KURAN KATİBİ
← Hadis Külliyatı

Sunen-i Ibn Mace

Ibn Mace · 4.319 hadis

Sunen-i Ibn Mace, 2057 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah bin Amr) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Habîbe bint-i Sehl, Sabit bin Kays bin Şemmas'ın nikahı altında idi. Sabit kısa boylu çirkin bir adam idi. Habîbe: Ya Resulallah! Vallahi eğer Allah korkusu olmasaydı kocam sabit yanıma girdiği zaman (yaratılışı itibari ile çirkinliğinden) onun yüzüne tükürürdüm, dedi. (Bu yüzden ondan ayrılmak istediğini söyledi) Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kadın'a: «Sabit'in, vaktiyle mehir olarak sana verdiği bostanını kendisine geri verirmisin?» diye sordu. Kadın:. Evet veririm, dedi. Ravi demiştir ki: Bunun üzerine kadın bostanı Sabit'e geri verdi. Ravi demiştir ki: Bundan sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sabit ile Habîbe'yi biribirinden ayırdı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Haccac bin Ertat bulunur. Bu zat tedlisçidir ve bu hadisi an'ane ile rivayet etmiştir

Derece: Daif

Sunen-i Ibn Mace, 2058 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

Ubade bin es-Sâmit (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben Rübeyyi' bint-i Muavviz bin Afra' (r.anha)'ya: Bana, (kocanın seni hul' etmesi) olayını anlat, dedim. Rubeyyi' şöyle dedi: Ben hul' yolu ile kocamdan ayrıldım. Sonra Osman (bin Af-fân) (r.a.)'ın yanına vardım ve: Bana ne kadar iddet gerekir? diye sordum. Osman, bana: Senin üzerinde hiç bir iddet yoktur. Ancak kocan yakın bir zamanda sana yaklaşmış (yâni cinsi ilişkide bulunmuş) ise sen bir defa aybaşı âdetini görünceye kadar onun hakkı altında bekliyeceksin, dedi. Rubeyyi dedi ki: Osman bu fetvasında, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Meryem el-Mağâliye hakkında verdiği hükme uydu. Meryem, Sabit bin Kays'ın nikâhı altında idi, hul' yolu ile ondan ayrıldı idi. Diğer tahric: Nesai; Tirmizi (benzer)

Derece: Hasan Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 2059 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kadınlarının odalarına bir ay girmemeye yemin etti. Bu yemin üzerine, Resû-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yirmi dokuz gün bekledi. Nihayet otuzuncu günün sonuna doğru benim odama teşrif buyurdu. Ben: Bir ay odalarımıza girmemeye şüphesiz yemin ettin, dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç kez: «Ay (bazen) şöyledir,» buyurdu ve her defasında elinin on parmağını salıveriyordu. (Sonra yine üç kez): «Ve ay (bazen) şöyledir,» (buyurdu) ve parmaklarının tamamını salıverdi, üçüncü defasında bir parmağını yumdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı hasendir. ÇÜnkÜ Abdurrahman bin Ebi'r-Rical'in sikalığı ihtilaflıdır. AÇIKLAMA 2061’de

Derece: Hasan Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 2060 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

Âişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ancak şu sebeble îlâ etti: (O'nun kadınlarından) Zeyneb (bint-i Cahş) O'nun hediyesini O'na iade etti. Bunun üzerine Âişe. Resûl-i Ekrem'e: Zeyneb şüphesiz senin hediyeni küçümsedi. dedi. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de kızdı ve bütün kadınlarından İlâ etti. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Harise bin Muhammed bin Ebi'r-Ridl bulunur. Bu raviyi, Ahmed. İbn-i Main, Nesai, İbn-i Adi ve başkaları zayıf görmüşlerdir" AÇIKLAMA 2061’de

