Sahih-i Muslim, 3062 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bana Ebû't-Tâhir ile Harmele rivayet ettiler. Ebû't-Tâhîr dediki: Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan, o da Sâlim'den, o da babasından naklen haber verdi. Babası (Abdullah) : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), beytin rükünlerinden rükn-ü Esved ile ondan sonra gelen Cumahlıların evleri tarafındaki rükünden başka bir yeri istilâm etmezdi.» demiş
Sahih-i Muslim, 3063 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bize Muhammedü'bnu'I-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Haris, Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den, o da Abdullah'daıı naklen rivayet etti. Abdullah, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Hacer-i Esved ile Rükn-ü Yemânî'den başka hiç bir yeri istilâm etmezdiğini söylemiş. İzah 1268 de
Sahih-i Muslim, 3064 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ ile Züheyr b. Harb ve Ubeydullah b. Saîd hep birden Yahye'l-Kattân'dan rivayet, ettiler. İbnü'I-Müsennâ dediki: Bize Yahya, Ubeydullahdan rivayet etli. (Demişki): Bana Nâfi îbni Ömer'den rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş : «Bu iki rüknü (yâni) Rükn-ü Yemani ile Hacer-i Esved'i, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in istilâm buyurduğunu gördüm göreli ne şiddette ne de serbest zamanda istilâmı terketmedim.»
Sahih-i Muslim, 3065 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İbni Numeyr hep birden Ebû Hâlid'den rivayet ettiler. Ebû Bekir dediki: Bize Ebû Hâlid-i Ahmar, Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den naklen rivayet etti. Nâfi' şöyte demiş: «İbni Ömer'in eliyle Hacer-i Esved'i istilâmda bulunduğunu gördüm. Sonra elini öptü ve: — Ben, bunu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yaptığını gördüm göreli terk etmedim! dedi.»
Sahih-i Muslim, 3066 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bana Ebû't-Tâhir rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bize Amr b. Haris haber verdi. Ona da Katâdetü'bnü Diâme, ona da Ebû't-Tufeyl-i Bekri rivayet etmişki kendisi (Ebû't-Tufeyl), İbni Abbâs'i: «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i, iki rükn-ü yemanîden başkasını istilâm ederken görmedim.» derken işitmiş
Sahih-i Muslim, 3067 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bana Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus ile Amr haber verdiler. H. Bana Hârûn b. Saîd El-Eylî dahî rivayet etti.- (Dediki): Bana İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Amr, İbni Şihâb'dan, o da Sâlim'den naklen haber verdi. Sâlim'e de babası rivayet etmiş. Demişki: Ömerü'bnü'l-Hattâb, Hacer (-i Esved)'i öptü, sonra şunu söyledi: «Vallahi pekâlâ bilirim kî sen, bir taşsın! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in, seni öptüğünü görmeseydim, seni öpmezdim.» Hârûn kendi rivayetinde şunu da ziyâde etmiş: Amr dediki: Bana, bunun mislini Zeydü'bnu Eslem, babası Eslem'den rivayet etti.»
Sahih-i Muslim, 3068 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bize Muhammed b. Ebi Bekir El-Mukaddemi rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd, Eyyûb'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki, Ömer Hacer-i Esved'i öperek: «Ben, seni öpüyorum ve senin bir taş olduğunu pekâlâ biliyorum. Amma Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'l seni öperken gördüm.» demiş
Sahih-i Muslim, 3069 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bize Halef b. Hişâm ile El-Mukaddemî, Ebû Kâmil ve Kuteybetü'bnu Saîd hep birden Hammâd'dan rivayet ettiler. Halef dediki: Bize Hammâd b. Zeyd, Âsım-ı Ahvel'den, o da Abdullah b. Sercis'den naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Dazlağı yâni Ömerü'bnu'l-Hattâb'ı Hacer-i Esved'i öperken gördüm. Hem şunları söylüyordu: «Vallahi seni öpüyorum, senin bîr taş olduğunu, zarar ve fayda vermediğini de pekâlâ biliyorum. Eğer Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in seni öptüğünü görmüş olmasaydım, seni ben de öpmezdim.» El-Mukaddemî ile Ebû Kâmil'in rivayetinde: Dezlakcağızı gördüm.» ifâdesi vardır
