Sunen-i Ibn Mace, 1413 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Adam'ın kendi evinde kıldığı namaz, bir namaz olarak hesaplanır. Kabileler (mahalleller) mescidinde kıldığı namaz yirmibeş namaz'a bedeldir. İçinde Cum'a namazı kılınan mescidde kıldığı namaz beşyüz namaz'a bedeldir. Mescid-i Aksa da kıldığı namaz elli bin namaz'a denk olur. Mescid-i Haram da kıldığı namaz yüz bin namaz'a tekabul eder.» Nbt: Zevaid'de şöyle denilmiştir. Bunun senedi zayıftır. Çünkü Ebu'l-Hattab-i Dimeşki'nin hali bilinmiyor. Züreyk aleyhinde konuşulmuştur. Ebu Zür'a'dan hikaye edildiğine göre kendisi: Züreyk'in rivayetinde bir beis yok, demiştir. İbn-i Hibban da onu hem sikalar hem de zayıflar arasında zikrederek: Tek başına bazı şeyler rivayet eder. Sikaların hadislerine benzemezler. Sika zatların hadislerine uygun olmadıkça onun rivayetiyle delil gösterilmez, demıştir
Derece: Daif
Sunen-i Ibn Mace, 1414 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Ubeyy hin Kab (r.a.t)'den: şöyle demiştir: (Medine'deki) Mescid-i Nebevi çardak şeklinde iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Mescidin kıble tarafında bulunan) bir hurma kütüğüne doğru namaz kılıyor ve o kütüğe dayanarak hutbe okuyordu. Ashabından bir adam Nebi (Saliallahu Aleyhi ve Sellem)'e: Cum'a günü üzerinde duracağın bir şey (minber) yapmamızı arzu eder misin? Ta ki, cemaat seni görebilsin ve hutbeni ona duyurabilesin.diye sordu. Efendimiz: «Evet,» buyurdu. Bunun üzerine adam onun için üç basamak yaptırdı. Minberin en yükseği odur. Minber konulmak istenince efendimizin (konuşurken) bulunduğu yere koydular. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) minbere doğru kalkmak isteyince evvelce yaslanarak hutbe okuyageldiği kütüğün yanından geçti. Kütüğü geçince; kütük, yarıhncaya kadar feryat etti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kütüğün sesini işitince minberden indi ve kütük sesini kesinceye kadar mübarek elini ona sürdü. Sonra minbere döndü. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bundan sonra namaz kılmak istediği zaman kütüğe doğru namaz kılıyordu. Mescid yıkılıp değiştirilince Ubeyy bin Ka'b (r.a.) bu kütüğü alıp götürdü. Ve çürüyünceye kadar onun evinde yanında idi. Sonra ağaç kurdu kütüğü yedi ve dağılmış oldu. Diğer Tahric: Ahmed, İbn-i Sa'd, Darimi, Ebı Ya'la, Beğavi, Ebu Nuaym, İbn-i Asakir ve Beyhaki bunu rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1417’de
Derece: Hasan
Sunen-i Ibn Mace, 1415 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hurma kütüğüne dayanarak hutbe okurdu. O, minber ittihaz edilince minbere doğru gitti. Kütük feryad etti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Onun yanına vararak Onu bağrına bastı. Bunun üzerine kütük durdu. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: Eğer ben onu bağrıma basmasaydım kıyamet'e kadar inleyecekti. Not: İsnadının sahih ve ricalinin sika olduğu Zevaid'de bildirilmiştir . Diğer tahric: Bu hadis Zevaid türündendir. Ahmed, İbn-i Huzeyme, Taberani, Darimi, Beyhaki ve Ebu Nuaym da Enes (r.a.)'in hadisini rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1417’de
