KURAN KATİBİ
← Siyer

21. Hayber'in Fethi ve Davet Mektupları

Hudeybiye dönüşü sıra, Medine aleyhine entrikaların merkezi haline gelen Hayber'e geldi. Arabistan'ın en sağlam kaleleri buradaydı. Hicretin yedinci yılında Efendimiz bin altı yüz kişiyle Hayber'i kuşattı. Kaleler birer birer düştü; en çetini olan Kamus kalesi önünde Efendimiz, 'Sancağı yarın öyle birine vereceğim ki Allah ve Resulünü sever, Allah ve Resulü de onu sever; Allah fethi onun eliyle nasip edecek' buyurdu. Sabah sancak, göz ağrısı Efendimizin mübarek nefesiyle şifa bulan Ali'ye verildi ve fetih onun eliyle geldi.

Hayber halkı, topraklarında yarıcı olarak kalmak üzere anlaştı; bu uygulama İslam toprak hukukuna örnek oldu. Burada bir Yahudi kadının Efendimize sunduğu zehirli kızarmış koyun hadisesi yaşandı; et, zehirli olduğunu Efendimize haber verdi, lokmasını yutan sahabi Bişr şehit oldu.

Aynı dönemde davet mektupları çığır açtı. Habeş kralı Necaşi iman etti. Bizans kayseri Herakleios, Ebu Süfyan'ı sorguya çekip aldığı cevaplardan 'Bu vasıflar peygamber vasıflarıdır; söyledikleri doğruysa şu ayaklarımın bastığı yerlere yakında o hakim olacak' dedi ama saltanat korkusuyla iman edemedi. İran kisrası ise mektubu yırttı; Efendimiz 'Allah da onun mülkünü parçalasın' buyurdu — çok geçmeden Kisra oğlu tarafından öldürüldü, koca imparatorluk çeyrek asır içinde İslam ordularına açıldı. Hicretin yedinci yılında Efendimiz, Hudeybiye gereği kaza umresini yaptı; Müslümanlar hicretten yedi yıl sonra ilk kez Kabe'yi tavaf etti.