Sahih-i Muslim, 3070 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe, Züheyr b. Harb ve ibnî Numeyr hep birden Ebû Muâviye'den rivayet ettiler. Yahya dediki: Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Abis b. Rabia'dan naklen haber verdi. Abis şöyle demiş : «Ömer'i Hacer-i Esved'i öperken gördüm; şöyle diyordu: — «Ben, seni öpüyorum, ama bir taş olduğunu da biliyorum! Eğer Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) seni öperken görmüş olmasaydım, ben de öpmezdim.» İzah 1271 de
Sahih-i Muslim, 3071 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb, hep birden Veki'den rivayet ettiler. Ebû Bekir dediki: Bize Vekî', Süfyân'dan, o da İbrahim b. Abdila'lâ'dan o da Süveyd b. Gafele'den naklen rivayet etti. Süveyd şöyle demiş: Ömer'i, Hacer-i Esved'i öpüp kucaklarken gördüm. Hem : — Resulullah (Sallallahu A ley hi ve Sellem)'i sana îtinâ ederken gördüm! dedi
Sahih-i Muslim, 3072 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
{…} Bana, bu hadisi Muhammedü'bnu'l-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân, Süfyân'dan bu isnadla rivayette bulundu. O: «Lakin ben, Ehû'l-Kaasim.(SallalIahu Aleyhi ve Sellem)'i sana îtina ederken gördüm,..» dedi; «Onu kucakladı.» demedi. İzah için buraya tıklayın
Sahih-i Muslim, 3073 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bana Ebû't-Tâhir ile Harmeletü'bnu Yahya rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan, o da Ubeydullah b. Abdİllâh b. Utbe'den, o da İbni Abbâs'dan naklen haber verdiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) veda haccında rüknü bir baston ile istilâm ederek, deve üzerinde tavaf eylemiş
Sahih-i Muslim, 3074 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Alîyyu'bnü Müshir, İbni Cüreyc'den, o da Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir (Radiyallahu anh) şöyle demiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Veda Haccında Beyt-i şerifi hayvanı üzerinde tavaf etti. Halk kendisini görsünler de suâl sorsunlar diye yüksek yerde bulunmak için Hacer-i Esved'i bastonuyla istilâm etti. Çünkü halk .etrâfına üşüşmüşlerdi.»
Sahih-i Muslim, 3075 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bize Aliyyü'bnü Haşrem rivayet etti. (Dediki): Bize îsâ b. Yûnus, İbni Cüreyc'den naklen haber verdi. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed yâni İbni Bekir haber verdi (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Ebu Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. Abdillah'ı şunu söylerken işitmiş ; «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Veda Haccında Beyt-i şerifi ve Safa ile Merve arasını, halk kendini görsünler de suâl sorsunlar diye yüksekte bulunmak için hayvanı üzerinde tavaf etti. Çünkü halk etrafına üşüşmüşlerdi.» İbni Haşrem yalnız: «Ona sorsunlar diye...» ifâdesini zikretmedi
Sahih-i Muslim, 3076 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bana Hakem b. Mûsâ El-Kantarî rivayet etti. (dediki): Bize Şuayb b. İshâk, Hişâm b. Urve'den, o da Urve'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Aişe (Radiyallahu anha): «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), halk kendisinden menedîlmesin diye Kabe'nin etrafında devesi üzerinde tavaf etti. Rüknü istilâm ediyordu.» 1273 ü okumadı iseniz okuyun
Sahih-i Muslim, 3077 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bize Muhammedü'bnu'l-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Dâvûd rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'rûf b. Harrebûz rivayet etti. dediki: Ebû't-Tufeyl'i şunu söylerken işîttim: «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Beyti tavaf ederken gördüm,rüknü elindeki baston ile istilâm ediyor ve bastonu öpüyordu.» 1273 ü okumadı iseniz okuyun
Sahih-i Muslim, 3078 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Muhammed b. Abdirrahmân b. Nevfel'den dinlediğim, onun da Urve'den, onun da Zeyneb binti Ebî Seleme'den, onun da Ümmü Seleme'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Ümmü Seleme şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e rahatsızlığımdan şikâyet ettîm de: — Hayvana binerek halkın arkasından tavaf et! buyurdular. Ben de (o suretle) tavaf ettim. O anda Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Beyt-i şerif'in yanı başında namaz kılıyor ve Tür sûresini okuyordu.»