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1416 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Ebu Hazım (Seleme bin Dinar) )(r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah s.a.v.'in mimberinin neden (hangi ağaçtan) yapılmış olduğu konusunda bir grup arasında ihtilaf oldu. Bunlar Sehl bin Sa'd (es-Saidi) r.a.'ın yanına vararak ona sordular. dediki: Minberin neden yapıldığını benden daha iyi bilen kimse kalmadı. O Gabe'nin Esl ağacındandır. Falanca kadının marangoz olan mevlası falanca adam yapıp getirdi. Minber (yerine) konunca Nebi s.a.v. Onun üzerinde ayakta dudrdu ve kıbleye döndü. Cemaat de onun arkasında ayakta (namaz'a) durdular. Nebi s.a.v. (tekbir aldı) ve kraate başladı sonra rüku' etti, sonra başını kaldırdı. Sonra (kıbleden yüzünü ayırmayıp) gerisin geriye giderek indi. Nihayet yere secde etti. Secde'den sonra tekrar minbere çıktı. Kraat etti. Sonra (yine) rüku' edip doğruldu. Sonra (daha önce yaptığı gibi) gerisin geriye gitti. Nihayet yere secde etti. Diğer tahric: Bu hadisi; Tirmizi hariç Kütüb-i Sitte sahipleri ve Beyhaki rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1417’de
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1417 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Cabir bin Abdillah r.a.'den şöyle demiştir: Resulullah.Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir ağacın gövdesine (ravi demiştir ki: veya hurma kütüğüne) ayakta dayanırdı. Sonra bir minber edindi. Ravi demiştir ki: Bunun üzerine hurma kütüğü feryad etti. (Cabir r.a. demiştir ki:) Öyle (feryad etti) ki, Mesciddekiler onun feryadını işittiler. Nihayet Resulullah.Sallallahu Aleyhi ve Sellem kütüğün yanına vararak elini sürdü de (öylece) sustu. Oradakilerin bazıları dediki: «Eğer efendimiz onun yanına varmasaydı kütü kıyamete kadar feryad edecekti.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahihtir. İbn-i Adiyy de sıkadır. Nesai bu hadisi Cabir (r.a.)'den başka bir senedIe rivayet etmiştir. AÇIKLAMA (1414, 1415, 1416, 1417): 1414. hadiste Nebi (s.a.v.)'in mescidi çardak şeklinde iken yani mescidin üstü hurma yaprakları ile örtülü ve bağlardaki çardak gibi iken Nebi (s.a.v.)'in bir hurma kütüğüne doğru namaz kılageldiği ve hutbe okurken ona dayandığı bildiriliyor. Mescid-i Nebevi'nin yapılışı ve sonradan yapılan ilaveler hakkında genel bilgi 742 nolu hadisin izahıda var. Minber yapımı için Nebi (s.a.v.)'in arzusunu soran sahabi'nin ismi burada açıklanmamıştır. Ebu Davud'un İbn-i Ömer (r.a.)'den olan bir rivayetinde bu teklifi yapan sahabi'nin Temim-i Dari olduğu belirtilmiştir. Oradaki rivayette iki basamaklı bir minber yapıldığı bildirilmiş ise de üzerinde Nebi (s.a.v.)'in oturduğu üçüncü basamak hesaba katılmamıştır. Burada üç basamak denilirken son basamak hesaba katılmıştır. Böylece rivayetler arasında ihtilM yoktur. Bu hadisin zahirine göre teklifi yapan ve Temim-i Dari olduğu Ebu Davud'un rivayetinden anlaşılan sahabi, minberi yapmıştır. Halbuki 1416 nolu hadisin açıklamasında belirtildiği gibi minberi yaptıran Ensar'dan bir kadındır. Yapan da onun mevlası olan bir marangozdur. Sindi: Rivayetler arasında ihtilaf yoktur. Çünkü minber için ilk teklifi yapanın Temim olması ve sonradan kadının yaptırması mümkündür. Hatta Temim'in konuyu kadına intikal ettirmesi ve böylece müşterek çalışma neticesinde minberin yapılmış olması umulur, demiştir. Hurma Kütüğünün Feryad. Etmesi: Bu olay, bir Cuma günü Mescid-i Nebevi'de ve Cuma namazına katılan mescid dolusu sahabilerin huzurunda cereyan etmiş bir mucizedir. Bu konuda rivayet olunan sahih rivayetlerde bu kütüğün Efendimizin hutbe için minbere çıkmakla ayrılığından dolayı elem ve üzüntü ile feryadlar çıkardığı belirtilmektedir. Bu olayı bu babta rivayet edilen üç hadiste belirtildiği gibi Buhari'nin Cabir (r.a.) ve