Derece: Daif

Sunen-i Ibn Mace, 2061 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

Ümmü Seleme (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bâzı kadınlarının odalarına bir ay girmemeye yemin etti. (Bu süre) yirmi dokuz gün olunca (otuzuncu) günün sonuna doğru veya evvelinde (Âişe'nin odasına) gitti. (Aişe tarafından): Yâ Resülallah ancak yirmi dokuz gün geçti, denildi Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu ay yirmi dokuz gündür,» buyurdu. AÇIKLAMA (2059, 2060 ve 2061): İlk hadis Zevaid türündendir. Bu hadiste: Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in, kadınlarının odalarına bir ay gitmemeye yemin ettiği, ayın otuzuncu günü akşamdan önce Aişe (r.anha)'nın odasına girdiği, kadınlarının odalarına bir ay girmemeye yemin ettiği Aişe (r.anha) tarafından söylenince; ayın bazen otuz, bazen yirmi dokuz gün olduğunun buyurulduğu, ifade edilmektedir. Bu hadiste, Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in yemin etmesine sebep olan olayın ne olduğu belirtilmemiştir. Aişe (r.anha)'nın ikinci hadisi de Zevaid türündendir. Bu hadiste Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in yemin etmesine sebep olan olayın O'nun kadınlarından Zeyneb bint-i Cahş (r.anha)'nın Resul-i Ekrem (s.a.v.) tarafından kendisine gönderilen hediyeyi geri çevirmesi olduğu ifade edilmiştir. Peygamber (s.a.v.)'in söz konusu yeminine sebep olan olay hakkında başka rivayetler de vardır. Bazı rivayetlere göre bunun sebebi, ınuhterem zevcelerinin nafakalarını artırma talepleri olayıdır. Bu olay hakkında yeterli bilgi 2052 - 2053 nolu hadislerin izahı bölümünde verilmiştir. Diğer bazı rivayetlere göre Efendimizin söz konusu yemin etmesine sebep olan olay, Hz. Hafsa (r.anha)'nın, Peygamber (s.a.v.)'in talimatına rağmen gizli bir durumu Aişe (r.anha)'ya ifşa etmesi olayıdır. Bu olay hakkında gerekli bilgi 2016 nolu hadisin izahı bölümünde verilmiştir. Buhari'nin Nikah kitabının "Adamın, kızına kocası hakkında nasihat etmesi" babında rivayet ettiği Ömer (r.a.)'ın hadisinin izahı bölümünde el-Fetih yazarı bu olayların hepsine işaret ettikten sonra Peygamber (s.a.v.)'in yemin etmesinin sebebi bu olayların tümü olabilir, demiştir. Ümmü Seleme (r.anha)'nın hadisini Buhari de rivayet etmiştir. Buradaki rivayette Peygamber (s.a.v.)'in bazı kadınlarının odalarına bir ay girmemek için yemin ettiği ifade edilmiş ise de Buhari'nin rivayetine göre Peygamber (s.a.v.) bütün kadınlarının odalarına girmemeye yeniin etmiştir. Çünkü oradaki rivayette "bazı kadınları" kaydı yoktur. Diğer bazı rivayetlerden de anlaşılıyor ki; söz konusu yemin bütün kadınlarının odalarına girmemek içindi. Şunu tekrar hatırlatayım; Peygamber (s.a.v.)'in yemini kadınlarının odalarına bir ay girmemek içindir. Bu itibarla O'nun yemini Şer-i Şerifte beyan edilen ila sayılmaz. Çünkü ila'nın en az süresi dört aydır. Keza, fıkıhtaki ila, kadınla cinsi münasebette bulunmanıak üzere yapılan yemindir. Peygamber (s.a.v.)'in yemini ise kadınların odalarına girmemek hakkındadır. Bu noktadan da O'nun ki İla sayılmaz

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 2062 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

