KURAN KATİBİ
← Hadis Külliyatı

Sahih-i Buhari

Imam Buhari · 7.521 hadis

Sahih-i Buhari, 3743 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Muğire dedi ki: "Alkame Şam'a gitti. Mescide girdi. Allah'ım, bana beraber oturacağım salih bir arkadaş nasip et, diye dua etti ve Ebu'd-Derda'nın yanına oturdu. Ebu.'d-Derda: Sen kimlerdensin diye sordu. Ben Ko.fe halkındanım, dedi. Peki başkasının bilmediği (Nebi efendimize ait sırları bilen şahıs olan) sır sahibi aranızda yok mu -yahut sizden değil mi-? Bununla Huzeyfe'yi kastediyordu. Ben: Evet vardır, dedim. Peki aranızda -yahut sizden- Allah'ın Nebiinin dili (ifade ettiği üzere) ile ateşten koruduğu kimse yok mu, dedi. -Kastettiği şeytandan koruduğu kimse olan Ammar'dır.- Ben: Evet dedim. Peki aranızda -yahut sizden- misvak ve yastığın -yahut da sir€mn- sahibi (görevlisi) yok mu? Ben evet dedim. Peki, Abdullah (b. Mes'ud) "velleyli iza yağşa ve'n-nehari iza tecella ... : Örtüp bürüdüğü zaman geceye, aydınlattığı zaman gündüze ... andolsun"u nasılokurdu? Ben: Ve'z-zekeri ve'l-unsa: Erkeğe ve dişiye (andolsun)" dedim. Dedi ki: Bunlar az kalsın beni Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den dinlemiş olduğum bir şeyden vazgeçirecek noktaya gelinceye kadar üzerime gelip durdular." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ammar ve Huzeyfe'nin menkıbeleri" Ammar, Yasirlin oğludur. Künyesi Ebu.'l-Yakzan olup, el-Ansı nispetlidir. Annesi ise Sumeyye'dir. Erken dönemde kendisi ve babası İslama girmiş, Müslüman oldukları için işkenceye uğratılmışlardır. Ebu. Cehil annesini öldürmüşlli. O bakımdan İslamda ilk şehit kadın odur. Babası da erken bir dönemde vefat etmiştir. Kendisi ise Ali r.a. ile birlikte Sıffln'de öld,ürülünceye kadar yaşamıştır. Ömer tarafından Ko.felnin bazı işlerinin başına emir olarak tayin edilmişti. Bundan dolayı Ebu.'d-Derda onu ("aranızda" ve "sizden" diyerek) Ko.fe halkına.nispet etmiştir. Huzeyfe'nin babasının adı el-Yeman'dır, o Cabir'in oğlu, o Amrlın oğluolup Abs oğullarındandır. Ensardan Abdu'l-Eşhel oğulları ile antlaşmalı idi. Kendisi ve babası .el-Yeman ileride geleceği üzere İslama girmiştir. Huzeyfe de Ko.fe'nin bazı görevleri için Ömer tarafından tayin edilmiş idi. Ayrıca Medain emirliği de yapmıştır. Osman'ın öldürülmesinden kısa bir süre sonra o da Medain'de öldürülmüştür. Ammar ilk Müslüman olanlardandır. Huzeyfe de aynı şekilde İslama ilk girenler arasındadır. Ancak onun Müslüman oluşu Ammar'dan sonradır. Musannıf (Buhari)'ın onları bir arada başlıkta sözkonusu etmesi Ebu.'d-Derda'nın aynı hadiste her ikisinden övgüyle sözetmiş olmasıdır .. "Peki yanınızda Ümmü Abd'ın oğlu yok mu?" ifadesi ile kastedilen kişi Abdullah b. Mes'ud'dur. Bu sözleriyle onların Şam'a ilim öğrenmek için gelmiş olduklarını anlamış olduğunu kastetmektedir. Böylelikle onlara, yanlarında (Kufe'de başkalarına gerek duymayacakları kadar) ilim adamlarının bulunduğunu açıklamak istemiştir. Bu hadisten, muhaddis bir kimsenin, bulunduğu şehirdeki hadis alimlerinin bildiklerini bütünüyle öğrenmedikçe rihleye (yolculuğa) çıkmayacağı anlaşılmaktadır. "Nalinlerin görevlisi" Resulullah sallallShu aleyhi ve sellem'in nalinleri kastedilmektedir ki İbn Mes'ud bunları taşır ve bunlara gerektiği gibi dikkat ederdi. "Yastık (el-visad}" Müslim'in rivayetine göre İbn Mes'ud, Nebi saliaHa• hu aleyhi ve sellemden şöyle buyurmuş olduğunu nakletmiştir: "Kulağın, benim perdeyi kaldırmama ve benim karartırnın çıkardığı seste olsun." İşte bu, İbn Mes'ud'un bir özelliğidir. Bundan maksat da onun Nebi sallallShu aleyhi ve sellem'e