İbn-i Ömer (r.a.)'den; Ahmed bin Hanbel ile Tirmizi, İbn-i Huzeyme, Taberani, Darimi. Beyhaki ve Nuayın'ın Enes'ten; Ahmed, Ebu Sa'd, Ebu Nuayın, Taberani ve Beyhaki'nin İbn-i Abbas'dan; Ahmed, İbn-i Sa'd, Darimi, Ebu Ya'la, Beğavi ve Müellifin Ubeyy bin Ka'b (r.a.)'den rivayet ettikleri hadisler ve başka hadisler de bu olayı belirtirler. Beyhaki, Subki, Kadı iyaz ve İbn-i Hacer: Hurma kütüğünün feryadı olayını belirten hadis, mütevatirdir, demişlerdir. İbn-i Ebi Hatim'in dediğine göre Şafii: ''Allah Nebiimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'e verdiğini hiç bir Nebie vermemiştir.'' demiştir. İsa{Aleyhisselam)'a ölüleri diriltme mucizesinin verildiğini anlatan Ömer bin Sevade: . Muhammed {s.a.v.) Efendimiz'e hurma kütüğünün feryadı mucizesi verildi. Bu feryadı herkes duydu. Bu mucize ölüleri diriltmekten daha büyüktür', diye Şafii'ye cevap vermiştir. Enes (r.a.)'ın hadisi Zevaid türündendir. Ahmed, İbn-i Huzeyme, Taberani, Darimi, Beyhaki ve Ebu Nuaym da Enes (r.a.)'in hadisini rivayet etmişlerdir. Sehl (r.a.)'ın hadisini Tirmizi hariç Kütüb-i Sitte sahipleri ve Beyhaki rivayet etmişlerdir. Bu hadiste Nebi (s.a.v.)'in minberinin hangi ağaçtan yapıldığı hususunda bir grup arasında münakaşa yapıldığı belirtiliyor. İhtilaf eden cemaattaki zatların isimleri bildirilmemiştir. Bunlar Sehl bin Sa'd (r.a.)'a başvurarak durumu öğrenmek istemişler, O da: Bunu benden daha iyi bilen kimse kalmadı demekle vereceği bilginin kesin ve inandırııcı olduğunu belirtmek istemiş ve minberin Cabe'nin Esl ağacından yapıldığını bildirmiştir. Cabe; Şam istikametinden Medine'ye dokuz mıl mesafede ağaçlık bir yerin adıdır. Minber bu ormancığın Esl ağacından yapılmıştır. Kamus'un tercemesi Okyanus'ta şu bilgi vardır: Tarfa', bir ağaç ismidir. Ki, dört sınıfı olur. Bir sınıfı Esl dedikleridir. Bu ağaç ilgın ağacıdır. Esl, acı ilgın ağacıdır ki, büyüğü, küçüğü, meyvelisi, meyvesizi vardır. Minberi yaptıran kadının Ensar'dan olduğu. Buhari'nin bir rivayetinde belirtilmiş. Fakat ismi verilmemiştir. Adının Fukeyhe bint Ubeyd bin Deylem olduğu söylenmiş, bazıları: Adı Aişe'dir demişlerdir. Kadın'ın hizmetçisi olup minberi yapan marangozun adına gelince; adının Kubeysa el-Mahzumi olduğu söylendiği gibi, Bakum'dur diyenler ve Meymun'dur, diyenler de vardır. Hafız, son kavli seçmiştir. Buhari'nin Cabir (r.a.)'den olan bir rivayetine göre kadın minber yaptırmak için Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in müsaadesini istemiştir. Ebu Davud'un Nebi'den olan rivayetinde Nebi (s.a.v.) minber yaptırma işi için kadına haber göndermiştir. Muhtemelen önce kadın, Nebi (s.a.v.)'e teklifte bulunmuş, bilahare Nebi (s.a.v.) ona müsbet cevap vermiştir. Kadın'ın hizmetçisi olan marangoz, minberi yapıp getirmiş ve yerine yerleştirmiştir. EI-Menhel yazarının dediğine göre minberin yüksekliği ve kıble yönünden kuzey yönüne olan uzunluğu ikişer arşın, genişliği de bir arşın idi. İlk iki basamağın yüksekliği yarımşar arşın ve üstünde Nebi (s.a.v.)'in oturduğu son ve üçüncü basamağın yüksekliği bir arşın idi. Son basamağın üst yüzü bir arşın kadar idi. Minberin etrafı beş sırıkla çevrili idi. Bunların birer tanesi minberin sağ ve sol yanlarına çakılı idi. Üç tanesi de minberin kıble tarafına çakılı idi. Nebi (s.a.v.) minber üstünde o üç sırığa dayanırdı. Minberin ilk basamağının iki tarafına ayrıca dikey olarak iki sırık çakılı idi. Minberin yanlarına çakılan sırıklar, dikey sırıklarla bağlantılı idi. Minberin