Seleme bin Sahr el-Beyazî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben (helalim olan) kadınlara karşı çok şehvetli bir adamdım. Benim kadar helali ile temasta bulunan bir erkeğin varlığını sanmıyorum. Bu durumum dolayısıyla Ramazan ayı girince, (gündüzleri bir hataya düşmemek için) Ramazan ayı çıkıncaya kadar karımdan zıhar'da bulundum. Bir gece karım benimle konuşurken onun şehvet getirici bir tarafı açılıp o yere gözüm ilişti. Bunun üzerine ben de karımın üstüne atlayıp temasta bulundum. Sabah olunca kavmimin yanına gidip başımdan geçeni anlattım ve: Benim için (bu durumu) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sorun, diye ricada bulundum. (Fakat) Onlar: Biz bunu yapacak değiliz. (Çünkü) bunu yaptığımız zaman, (bakarsın) Allah, hakkımızda ayet gönderir veya hakkımızda Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bir kavli olur da bunun lekesi bizim üzerimizde kalır ve lakin, biz seni günahınla baş-başa bırakacağız. Sen git de halini Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlat, dediler. Seleme demiştir ki: Artık ben (onların yanından) çıktım ve nihayet Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzuruna varıp başımdan geçen olayı O'na arzettim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bana: «Sen (mi) bu fiili işledin?» buyurdu. Ben de: (Evet) bunu yapan benim. Ve Ya Resûlallah! İşte ben (hazırım), Allah'ın benim aleyhimdeki hükmüne sabrederim, dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Şu halde bir rakaba (köle veya cariye)yi azad et», buyurdu. Seleme demiştir ki ben: (Ya Resûlallah!) Seni hak (din) ile gönderen (Allah)'a yemin ederim ki, kendi nefsimden başka hiç bir şeye malik değilim, dedim. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «O halde aralıksız iki ay oruç tut», buyurdu. Seleme demiştir ki, ben: Ya Resûlallah! Başıma gelen bela oruç tutmamdan başka bir sebeble mi geldi? dedim. Resûl-i Ekrem (Saİlallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu durumda sen yetmiş yoksula sadaka ver veya yemek yedir», buyurdu. Seleme demiştir ki ben: Seni hak ile gönderen (Allah)'a yemin ederim ki, bu (geçen) gecemizi akşam yemeğimiz bulunmadığı halde geçirdik, dedim. Buyurdular ki: «Öyle ise Benî Zürayk (kabilesinin) zekat amili (memuru) na git de ona söyle, onların zekatını sana ödesin. Sen de (bundan) altmış yoksulu yedir ve kalanından yararlan,» Diğer tahric: Ahmed, Ebu Davud, Hakim, Tirmizi ve Beyhaki de bunu rivayet etmişıerdir. Hakim bu hadisin Müslim'in şartı üzerine sahih olduğunu, Tirmizi de bunun hasen - sahih olduğunu söylemişlerdir

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 2063 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: İşitmesi her şeyi kaplayan (Allah Teala) çok yücedir. Havle bint-i Salebe, kocasını Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e şikayet ederken (öyle yavaş fısıltı ile söylüyordu ki yanlarında bulunduğum halde) ben gerçekten onun sözlerini işitiyordum da bir kısmını duyamıyordum. Havle şöyle diyordu: 'Ya Resulallah! Kocam gençliğimi yedi, karnım ona saçıldı (yani ona evlad doğurdum). Nihayet yaslanıp çocuktan kesildiğim zaman kocam bana zihar yaptı. AlIahım, ben şüphesiz halimi sana. arzediyorum. Kadın (böyle demeye devam edip) henüz oradan ayrılmadan nihayet Cebrail (A.S.) şu ayetleri indirdi: «(Ey Muhammed) Kocası hakkında seninle tartışan ve halini Allah Teala'ya arzeden kadının sözünü Allah şüphesiz işitti ve Allah ikinizin karşılıklı konuşmanızı işitir. Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkı ile işitici ve görücüdür.» [Mücadele 1, 2, 3 ve 4. ayet] Diğer tahric: Bu hadisi Nesai'de rivayet etmiştir. Hazin tefsirinde, bu hadisin Buhari ve Müslim'de rivayet edildiği bildirilmiş ise de buna. rastlıyamadım

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 2064 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

Seleme bin Sahr el-Beyazî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kefaret ödemeden Önce karısı ile cinsel ilişkide bulunan ziharcı (zihâra yemin eden) adam hakkında Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir kefaret (yeter) dir- buyurmuştur." Diğer tahric: Bu hadisi Tirmizi de rivayet etmiştir. AÇIKLAMA 2065’te

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 2065 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

