(دبيب الفرقة بين المشركين) :
(Müşrikler arasında ayrılığın yayılması):
فلما كانت ليلة السبت من شوال سنة خمس، وكان من صنع الله لرسوله صلى الله
عليه وسلم أن أرسل أبو سفيان بن حرب ورءوس غطفان إلى بني قريظة عكرمة
بن أبي جهل، في نفر من قريش وغطفان، فقالوا لهم: إنا لسنا بدار مقام، قد
هلك الخف والحافر ، فاغدوا للقتال حتى نناجز محمدا، ونفرغ مما بيننا
وبينه، فأرسلوا إليهم: إن اليوم يوم السبت، وهو (يوم) لا نعمل فيه
شيئا، وقد كان أحدث فيه بعضنا حدثا، فأصابه ما لم يخف عليكم، ولسنا مع
ذلك بالذين نقاتل معكم محمدا حتى تعطونا رهنا من رجالكم، يكونون بأيدينا
ثقة لنا حتى نناجز محمدا، فإنا نخشى إن ضرستكم الحرب، واشتد عليكم
القتال أن تنشروا إلى بلادكم وتتركونا، والرجل في بلدنا، ولا طاقة لنا
بذلك منه.
فلما رجعت إليهم الرسل بما قالت بنو قريظة، قالت قريش وغطفان: والله إن
الذي حدثكم نعيم بن مسعود لحق، فأرسلوا بني قريظة: إنا والله لا ندفع إليكم
رجلا واحدا من رجالنا، فإن كنتم تريدون القتال فاخرجوا فقاتلوا، فقالت بنو
قريظة، حين انتهت الرسل إليهم بهذا: إن الذي ذكر لكم نعيم بن مسعود لحق، ما
يريد القوم إلا أن يقاتلوا، فإن رأوا فرصة انتهزوها، وإن كان غير ذلك
انشمروا إلى بلادهم. وخلوا بينكم وبين الرجل في بلدكم، فأرسلوا إلى قريش
وغطفان: إنا والله لا نقاتل معكم محمدا حتى تعطونا رهنا، فأبوا عليهم،
وخذل الله بينهم، وبعث الله عليهم الريح في ليال شاتية باردة شديدة البرد،
فجعلت تكفأ قدورهم ، وتطرح أبنيتهم .
Türkçe Tercüme
(Müşrikler Arasında Ayrılığın Sızması)
Şevval ayının beşinci yılındaki cumartesi gecesi olduğunda, Allah'ın Resulüne sallallahu aleyhi ve sellem lütfettiği bir tedbir olarak, Ebu Süfyan bin Harb ile Gatafan'ın ileri gelenleri, Kureyş ve Gatafan'dan bir grup içinde İkrime bin Ebu Cehil'i Beni Kurayza'ya gönderdiler. Onlara dediler ki: "Biz burada kalıcı değiliz, binek develeri ve atlar helak oldu, savaşa çıkın da Muhammed'le kesin bir hesaplaşma yapalım ve aramızdaki işi bitirelim."
Beni Kurayza onlara şu cevabı gönderdi: "Bugün cumartesi günüdür ve bu gün hiçbir iş yapmayız. İçimizden biri bu günde bir şey yapmıştı da başına gelen size gizli değildir. Bununla birlikte biz, sizden erkeklerinizden rehineler vermedikçe sizinle birlikte Muhammed'e karşı savaşacak değiliz; bu rehineler elimizde bir güvence olsun ki Muhammed'le kesin hesaplaşmaya girelim. Çünkü korkarız ki savaş sizi yıprattığında ve çatışma üzerinize ağırlaştığında siz ülkelerinize çekilip gidersiniz, bizi ise adam bizim beldemizde bırakılmış olarak terk edersiniz; bizim buna gücümüz yetmez."
Elçiler Beni Kurayza'nın söylediklerini onlara geri getirince, Kureyş ve Gatafan dediler ki: "Vallahi Nuaym bin Mesud'un size anlattığı doğruymuş." Bunun üzerine Beni Kurayza'ya şunu gönderdiler: "Vallahi biz size adamlarımızdan tek bir kişi bile vermeyiz; eğer savaşmak istiyorsanız çıkın da savaşın."
Elçiler bu sözle Beni Kurayza'ya ulaşınca onlar dediler ki: "Nuaym bin Mesud'un size söylediği doğrudur. Bu topluluk ancak savaşmak istiyor; bir fırsat görürlerse onu değerlendirirler, aksi halde ülkelerine çekilip giderler ve sizinle o adamı kendi beldenizde baş başa bırakırlar." Bunun üzerine Kureyş ve Gatafan'a şunu gönderdiler: "Vallahi biz rehine vermedikçe sizinle birlikte Muhammed'e karşı savaşmayız." Onlar bunu reddettiler, Allah aralarına ayrılık düşürdü ve Allah üzerlerine, kışın soğuk ve şiddetli gecelerinde bir rüzgar gönderdi; bu rüzgar kazanlarını devirmeye ve çadırlarını yıkmaya başladı.
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.