etrafında yedi penceremsi açık yer vardı. Medine valisi Mervan zamanına kadar minber bu vaziyette idi. Muaviye (r.a.) halife iken Nebi (s.a.v.)'in minberının Şam'a gönderilmesi için Mervan'a talimat yazmış, Mervan da minberi yerinden sökmüş ve Muaviye (r.a.)'e göndermek istemiş. Fakat aynı gün güneş tutulmuş. Medine karanlığa boğulmuş, yıldızlar görülmüş ve şiddetli fırtına kopmuş, bunun üzerine Mervan, Medine halkına şöyle bir hitabede bulunmuş: 'Ey Medine halkı! Siz halife'nin Nebi (s.a.v.)'in minberini Şam'a göndermem için emir verdiğini sanıyorsunuz. Halife bunun sakıncalı olduğunu bizden daha iyi bilir. Halife minberi büyütüp yükseltmemi emretmiştir. Mervan bunun üzerine bir marangoz çağırtarak minbere altı basamak ilave etmiştir. Minber, bu şekli ile devam etmiş, nihayet hicretin 654. yılı Mescidin yanması dolayısıyla minber de yanmıştır.' Hadise göre minbel' yerine konduktan sonra Nebi (s.a.v.) minbere çıkarak orada cemaata namaz kıldırmış, kıyam ve rüku'u minberin üstünde yapmış, minber secde etmeye müsait olmadığı için, Nebi (s.a.v.) yüzünü kıbleden döndürmeden gerisin geriye giderek yere inmiş ve secdeyi yerde yapmıştır. Nebi (s.a.v.)'in o gün minber üstünde namaz kıldırmasının hikmeti, tatbikatlı olarak namazın kılınışını cemaata öğretmek olabilir Cabir (r.a.)'in hadisini Buhari ve Nesai de rivayet etmiştir. Bu hadis de Nebi (s.a.v.)'in ilk zamanlarda hurma kütüğüne doğru namaz kıldığı ve hutbede ona dayandığı, sonra minbel' yapılınca mesciddeki cemaatın duyabileceği bir sesle kütüğün feryad ettiği, Nebi (s.a.v.)'in onun yanına giderek elini sürdüğü, böylece kütüğün iniltisinin kesildiği belirtiliyor. Ve bazı sahabilerin: "Eğer Nebi (s.a.v.) ona varmasaydı kıyamete kadar kütük feryad edecekti." dedikleri belirtiliyor
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1418 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Abdullah (bin Mes'ud) (r.a.)'den şöyle demiştir: Bir gece Resulullah.Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile beraber namaz kıldım. O, ayakta o kadar durdu ki ben fena bir şey işlemeye niyetlendim. (ravisi ebu vaid demiştir ki:) Ben: Nedir o fena iş ? diye sordum. İbn-i Mes'ud (r.a.): Onu ayakta bırakıp oturmak istedim. Diğer tahric: Buhari, Müslim ve Tirmizi de bunu rivayet etmişlerdir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1419 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
El-Muğire (bin Şu'be) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gece namazında ayakta o kadar durdu ki iki ayağı (veya iki baldırı) şişti. Kendisine (Aişe (r.anha) tarafından) : Ya Resulallah! Allah senin geçmiş ve gelecekteki günahlarını mağfiret etmiştir. (İbadet hususunda niçin bu derece güçlüğe katlanıyorsun?) denildi. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şükreder bir kul olmıyayım mı?» diye cevap buyurdu. Diğer tahric: Buhari, Müslim, Tirmizi ve Nesai de bunu rivayet etmişlerdir. Buhari gece namazı bahsinde Nebi (s.a.v.)'in ayaklarının namazda uzun süre ayakta durmasından dolayı şiştiğine dair açtığı babta bunu rivayet etmiştir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1420 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Ebu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayakları (veya baldırları) şişene kadar (geceleyin) namaz kılardı. Kendisine: Şüphesiz Allah, senin geçmiş ve gelecek günahını mağfiret eylemiştir. denilmiş- kendisi: «Ben çok şükreden bir kul olmayayım mı?» diye cevap vermiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ebu Hureyre (r.a.)'in hadisinin senedi kuvvetlidir. Müslim, bu senedin bütün ravilerini hüccet saymıştır. Ebu Davud hariç Kütüb•i Sitte sahipIeri bu hadisi Muğire (r.a.)'den rivayet etmişlerdir. Tirmizi de Cabir (r.a.)'den rivayet etmiştir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1421 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Cabır bin Abdillah (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellern)'e: Hangi namaz efdaldir? diye sorulmuş; kendisi: «Kunutu (kıyamı) uzun olan» buyurmuştur." Diğer tahric: Müslim, Tirmizi ve Ahmed de bunu rivayet etmişlerdir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1422 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Ebu Fatime (r.anha)'den; şöyle demiştir: Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: Ya Resulallah! Üzerine dosdoğru durup işliyeceğim bir ameli bana haber ver dedim. Buyurdu ki: «Secdeye sarıl. Çünkü şüphesiz sen Allah Teala'ya bir secde etmezsin ki, Allah onunla seni bir derece yükseltmesin. Ve senden bir hatayı onunla düşürmesin.» Ebu Fatime (r.a.)'in hadisini başka rivayet edene rastlamadım
Derece: Hasan Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1423 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Ma'dan bin Ebi Talha el-Yamari (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben, Sevban (r.a.)'a rastladım. O'na dedim ki: Allah Teala'nın beni yararlandıracağı umulan bir hadisi bana anlat. Ma'dan (r.a.) demiştir ki: Sevban (r.a.) sükut etti. Sonra ben dönüp söylediğimin mislini söyledim. O (yine) sustu. Üç defa tekrarladım. Ondan sonra Sevban (r.a.) dedi ki: Allah için secdeye sarıl (bol secde et.) Çünkü ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim. Buyurdu ki: «Allah'a secde eden bir kul yoktur ki, Allah onu secde ile bir derece yükseltmesin. Ve o secdeyle ondan bir günahı düşürmesin.» Ma'dan (r.a.h) demiştir ki: Sonra Ebü'd-Derda' (r.a.)'a rastladım. Ona da aynı dilekte bulundum. O da Sevban (r.a.)'in sözünün mislisini söyledi. Sevban (r.a.)'ın hadisini Müslim, Tirmizi, Ebu Davud ve Ahmed de rivayet etmişlerdir. Tuhfe yazarının dediğine göre Müslim, Ahmed ve Ebu Davud'un rivayetindeki Nebi (s.a.v.)'e ait hadis metninin başı şöyledir: ''.. Çok secde etmeye devam et
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1424 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Ubade bin.es-Samit (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işitmiştir : «Allah'a bir secde eden hiç bir kul yoktur ki, Allah ona o secde ile bir hasene yazmasın, onun bir günahını silmesin ve onu o secde ile bir derece yükseltmesin. Artık çok secde ediniz.» Not: Ravi el-Velid bin Müslim'in tedlisciliği nedeniyle Ubade (r.a.)'ın hadisinin zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir. Bu hadis zevaid türündendir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1425 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Enes bin Hakim ed-Dabbi (r.a.)'den; şöyle demiştir : Ebu Hureyre (r.a.) bana dedi ki: Sen şehrinin halkına vardığın zaman, benim Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şunu buyururken işittiğimi onlara haber ver : «Kıyamet günü müslüman kulun ilk hesaba çekileceği şey, farz namazdır. Eğer farz namazı tam yapmış ise (mesele yok.). Aksi takdirde : Bakınız, onun nafile namazı var mı? buyurulacak. Eğer nafilesi varsa, farz namazları ondan ikmal edilir. Sonra sair farz ameller hakkında bunun misli işlenir.» Bu hadisini Tirmizi de rivayet etmiştir. AÇIKLAMA 1426’da