İbn-i Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Bir adam— Seleme bin Sahr — karısı hakkında zihar yemininde bulunmuş ve kefaret ödemeden önce onunla cinsel temas etmiştir. Daha sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek bu durumu O'na anlatmıştır. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (adama): «Ne sebeple öyle ettin?» buyurmuş. Adam: Ya Resulallah! Ay ışığında karımın ayak bileziklerinin beyazlığını gördüm, bunun etkisi ile nefsime hakim olamayıp onunla cinsel temasta bulundum, demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), gülürasemiş ve kefaret ödeyinceye kadar kadına yaklaşmamasını ona emretmiştir. Diğer tahric: Ebu Davud, Tirmizi, Nesai ve Hakim de bunu rivayet etmişlerdir

Derece: Hasan

Sunen-i Ibn Mace, 2066 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

Sehl bin Sa'd-i Saidî (r.a.)'daa rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: (Aclan oğullarından) Uveymir, (Aclan oğullarının başı olan) Asim bin Adî'ye gelerek: Benim için Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e şu soruyu sor, dedi: (Ya Resûlallah!)ne dersin? Bir kimse, karısının beraberinde bir adamı bulsa (zina ettiklerini muhakkak bilse) ve (zani) adamı öldürse, bu Öldürme nedeni ile kadının kocası kısas olarak öldürülür mü? Yoksa kadının kocası ne yapar? Asim da gidip bu soruyu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordu. Fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bu soruları ayıpladı. Sonra Uveymir, Asım'a rastladı ve: Ne yaptın? diye sordu. Asim ona: Sen bana iyi bir iş getirmedin. Ben (senin sorunu) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordum. Ama O, bu soruları ayıpladı (böyle meseleleri sormayı çirkin gördü), dedi. Bunun üzerine Uveymir : — Vallahi ben kendim Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gidip bu soruyu muhakkak soracağım, dedi ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzuruna çıktı. Baktı ki kendisi ile karısı hakkında Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Kur'an ayetleri indirilmiş. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Seliem), Uveymir ile karısı (Havle) arasında Lian işlemini icra etti. Bu işlemden hemen sonra Uveymir: Ey Allah'ın Resulü! Allah'a yemin ederim ki eğer ben bu kadını götürsem (yani nikahım altında tutarsam) onun aleyhinde yalan söz söylemiş olurum, dedi. Ravi demiştir ki: Ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Uveymir'e (karısını boşamasını) emretmeden önce kendisi karısından ayrıldı (yani üç talakla boşadı). Artık lanetleşen karı, koca hakkında bu şekil boşama, uyulan bir yol oldu. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seliem) (orada bulunanlara): «Bu kadın'a nezaret ediniz. Eğer vücudu siyah, gözlerinin siyahı koyu, kalçaları iri (ve baldırları kaba) bir çocuk getirirse ben Uveymir'in bu kadına zina isnadında gerçekten doğru olduğunu sanırım. Eğer kadın keler nevinden kızılca kurt gibi kızılca bir çocuk getirir (doğurur) ise ben Uveymir'in yalancı olduğunu sanırım» buyurdu. Ravi demiştir ki sonra kadın hoşlanılmayan (Yani zina isnadını doğrulayıcı) surette bir çocuk getirdi." Diğer tahric: Bu hadisi, Tirmizi hariç Kütüb-İ Sitte sahibieri ve imamlar da rivayet etmişlerdir

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 2067 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

