(شعر ضرار) :
(Dırar'ın şiiri)
وقال ضرار بن الخطاب بن مرداس، أخو بني محارب بن فهر، في يوم الخندق:
ومشفقة تظن بنا الظنونا ... وقد قدنا عرندسة طحونا
كأن زهاءها أحد إذا ما ... بدت أركانه للناظرينا
ترى الأبدان فيها مسبغات ... على الأبطال واليلب الحصينا
وجردا كالقداح مسومات ... نؤم بها الغواة الخاطئينا
كأنهم إذا صالوا وصلنا ... بباب الخندقين مصافحونا
أناس لا نرى فيهم رشيدا ... وقد قالوا ألسنا راشدينا
فأحجرناهم شهرا كريتا ... وكنا فوقهم كالقاهرينا
نراوحهم ونغدو كل يوم ... عليهم في السلاح مدججينا
بأيدينا صوارم مرهفات ... نقد بها المفارق والشؤنا
كأن وميضهن معريات ... إذا لاحت بأيدي مصلتينا
وميض عقيقة لمعت بليل ... ترى فيها العقائق مستبينا
فلولا خندق كانوا لديه ... لدمرنا عليهم أجمعينا
ولكن حال دونهم وكانوا ... به من خوفنا متعوذينا
فإن نرحل فإنا قد تركنا ... لدى أبياتكم سعدا رهينا
إذا جن الظلام سمعت نوحى ... على سعد يرجعن الحنينا
وسوف نزوركم عما قريب ... كما زرناكم متوازرينا
بجمع من كنانة غير عزل ... كأسد الغاب قد حمت العرينا
Türkçe Tercüme
(Dırar'ın Şiiri):
Dırar b. Hattab b. Mirdas -ki Muharib b. Fihr oğullarının kardeşidir- Hendek Günü hakkında şöyle dedi:
Nice endişeli kişi bizim hakkımızda kötü zanlara kapıldı, oysa biz öyle azametli, ezip geçen bir ordu sevk etmiştik ki, sanki büyüklüğü Uhud dağı gibiydi, dağın köşeleri bakanlara göründüğünde nasıl görünürse öyle görünüyordu.
Yiğitlerin üzerinde uzun zırhlar ve sağlam miğferler görürsün orada.
Ve ok gibi düzgün, seçkin atlarımız vardı ki, onlarla azgın sapkınları hedef alırdık.
Sanki onlar saldırdığımızda, hendeğin iki kapısında bizimle tokalaşan kimseler gibiydiler.
Onlar öyle bir topluluktu ki içlerinde bir tek akıllı adam göremezdik, oysa kendileri "biz akıllı değil miyiz" derlerdi.
Onları tam bir ay boyunca kuşattık ve onların üzerinde galip gelenler gibiydik.
Her gün nöbetleşe onlarla karşılaşır, silahlarımızla kuşanmış olarak üzerlerine giderdik.
Ellerimizde öyle keskin kılıçlar vardı ki, onlarla başları ve boyun damarlarını keserdik.
Kınlarından sıyrılmış ellerde parıldadıklarında, ışıltıları sanki gecede çakan şimşek gibiydi; o şimşeğin parıltısında bulutlar aydınlanır, apaçık görünürdü.
Eğer aralarında bir hendek olmasaydı, hepsini birden yerle bir ederdik.
Fakat hendek onlarla bizim aramıza girdi ve onlar bizim korkumuzdan ona sığınmış oldular.
Eğer geri çekilirsek, biliniz ki sizin evlerinizin yanında Sa'd'ı rehin bıraktık.
Karanlık çöktüğünde, Sa'd için yükselen ağıtları, hıçkırıkları tekrarlayan feryatları işitirsin.
Yakında sizleri yine ziyaret edeceğiz, tıpkı birbirimize destek olarak sizi ziyaret ettiğimiz gibi.
Kinane'den öyle bir topluluk ile ki, asla zayıf düşmeyen, ormanın aslanları gibi ini koruyan bir toplulukla.
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.