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1426 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Temim ed-Dari (r.a.)'den rivayet edildiğine göre. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Kıyamet günü kulun ilk hesaba çekileceği şey (farz) namazıdır. Eğer farzı tam yapmış ise ona sevap sayılır. Şayet farzı tam yapmamış ise Allah Sübhanehu ve Teala meleklerine : Bakınız! Kulum için nafile namazdan bir şey bulur musunuz? Bulacağınız nafilelerle noksan bıtaktığı farzını ikmal ediniz buyuracaktır. Sonra diğer ameller buna göre ele alınır.» Diğer tahric: Müellifin iki senedIe Temim ed-Dari (r.a.)'den rivayet ettiği hadisi Ebu Davud ve Ahmed de rivayet etmişlerdir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1427 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Selletn) şöyle buvurdu. demiştir : «Sizden birisi namaz (yani sünnet) kılacağı zaman (yerini değiştirmekten) ileri gitmekten veya geri çekilmekten veya sağına yahut soluna (çekilmekten) aciz mi kalıyor?» Diğer tahric: Ahmed, Ebu Davud ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1428 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Muğire bin Şu'be (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «İmam farz namazı kıldırdığı yerden başka bir yere geçmedikçe aynı yerde namaz kılamaz.» Diğer tahric: Ebu Davud
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1429 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Abdurrahman bin Şibl (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç şey'den nehiy buyurdu : Karganın gagalaması (gibi çabuk secde etmek)ten, yırtıcı hayvanın yayılışı (gibi secdede kolları yere yaymak) tan ve devenin (su çevresinde çökmek için) belirli bir yeri yurt edinmesi gibi adamın (mescidde) namaz kıldığı yeri yurt edinmesinden. Diğer tahric: Ebu Davud, Ahmed, Nesai, İbn-i Huzeyme, İbn-i Hibban ve Hakim de bunu rivayet etmişlerdir
Derece: Hasan
Sunen-i Ibn Mace, 1430 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Yezid bin Ebi Ubeyd (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Seleme bin el-Ekva' (r.a.), kuşluk namazını kılmaya gelirdi. (Mescid-i Nebevi'deki Osman bin Affan (r.a.)'a ait) Mushaf'a yakın sütünün yanına giderek ona yakın bir yerde namaz kılardı. Ben ona : Niçin şurada namaz kılmıyorsun? diyerek mescidin bazı taraflarını işaret ederdim. O derdi ki: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gördüm. (Namaz kılmak için) burayı arzulardı
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1431 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Abdullah bin es-Saib (r.a.)'dan: şöyle demiştir : Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i (Mekke) Fetih günü namaz kılarken gördüm. Ayakkabılarını sol tarafına bıraktı. Diğer tahric: Ebu Davud ve Nesai de bunu rivayet etmişlerdir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1432 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine yöre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şövle buyurdu, demiştir : «Ayakkabılarını ayaklarından çıkarma. Eğer çıkarırsan ayaklarının arasına koy. Onları ne sağ tarafına ne arkadaşının sağ; tarafına ne de arkana bırak ki, sen aradakilere eziyet etmiyesin.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ebu Davud bu hadisin bir parçasını rivayet etmiştir, Bunun senedindeki Abdullah bin Said'in zayıflığı hususunda ittifak vardır
Derece: Very Daif