İbn-i Abbâs (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Hilâl bin Ümeyye (el-Ensâri), karısı (Havle)'nin Şerik bin Sahmâ ile zina ettiğini Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda iddia etti. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hilâl'e: «Dört şahidini hazırla veya sırtına had (vurulur)» buyurdu. Hilâl, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e; — (Yâ Resûlallah!) Seni hak ile gönderen (Allah)'a yemin ederim ki ben (bu isnadımda) muhakkak doğru sözlüyüm ve muhakkak Allah Teâlâ bu meselemde benim sırtımı hadden kurtaracak âyet göndercektir, dedi. İbn-i Abbâs demiştir ki: Hemen sonra; والذين يرمون أزواجهم ولم يكن لهم شهداء إلا أنفسهم [Nur 6] ayetinden ta والخامسة أن غضب اللَّه عليها إن كان من الصادقين [Nur 9] ayetine kadar olan Nazm-i İlâhî indi. Nebi (Sallallahü Aleyhi ve Slelem) de (bu âyetlerin kendisine indiği yerden) hemen ayrılıp Hilâl ile karısına haber gönderdi (onları huzura getirtti.) İkisi de geldi. (Önce) Hilâl ayağa kalkarak (âyetlerde emredildiği şekilde) liân yemininde bulundu. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de (eşlere hitaben): Allah, ikinizden birisinin yalancı olduğunu şüphesiz bilir. Bu itibarla (ikinizden) tevbe edip bu liân yemininden imtina eden var mıdır? buyuruyordu. Hilâl liân yemini ettikten sonra karısı ayağa kalktı ve liân yeminini (dört defa) etti. Beşincisinde: "Eğer Hilâl (zina isnadında) doğru sözlü ise Allah'ın gazabı Havle'nin üzerinde olsun" demeye sıra gelince, orada bulunanlar kadına:.- (Ey kadın bil ki) bu (beşinci) yemin şüphesiz elim azabı mûcibtir, diye uyardılar. îbn-i Abbâs demiştir ki: Bu uyarı üzerine kadın durakladı ve biraz geriledi. Hattâ biz kadının dönüş yapacağıni (ve beşinci yemini yapmadan gerisin geriye gideceğini) sandık. Fakat kadın (kendini toparladı ve): Vallahi ben kabilemi ömür boyunca rezîl ve rüsvay etmem, dedi, (ve beşinci yemini de etti). Sonra Resul i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) orada bulunanlara: «(Hâmile olan bu kadın'ın doğuracağı çocuğun) durumuna dikkat edin. Eğer gözleri sürmeli, kalçaları iri ve baldırları kaba bir çocuk getirir ise, çocuk Şerik bin Sanmaya aittir», buyurdu. Kadın da hakikaten bu şekilde bir çocuk doğurdu. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Eğer Allah'ın kitabının (liân) hükmü yerine getirilmemiş olsaydı benim ile bu kadın için bir durum (kadını recmettirmek işi) olacaktı.» buyurdu. BUHARİ HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA EBU DAVUD’UN İBN-İ ABBAS R.A.’TAN HADİSLERİ VE İZAH: 2254 — 2255 —

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 2068 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

Abdullah (bin Mes'ûd) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Biz bir Cum'a gecesi Mescid-i Nebevide idik. (Meseid'e giren) bir adam (oradaki cemaata hitaben): Eğer bir erkek, karısının yanında (zina hâlinde) bir erkeği bulup zâniyi öldürürse siz (katil diye kısas olarak) adamı öldürürsünüz. Eğer karısının zina ettiğini söyler (ve şâhidler getiremez) seniz onu kazif haddi ile cezalandırırsınız. Vallahi ben muhakkak bunu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlatacağım, dedi. Sonra bunu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlattı. Bunun üzerine Allah Teâlâ liân âyetlerini indirdi. Âyetler indirildikten sonra adam (Nebi'e) gelip karısının zina ettiğini iddia etti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de adam İle karısı arasında liân hükmünü uyguladı ve: «Bu kadının (kıvırcık saçlı) siyah bir çocuk doğurması (ve böylece zina olayının doğrulanması) umulur,» buyurdu. Sonra kadın kıvırcık saçlı ve siyah bir çocuk doğurdu. MÜSLİM HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 2069 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Bir erkek karısı ile liân yemininde bulundu ve çocuğun kendisinden olmadığını söyledi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eşleri birbirinden ayırdı ve çocuğu (neseb ve mirasta) kadına ilhak eyledi. BUHARİ HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA MÜSLİM HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA EBU DAVUD’UN İBN-İ ÖMER R.A.’DEN HADİSLERİ VE İZAH: 2257 — 2258 —

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 2070 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

