KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(بغي جرهم بمكة وطرد بني بكر لهم) :

(Cürhüm'ün Mekke'deki zulmü ve Benî Bekir'in onları kovması) :

ثم إن جرهما بغوا بمكة، واستحلوا خلالا من الحرمة، فظلموا من دخلها

من غير أهلها، وأكلوا مال الكعبة الذي يهدى لها، فرق أمرهم. فلما رأت

بنو بكر بن عبد مناة بن كنانة، وغبشان من خزاعة ذلك، أجمعوا

لحربهم وإخراجهم من مكة. فآذنوهم بالحرب فاقتتلوا، فغلبتهم بنو بكر

وغبشان فنفوهم من مكة. وكانت مكة في الجاهلية لا تقر فيها ظلما ولا بغيا،

ولا يبغي فيها أحد إلا أخرجته، فكانت تسمى الناسة ، ولا يريدها ملك

يستحل حرمتها إلا هلك مكانه، فيقال: إنها ما سميت ببكة إلا أنها كانت تبك

[2] أعناق الجبابرة إذا أحدثوا فيها شيئا.

Türkçe Tercüme

Cürhüm'ün Mekke'de Zulmü ve Benî Bekir'in Onları Kovması:

Sonra Cürhüm Mekke'de zulme saptı ve hürmet gösterilmesi gereken şeylerden bazılarını kendilerine helal saydılar. Mekke'ye kendi ehlinden olmayan kimseler girdiğinde onlara zulmettiler ve Kâbe'ye hediye edilen malı yediler, böylece işleri bozuldu. Bekir b. Abdimenat b. Kinâne oğulları ve Huzâa'dan Gubşân bunu görünce, onlarla savaşmak ve onları Mekke'den çıkarmak üzere birleştiler. Onlara savaş ilan ettiler ve çarpıştılar. Bekir oğulları ile Gubşân onlara galip geldi ve onları Mekke'den sürdüler.

Cahiliye döneminde Mekke'de zulüm ve haddi aşmaya asla müsaade edilmezdi; kim orada haddi aşarsa mutlaka çıkarılırdı. Bu yüzden Mekke'ye "Nâse" (çıkaran, süren şehir) denirdi. Hiçbir hükümdar onun hürmetini çiğnemeyi istemedi ki, olduğu yerde helak olmasın. Denilir ki, ona "Bekke" denilmesinin sebebi, orada zorbaların boyunlarını, eğer bir şey ihdas ederlerse, kırıp ezmesidir (bekk kelimesi kırmak, ezmek anlamındadır).

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.