KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(ما كان بين أبي شريح وابن سعد حين ذكره بحرمة مكة) :

(Ebu Şüreyh ile İbn Sa'd arasında geçen, Mekke'nin hürmetinin hatırlatılması olayı)

قال ابن إسحاق: وحدثني سعيد بن أبي سعيد المقبري، عن أبي شريح الخزاعي،

قال: لما قدم عمرو بن الزبير مكة لقتال أخيه عبد الله بن الزبير، جئته،

فقلت له: يا هذا، إنا كنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم، حين افتتح مكة،

فلما كان الغد من يوم الفتح عدت خزاعة على رجل من هذيل فقتلوه وهو مشرك،

فقام رسول الله صلى الله عليه وسلم فينا خطيبا، فقال: يا أيها الناس، إن

الله حرم مكة يوم خلق السماوات والأرض، فهي حرام من حرام إلى يوم القيامة،

فلا يحل لامرئ يؤمن بالله واليوم الآخر، أن يسفك فيها دما،

ولا يعضد فيها شجرا، لم تحلل لأحد كان قبلي، ولا تحل لأحد يكون بعدي،

ولم تحلل لي إلا هذه الساعة، غضبا على أهلها. ألا، ثم قد رجعت كحرمتها

بالأمس، فليبلغ الشاهد منكم الغائب، فمن قال لكم: إن رسول الله (قد)

قاتل فيها، فقولوا: إن الله قد أحلها لرسوله، ولم يحللها لكم، يا معشر

خزاعة ارفعوا أيديكم عن القتل، فلقد كثر القتل إن نفع، لقد قتلتم قتيلا

لأدينه، فمن قتل بعد مقامي هذا فأهله بخير النظرين: إن شاءوا فدم قاتله،

وإن شاءوا فعقله. ثم ودى رسول الله صلى الله عليه وسلم ذلك الرجل الذي

قتلته خزاعة، فقال عمرو لأبي شريح: انصرف أيها الشيخ، فنحن أعلم بحرمتها

منك، إنها لا تمنع سافك دم، ولا خالع طاعة، ولا مانع جزية، فقال أبو شريح:

إني كنت شاهدا وكنت غائبا، ولقد أمرنا رسول الله صلى الله عليه وسلم أن

يبلغ شاهدنا.

غائبنا، وقد أبلغتك، فأنت وشأنك.

Türkçe Tercüme

(Ebu Şurayh ile İbn Sa'd Arasında Geçen ve Mekke'nin Hürmetini Anlattığı Olay)

İbn İshak dedi ki: Bana Said b. Ebî Said el-Makbûrî, Ebu Şurayh el-Huzâî'den şöyle rivayet etti:

Amr b. ez-Zübeyr, kardeşi Abdullah b. ez-Zübeyr ile savaşmak üzere Mekke'ye geldiğinde, yanına gittim ve ona dedim ki: Ey bu adam, biz Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraberdik, Mekke fethedildiği zaman. Fetih gününün ertesi günü Huzâa kabilesi Hüzeyl'den bir adama saldırıp onu öldürdü, halbuki o müşrikti. Bunun üzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem aramızda ayağa kalkıp hitap etti ve şöyle buyurdu:

"Ey insanlar, Allah Mekke'yi gökleri ve yeri yarattığı gün haram kılmıştır. O, kıyamete kadar haram üzere haramdır. Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kimseye orada kan dökmek helal olmaz, ağacını kesmek helal olmaz. Benden önce hiç kimseye helal kılınmamıştır, benden sonra da hiç kimseye helal kılınmayacaktır. Bana da ancak şu saatte, onun halkına duyduğum öfke sebebiyle helal kılınmıştır. Dikkat edin, sonra o yine dünkü hürmetine dönmüştür. Burada bulunan bulunmayana ulaştırsın. Kim size 'Resulullah orada savaştı' derse, ona deyiniz ki: Allah bunu Resulüne helal kılmıştır, size helal kılmamıştır. Ey Huzâa topluluğu, ellerinizi öldürmekten çekin! Öldürme çoğaldı, fayda verse bile artık yeter. Siz bir kimseyi öldürdünüz, onun diyetini ben ödeyeceğim. Benim şu makamımdan sonra kim öldürülürse, onun ailesi iki şıktan birini seçmekte serbesttir: İsterlerse katilin kanını alırlar, isterlerse diyeti alırlar."

Sonra Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Huzâa'nın öldürdüğü o adamın diyetini ödedi.

Bunun üzerine Amr, Ebu Şurayh'a dedi ki: Çekil git ey ihtiyar, biz onun hürmetini senden daha iyi biliriz. O, ne kan dökeni engeller, ne itaatten çıkanı, ne de cizyeyi vermeyeni.

Ebu Şurayh dedi ki: Ben orada hazır bulunandım, sen ise gaipsin (yoktun). Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bize, hazır bulunanımızın gaip olanımıza ulaştırmasını emretti. Ben de sana ulaştırdım. Artık sen ve işine bak.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.