KURAN KATİBİ
et-Tabakātü'l-Kübrâ

$ 862- وأخوه عمرو بن الفغواء

862- Kardeşi Amr b. el-Fağva

6109- أخبرنا نوح بن يزيد، قال: أخبرنا إبراهيم بن سعد, قال: حدثنيه ابن

إسحاق، عن عيسى بن معمر، عن عبد الله بن عمرو بن الفغواء الخزاعي، عن أبيه،

قال: دعاني رسول الله صلى الله عليه وسلم، وقد أراد أن يبعثني بمال إلى أبي

سفيان يقسمه في قريش بمكة بعد الفتح، فقال: التمس صاحبا، قال: فجاءني عمرو

بن أمية الضمري, فقال: بلغني أنك تريد الخروج وتلتمس صاحبا، قال: قلت: أجل،

قال: فأنا لك صاحب.

قال: فجئت رسول الله صلى الله عليه وسلم، فقلت: قد وجدت صاحبا، وكان رسول

الله صلى الله عليه وسلم قال: إذا وجدت صاحبا فآذني، قال: فقال: من؟ فقلت:

عمرو بن أمية الضمري، قال: فقال: إذا هبطت بلاد قومه فاحذره, فإنه قد قال

القائل: أخوك البكري، ولا تأمنه، قال: فخرجنا حتى إذا جئت الأبواء، قال:

إني أريد حاجة إلى قومي بودان, فتلبث لي، قال: قلت: راشدا، فلما ولى ذكرت

قول رسول الله صلى الله عليه وسلم، فشددت على بعيري، ثم خرجت أوضعه, حتى

إذا كنت بالأصافر إذا هو يعارضني في رهط، قال: وأوضعت فسبقته، فلما رآني قد

فته انصرفوا وجاءني، فقال: كانت لي إلى قومي حاجة، قلت: أجل، فمضينا حتى

قدمنا مكة، فدفعت المال إلى أبي سفيان.

Türkçe Tercüme

862- Onun kardeşi Amr b. el-Fuğvâ

6109- Bize Nuh b. Yezîd haber verdi, dedi ki: Bize İbrahim b. Sa'd haber verdi, dedi ki: Bana İbn İshâk anlattı, Îsâ b. Muammer'den, Abdullah b. Amr b. el-Fuğvâ el-Huzâî'den, babasından, dedi ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem beni çağırdı. Beni Ebû Süfyân'a bir meblağ para ile göndermek istiyordu ki onu fetihten sonra Mekke'de Kureyş arasında taksim etsin. Bana dedi ki: "Bir yol arkadaşı ara." Dedim ki: Sonra bana Amr b. Ümeyye ed-Dımrî geldi ve dedi: "Bana ulaştı ki sen çıkmak istiyorsun ve bir yol arkadaşı arıyorsun." Dedim: "Evet." Dedi: "Ben senin yol arkadaşın olayım."

Dedim ki: Sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e gittim ve dedim: "Bir yol arkadaşı buldum." Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem daha önce demişti: "Bir yol arkadaşı bulursan bana haber ver." Dedi: "Kim?" Dedim: "Amr b. Ümeyye ed-Dımrî." Dedi: "Onun kavminin memleketine vardığın zaman ondan emin ol ve sakın ol. Çünkü bir kişi dedi ki: 'O senin Bekrî kardeşin, ona inanma.'" Dedim ki: Sonra çıktık. Tâ ki el-Ebvâ'ya vardığımızda, dedi: "Vudân'da kavmime karşı yerine getirecek bir işim var, benim için beklesen?" Dedim: "Hayır, doğru yol." Fakat o geri döndüğünde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sözünü hatırladım ve devemi sıkı tuttum, sonra onu seri bir şekilde çalıştırdım. Tâ ki el-Asâfîr'e vardığımda, işte o bana bir grup içinde karşılaştı. Dedi: Sonra onu çabuk çalıştırıp geçtim. Beni geçtiğini görünce geri döndüler ve bana geldi, dedi: "Kavmime karşı bir işim vardı." Dedim: "Evet." Mekke'ye vardığımız kadar yolladık. Parayı Ebû Süfyân'a verdim.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.