KURAN KATİBİ
← Siyer

19. Hendek Gazvesi ve Beni Kureyza (627)

Hicretin beşinci yılında, Medine'den sürülen Yahudi ileri gelenlerinin kışkırtmasıyla Kureyş, Gatafan ve diğer kabileler birleşti; on bin kişilik müttefik ordusu (Ahzab) Medine üzerine yürüdü. Müslümanların sayısı üç bindi. İstişarede Selman-ı Farisi, İran'da bilinen bir savunma usulünü önerdi: Şehrin açık cephesine hendek kazmak. Altı gün gece gündüz çalışıldı; Efendimiz de toprak taşıdı. Kazı sırasında kırılamayan bir kayaya vurduğunda çıkan kıvılcımlarla ashabına Şam, İran ve Yemen saraylarının fethedileceğini müjdeledi — açlıktan karınlara taş bağlanan bir kuşatma gününde verilen bu müjdelerin hepsi zamanla gerçekleşti.

Orduları hendekte çakılan müşrikler kuşatmayı haftalarca sürdürdü. En tehlikeli an, Medine'de kalan son Yahudi kabilesi Beni Kureyza'nın, vesikaya rağmen düşmanla anlaşıp Müslümanları arkadan vurmaya hazırlanmasıydı; müminler Kur'an'ın tasviriyle 'gözlerin kaydığı, yüreklerin gırtlağa dayandığı' bir sıkıntı yaşadı. Derken yeni Müslüman olmuş Nuaym bin Mesud'un ustalıklı diplomasisi müttefiklerle Kureyza'nın arasına güvensizlik soktu. Ardından Allah, dondurucu bir fırtına gönderdi; çadırları sökülen, kazanları devrilen müttefik ordusu dağılıp gitti. Efendimiz 'Artık bundan sonra biz onların üzerine yürüyeceğiz, onlar bize yürüyemeyecekler' buyurdu.

Kuşatmanın hemen ardından ihanetin hesabı soruldu: Beni Kureyza kuşatıldı ve kendi seçtikleri hakem olan eski müttefikleri Sa'd bin Muaz'ın, Tevrat hükmüne de uygun düşen kararına teslim oldular. Medine içindeki güvenlik sorunu böylece son buldu.