Sahih-i Muslim, 3079 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muaviye, Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Urve şöyle demiş: Âişe'ye: — Ben öyle zannediyorumki bir adam Safa ile Merve arasında sa'y yapmasa, zarar etmez! dedim. Aişe; — Niçin? diye sordu. — Çünkü Allah Teâlâ: (Şüphesiz ki Safa İle Merve Allah'ın şeâirindendir ilâ ahir..) [ Bakara 158 ] buyuruyor; dedim. Bunun üzerine Aişe (Radiyallahu anha) şunu söyledi: — Allah Safa ile Merve arasında sa'y yapmayan bir kimsenin haccını da umresini de tamam kabul etmez. Eğer mes'ele senin dediğin gibi olsaydı âyet-i kerime (Onların arasında sa'y yapmaması, ona zarar etmez!) şeklinde olurdu. Sen, bu âyetin ne hususta nazil olduğunu bilirmisin? Ayet-i kerîme şu hususta nazil olmuştur: Câhiliyet devrinde Ensâr deniz kenarında bulunan iki put için telbiye getirirlerdi. Bunlara îsâf ve Naile denilirdi. Sonra (Mekke'ye) gelerek Safa ile Merve arasında sa'y yaparlar, bilâhare traş olurlardı. İslâmiyet gelince câhiliyet devrinde bakarak Safa ile Merve arasında sa'y yapmaktan çekindiler. Bu sebeple Allah (Azze ve Celle) (Şüphesiz kii Safa ile Merve, Allah'ın şeâirindendir.) âyet-l kerîmesini sonuna kadar inzal buyurdu. Bir daha Ensâr da tavaf ettiler.»
Sahih-i Muslim, 3080 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usânıe rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm b. Urve rivayet etti. (Dediki): Bana babam haber verdi. (Dediki): «Aişe'ye: — Ben, Safa ile Merve arasında sa'y yapmamakta, kendim için bir beis görmüyorum! dedim. Âişe : — Niçin? diye sordu: — Çünkü Allah (Azze ve Celle)-. (Şüphesiz ki Safa ile Merve, Allah'ın şeâirindendir,.) » dedim. Bunun üzerine Âişe: — Mes'ele senin dediğin gibi olsa, âyet-i kerime: (O kimseye Safa İle Merve arasında tavaf etmemekte bir beis yoktur!) şeklinde inerdi. Bu âyet-i kerîme Ensâr'daıı bîr takım insanlar hakkında nazil olmuştur. Câhiliyet devrinde bunlar ihrama girerken Menât için telbiye getirirlerdi. Bu sebeple Safa ile Merve arasında sa'y yapmak onlara helâl değildi. (Bu zevat) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte, hacca geldikleri vakit, bunu kendisine andılar, Allah Teâlâ da bu âyeti indirdi. Ömrüme yemin ederim kî Safa ile Merve arasında sa'y yapmayan kimsenin haccını, Allah kabul etmez!»
Sahih-i Muslim, 3081 numaralı hadis
The Book of Pilgrimage
Bize Amru'n-Nâkıd ile İbni Ebi Ömer hep birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler, İbni Ebî Ömer (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. (Dediki): Zührî yi Urvetü'bnü'z-Zübeyr'den naklen rivayet ederken dinledim. Urve şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe'ye : — Ben, Safa ile Merve arasında sa'y yapmayan bir kimseye bir şey lazım geldiğini zannetmiyorum. Onların arasında sa'y yapmamış olmama da aldırış etmiyorum! dedim. Âişe: — Ne çirkin söz söyledin, ey kız kardeşim oğlu! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sa'y yapmış, Müslümanlar da bunu îfâ etmişlerdir. Binâenaleyh bu, bir sünnet olmuştur. Safa ile Merve arasında sn'y yapmayanlar ancak Müşellel'deki azgın Menâta telbiye getirenlerdir. islâmiyet gelince biz, bunu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sorduk. Bunun üzerine Allah (Azze ve celle)-, (Şüphesiz ki Safa ile Merve, Allah'ın şeâirindendir. İmdi her kim Beyti hacceder yahut Umre yaparsa, bunların arasında sa'y yapmasından beis yoktur.) âyet-i kerîmesini indirdi. Eğer dediğin gibi olsaydı, âyet-i kerîme: (O kimseye sa'y yapmamakta bir beîs yoktur.) şeklinde inerdi; dedi.» Zühri demişki: «Ben, bunu Ebu Bekir b. Abdirrahman b. Haris b. Hişam'a söyledimde onun hoşuna gitti ve şöyle dedi: — İşte ilim budur! Vallahi ben, ulemâdan bir takım kimseleri şunu söylerken işittim: Araplardan Safa ile Merve arasında sa'y yapmayanlar: (Bizim, bu iki taş arasındaki sa'yimiz câhiliyet devrinden kalma bir âdettir.) derlerdi. Ensar'dan diğer bir takım Araplar : (Biz ancak beyti tavaf etmeye memur olduk. Safa ile Merve arasında sa'y yapmakla me'mûr değiliz!) diyorlardı. Bunun üzerine Allah (Azze ve Ceîle): (Şüphesiz kî Safa ile Merve, Allah'ın şeâirindendir.) âyet-i kerîmesini indirdi.» Ebû Bekir b. Abdirrahmân: «Zannederim bu âyet her iki fırka hakkında nazil olmuşdur.» dedi