3. Fil Vakası ve Doğum (571)
Efendimizin doğduğu yıl, Araplarca 'Fil Yılı' diye anıldı. O yıl Yemen'in Habeşli valisi Ebrehe, hac trafiğini San'a'da yaptırdığı görkemli katedrale çevirmek istemiş, umduğunu bulamayınca da Kabe'yi yıkmak üzere içinde fillerin de olduğu büyük bir orduyla Mekke üzerine yürümüştü. Mekkeliler direnecek güçte değildi. Abdulmuttalib, Ebrehe'nin el koyduğu develerini istemeye gittiğinde şu unutulmaz sözü söyledi: 'Develer benimdir, onu isterim. Kabe'nin ise bir Sahibi var; onu koruyacak olan O'dur.'
Ordu Mekke'ye yaklaşınca en öndeki fil çöktü, Kabe yönüne bir adım atmadı. Derken gökyüzü, gagalarında ve pençelerinde taş taşıyan kuş sürüleriyle karardı. Ebabil kuşlarının attığı taşlarla koca ordu, Kur'an'ın ifadesiyle 'yenilmiş ekin yaprağına' döndü. Bu hadise Fil Suresi'nde kıyamete kadar okunacak şekilde anlatılır.
İşte bu yılın Rebiülevvel ayında, bir Pazartesi günü, Amine annemiz nurtopu gibi bir oğlan dünyaya getirdi. Dedesi Abdulmuttalib torununu kucağına alıp Kabe'ye götürdü, Allah'a şükretti ve ona o güne dek Araplar arasında pek bilinmeyen bir isim verdi: Muhammed — 'övülmüş, tekrar tekrar övülen'. Alemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber doğmuştu.