KURAN KATİBİ
İhyâu Ulûmi'd-Dîn

الطرف السادس في إصلاح الأطعمة

Altıncı taraf: Yiyeceklerin ıslah edilmesi hakkında

اعلم أن الذي ينبت في الأرض من النبات وما يخلق من الحيوانات لا يمكن أن

يقضم ويؤكل وهو كذلك بل لا بد في كل واحد من إصلاح وطبخ وتركيب وتنظيف

بإلقاء البعض وإبقاء البعض إلى أمور أخر لا تحصى واستقصاء ذلك في كل طعام

يطول فلنعين رغيفا واحدا ولننظر إلى ما يحتاج إليه الرغيف الواحد حتى

يستدير ويصلح للأكل من بعد إلقاء البذر في الأرض فأول ما يحتاج إليه الحارث

ليزرع ويصلح الأرض ثم الثور الذي يثير الأرض والفدان وجميع أسبابه ثم بعد

ذلك التعهد بسقي الماء مدة ثم تنقية الأرض من الحشيش ثم الحصاد ثم الفرك

والتنقية ثم الطحن ثم العجين ثم الخير فتأمل عدد هذه الأفعال التي ذكرناها

وما لم نذكره وعدد الأشخاص القائمين بها وعدد الآلات التي يحتاج إليها من

الحديد والخشب والحجر وغيره وانظر إلى أعمال الصناع في إصلاح آلات الحراثة

والطحن والخبز من نجار وحداد وغيرهما وانظر إلى حاجة الحداد إلى الحديد

والرصاص والنحاس وانظر كيف خلق الله تعالى

الجبال والأحجار والمعادن وكيف جعل الأرض قطعا متجاورات مختلفة فإن فتشت

علمت أن رغيفا واحدا لا يستدير بحيث يصلح لأكلك يا مسكين مالم يعمل عليه

أكثر من ألف صانع فابتدىء من الملك الذي يزجي السحاب لينزل الماء إلى آخر

الأعمال من جهة الملائكة حتى تنتهى النوبة إلى عمل الإنسان فإذا استدار

طلبه قريب من سبعة آلاف صانع كل صانع أصل من أصول الصنائع التي بها تتم

مصلحة الخلق ثم تأمل كثرة أعمال الإنسان في تلك الآلات حتى إن الإبرة التي

هي آلة صغيرة فائدتها خياطة اللباس الذي يمنع البرد عنك لا تكمل صورتها من

حديدة تصلح للإبرة إلا بعد أن تمر على يد الإبري خمسا وعشرين مرة ويتعاطى

في كل مرة منها عملا فلو لم يجمع الله تعالى البلاد ولم يسخر العباد

وافتقرت إلى عمل المنجل الذي تحصد به البر مثلا بعد نباته لنفذ عمرك وعجزت

عنه أفلا ترى كيف هدى الله عبده الذي خلقه من نطفة قذرة لأن يعمل هذه

الأعمال العجيبة والصنائع الغريبة فانظر إلى المقراض مثلا وهما جلمان

متطابقان ينطبق أحدهما على الآخر فيتناولان الشيء معا ويقطعانه بسرعة ولو

لم يكشف الله تعالى طريق اتخاذه بفضله وكرمه لمن قبلنا وافتقرنا إلى

استنباط الطريق فيه بفكرنا ثم إلى استخراج الحديد من الحجر وإلى تحصيل

الآلات التي بها يعمل المقراض وعمر الواحد منا عمر نوح وأوتي أكمل العقول

لقصر عمره عن استنباط الطريق في إصلاح هذه الآلة وحدها فضلا عن غيرها

فسبحان من الحق ذوي الأبصار بالعميان وسبحان من منع النبيين مع هذا البيان

فانظر الآن لو خلا بلدك عن الطحان مثلا أو عن الحداد أو عن الحجام الذي هو

أخس العمال أو عن الحائك أو عن واحد من جملة الصناع ماذا يصيبك من الأذى

وكيف تضطرب عليك أمورك كلها فسبحان من سخر بعض العباد لبعض حتى نفذت به

مشيئته وتمت به حكمته ولنوجز القول في هذه الطبقة أيضا فإن الغرض التنبيه

على النعم دون الاستقصاء

Türkçe Tercüme

Altıncı Kısım: Gıdaların İslahı

Bilin ki, yeryüzünde biten bitiler ve hayvanlarda yaratılanlar, olduğu gibi çiğnenerek yenilenemez. Her birinin mutlaka islah edilmesi, pişirilmesi, düzenlenmesi ve temizlenmesi gerekir; bazı kısımları atılır, bazıları alınır ve benzeri pek çok işlem yapılır. Her gıdanın detaylı açıklanması uzun olacağından, tek bir ekmek alıp buna dikkat edelim. Tohumun toprağa düşürülmesinden sonra, ekmeğin yuvarlak şekle girip yenecek hale gelmesi için neler gerektiğine bakalım. Önce