرد الذين يدعون
ربهم بالغداة والعشي يريدون وجهه، ما عليك من حسابهم من شيء، وما من حسابك
عليهم من شيء فتطردهم فتكون من الظالمين، وكذلك فتنا بعضهم ببعض ليقولوا
أهؤلاء من الله عليهم من بيننا، أليس الله بأعلم بالشاكرين. وإذا جاءك
الذين يؤمنون بآياتنا، فقل سلام عليكم كتب ربكم على نفسه الرحمة أنه من عمل
منكم سوءا بجهالة ثم تاب من بعده وأصلح فأنه غفور رحيم 6: 52- 54
Türkçe Tercüme
(Müşriklerin, Allah'ın kendilerine lütufta bulunduğu kimselerle alay etmesi ve bu konuda ayetlerin inmesi)
İbn İshak dedi ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem mescide oturduğunda, ashabından zayıf ve güçsüz görülenler yanına gelip otururlardı: Habbab, Ammar, Safvan b. Ümeyye b. Muharris'in azatlısı Ebu Fükeyhe Yesar, Suheyb ve onlar gibi Müslümanlar. Kureyş bunlarla alay eder, birbirlerine şöyle derlerdi: "İşte bunlar onun ashabı, gördüğünüz gibi. Allah aramızdan hidayet ve hakla bunları mı seçip lütfetti! Muhammed'in getirdiği şey hayırlı olsaydı, bunlar bize önce ulaşamazdı; Allah bunu bize değil de onlara has kılmazdı."
Bunun üzerine Allah Teâlâ onlar hakkında şu ayeti indirdi: "Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenleri kovma. Onların hesabından sana bir sorumluluk yoktur, senin hesabından da onlara bir sorumluluk yoktur ki onları kovasın da zalimlerden olasın. İşte böylece onların bir kısmını diğer bir kısmıyla imtihan ettik ki, 'Allah aramızdan lütfettiği bunlar mı?' desinler. Allah, şükredenleri en iyi bilen değil midir? Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde de ki: Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı; şöyle ki: sizden kim bilmeyerek bir kötülük işler, sonra ardından tövbe edip kendini düzeltirse, şüphesiz O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir." (En'am, 52-54)
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.