(Abdullah) bin Abbâs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Ensâr'dan bir erkek Beliclân (Beni Aclân) kabilesinden bir kadınla evlendi. Sonra yanına girip bir gece onunla yattı. Sabahleyin adamı Ben kızı bakire olarak bulmadım dedi. Kadının bu durumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzuruna arzedildi. Bunun üzerine, Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) genç kadını çağırtıp (bu durumu) kendisine sordu. Kadın: Hayır. Ben bakire idim, dedi. Bunun üzerine Nebi koca ile karının liân etmelerini emretti. Onlar da liân yeminleri ettiler ve koca, kadına mehir verdi. Not; Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde zayıflık vardır. Çünkü ravi Muhammed bin İshak tedlisçidir. Bezzar da: Bu hadis yalnız bu.senedie tanınır, demiştir

Derece: Daif

Sunen-i Ibn Mace, 2071 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

Amr bin Şuayb'ın dedesi (İbn Amr) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Kadınlardan dört sınıf vardır ki onlar (ile kocaları) arasında liân (yeminlerinin icrası) yoktur: Müslüman erkeğin nikâhı altındaki Hristiyan kadın, müslüman erkeğin nikâhı altında bulunan yahüdî kadın, kölenin nikâhı altındaki hür kadın ve hür erkeğin nikâhı altındaki câriye.» Not:; Bunun senedinde bulunan Osman bin Ata'nın zayıflığı üzerinde ittifak edilmiştir

Derece: Daif

Sunen-i Ibn Mace, 2072 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) karılarından İlâ etti (onlann odalarına bir ay girmemeye yemin etti) ve haram etti, böylece (kendisine) helâl olanı haram eyledi ve (böyle) yemin için kefaret ödemeyi (gerekli) kıldı. Diğer tahric. Tirmizi

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 2073 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

(Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan; şöyle demiştir; (Kişinin helâl olan bir şeyi kendisine) haram etmesinde yemin (kefareti ödemesi) vardır. Ve İbn-i Abbâs: And olsun ki şübhesiz Resûlullah, sizin için güzel bir örnektir, diyordu. Diğer tahric: Bu hadisi Buhari ve Müsliın de rivayet etmişlerdir

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 2074 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Kendisi (cariyesi) Berire'yi âzad etmiş, bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Berîre'ye. (nikâhını feshetmesi hususunda) muhayyer bırakmıştır. Berîre'nin hür kocası var idi. AÇIKLAMA 2078’de

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 2075 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

(Abdullah) bin Abbâs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: (Âişe'nin cariyesi) Berîre'nin kocası Muğîs isimli bir köle idi. (Berire âzad edilip kocasından ayrılmayı tercih edince) zavallı Muğîs (in perişan durumu hâlâ gözümün önünde, kendisin) e bakıyor gibiyim. (Berîre'yi aşırı seven) Muğîs, ağlıyarak ve göz yaşları yanağının üzerinden akarak, (Medine sokaklarında ve çevresinde) Berîre'nin arkasında dönüp dolaşırdı. (Berîre ise ondan nefret ederdi.) Bir gün Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (babam) Abbâs'a: «Yâ Abbâs Muğîs'in Berire'ye aşırı muhabbetine ve Berîre'nin ona olan nefretine hayret etmiyor musun?» buyurdu. Sonra (Muğis'in baş vurusu üzerine) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Berîre'ye: «(Ey Berîre!) keşke Muğîs'e dönüş yapsan. Çünkü senin çocuğun babasıdır.» buyurdu. Berîre: Yâ Resûlallah! (Ona dönüş yapmam için) bana emir ediyor musun? dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «(Ben emretmiyorum). Ancak şefaatçi (aracı) oluyorum» buyurdu. Berîre: Muğîs'e ihtiyacım yoktur, dedi. AÇIKLAMA 2078’de

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 2076 numaralı hadis

The Chapters on Divorce

Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: (Cariyem) Berire dolayısıyla üç sünnet tamamlandı: Berire âzad edildiği zaman nikâhının feshi hususunda serbest kılındı, kocası da köle idi. Sahâbîler Berîre'ye (cariyem iken) sadaka verirlerdi» kendisi de (bu sadakadan) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e hediye ederdi, O da: «Bu, Berire'ye sadakadır, bize de bir hediyedir,» buyurdu. Bir de: «Velâ âzad edene aittir,» buyurdu. AÇIKLAMA 2078’de

Derece: Hasan Sahih