çiftçi gerekli olur, toprağı hazırlaması için. Sonra onu işleyen öküz, pulluk ve bütün araçları. Daha sonra sınırlı bir süre su ile sulama. Ardından otlar temizlenir. Sonra hasat edilir. Tane ayıklanır ve temizlenir. Sonra değirmen taşlarında öğütülür. Sonra un yoğrulur. Sonra fırında pişirilir. Şimdi bu saydığımız işlemlerin sayısını, saymadığımız işlemleri, bunları yapan kişilerin sayısını, demir, ahşap, taş gibi gerekli olan araçları düşün. Tarım araçlarını, değirmenleri, fırınları iyileştiren usta usta, demirci ve diğerlerinin işlerine bak. Demircinin demir, kurşun ve bakıra ne kadar ihtiyacı olduğuna bak. Allah Teâlâ'nın dağları, taşları, madenlerini nasıl yarattığına, yeri birbirlerine yakın, çeşitli coğrafya parçaları halinde nasıl düzenlediğine bak. Dikkat edersen anlarsın ki, ey zavallı insan, senin yemek için uygun hale gelecek tek bir ekmek, bin çeşit ustanın üzerinde çalışmadığı müddetçe tamamlanmaz. Yağmur bulutunu sevk eden meleğin işiyle başlar ve insanoğlunun işine kadar, meleklerin görevleriyle birleşerek uzanır. Düzgün hale gelene dek yaklaşık yedi bin çeşit ustanın çalışmasını talep eder; her biri insanoğlunun hayatını sağlayan sanatların köklü temellerinden biri olur. Sonra insan aletlerine harcadığı emeklerin çokluğunu düşün. Misal, senin soğuktan korunman için giydiğin elbiseyi dikmek amaçlı küçük bir alet olan iğne, demir bir parçasından şeklini ancak iğne ustasının elinden yirmi beş defa geçtikten sonra tamamlar; her sefer bir işlem yapılır. Eğer Allah Teâlâ ülkeleri birleştirmeseydi ve kulları tamamlamasaydı, ve buğdayı biçmek için orak ihtiyacı olsaydı, mesela büyüdükten sonra, hayatın tükenirdi ve bunu başaramazdın. Görüyor musun, Allah nasıl seni pislik ve kirli nesneden kılmış bu türden harikalar ve gariplikler içeren işleri yapmanı ilham etmiş? Mesela makası bak; iki birbirlerine uyum içindeki çelikten yapılış, birisi diğerinin üzerine katlanır, her ikisi birlikte işi tutar ve hızlıca keser. Eğer Allah Teâlâ, lütfu ve keremiyle bu alete nasıl yapılacağının yolunu bizden önce olanlara açmamış olsaydı, ve biz, düşüncemizle yolunu bulma yolunda yapıştırılmış olsaydık, sonra taştan demiri çıkarma ve makasın yapılacağı araçları tedarik etmeye ihtiyaç duysaydık, bizden birinin ömrü Nuh'un ömrü olsa ve en mükemmel akıllar verilse, şu tek aleti düzeltme yolunu bulama kısırlığına maruz kalırdı, başka şeyler bir tarafa. Hayır, görenleri kör olanlarla beraber yapan Mübeccel Zatın lütfundan başka. Ve bu açıklamalara rağmen peygamberleri o akıldan mahrum bırakan Zatın azametinden başka. Şimdi sen şehirinden ne bileyim, değirmenci bile olsa, demirci olsa, özellikle en alçak işçilerin içinde olan berber olsa, dokumacı olsa, bir sanat ustası olsa çıksa ne hasara uğrarsın, bütün işlerin nasıl çarpılır gider bak. Kullara bazı kulları bitiştiren, onunla kendi iradesi nüfuz eden, hikmeti tamamlanan Zatın subhanındır. Biz bu zümrenin meselesini de ihtisar edelim; zira amaç nimetlere dikkat çekmektir, detaylandırmak değil.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.