hizmeti dolayısıyla onu övmek .ve bu işler dolayısıyla Nebi ile birlikteliğinin ileri derecede olduğunu ifade etmektir. Bu sebepler dolayısıyla da onda pek çok ilim bulunduğundan ötürü ilim tahsil eden bir kimsenin ondaki ilmi öğrendiği takdirde başkasına ihtiyaç duymayacağını anlatmaktır. "Yüce Allah'ın şeytandan -yani Nebiinin dili ile- koruduğu kimse" İbnu't-Tin'in iddia ettiğine göre "Nebiinin dili ile" sözünden kasıt, Nebi sallallShu aleyhi ve sellem'in şu buyruğudur: "Vay Ammar, onları cennete davet ederken onlar kendisini cehenneme davet edecekler." Bu açıklaması ihtimal dahilindedir. Aynı şekilde bununla Aişe radıyaHahu anhs'dan gelen merfu hadisin kastedilmiş olma ihtimali de vardır: "Ammar iki işten birisini seçmekte muhayyer bırakılırsa mutlaka onların en doğru olanını seçer." Bu hadisi Tirmizi rivayet etmiştir. Onun her zaman için iki işten en doğru olanını seçmesi, batılı emretmek vasfına sahip . olan şeytandan korunmuş olmasını gerektirmektedir. el-Bezzar da Aişe radıyallShu anhs'dan şu hadisirivayet etmektedir: Resulullah sallallShu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim: "O parmak uçlarına kadar iman ile doldurulmuştur." Kastettiği kişi Ammar olup, hadisin senedi sahihtir. İbn Sa'd, Tabakat'ında Hasen yoluyla şöyle dediğini zikretmektedir: Ammar dedi ki: Bir yerde konakladık. Ben de su çekmek üzere kırbamı ve kovarnı aldım. Nebi sallallShu aleyhi ve sellem: Seni, sudan engelleyecek kimseler, yanına gelecektir, diye buyurdu. Ben su başında iken deneyimli bir SÇlvaşçıyı andıran siyah bir adam ile karşılaştım, onu yere yıktım, deyip hadisin geri kalan kısmını zikretmektedir. Bu hadiste Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in: "İşte o şeytandı" dediği de zikredilmektedir. Muhtemelen İbn Mes'ud bu kıssaya işaret etmiştir. Muhtasar'da da Fethu'j-Bari'de de böyle olmakla birlikte, buna işaret ettiği ihtimalinden sözedilmesi gereken kişi İbn Mes'ud değil, Ebu'd-Derda'dır. Aynı şekilde sözü geçen korunmak ile onun müşriklerin küfrü gerektiren sözü söylemesi için kendisini zorladıkları vakit, iman üzere sebat etmesine de işaret edilmiş olabilir. Bunun üzerine hakkında: "Kalbi iman ile mutmain olduğu halde zorlanan kimse müstesna"[Nahl, 106] buyruğu nazil olmuştur. Bir başka hadiste de: "Ammar parmak uçlarına kadar iman ile doludur" denilmektedir. Bu hadisi Nesai sahih bir senedie rivayet etmiştir. "Aranızda ondan başka kimsenin bilmediği Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sır sahibi yok mudur?" ibaresinde geçen "sır"dan kasıt, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kendisine bildirdiği münafıklar ile ilgili hallerdir

Sahih-i Buhari, 3744 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Enes b. Malik r.a.'den rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Şüphesiz her ümmetin bir emini vardır ve elbette bizim eminimiz de -ey ümmet- Ebu Ubeyde b. el-Cerrah'tır." Bu Hadis 4282 ve 7255 numara ile gelecektir

Sahih-i Buhari, 3745 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Huzeyfe r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Necranlılara dedi ki: Ben üzerinize gerçekten emin mi emin birisini göndereceğim. Ashabı(nın her biri kendi adına) ümitlendi. O da Ebu Ubeyde r.a.'ı gönderdi." Bu Hadis 4380,4381 ve 7254 numara ile gelecektir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ebu Ubeyde b. el-Cerdıh'ın menkıbeleri" Ebu Ubeyde'nin adı Amir b. Abdullah b. el-Cerrah b. Hilal b. Uheyb b. Dabbe b. el-Haris b. Fihr b. Malik'dir. [Nesebi Nebi sallalliihu aleyhi ve sellem ile Fihr b. Malik'de birleşmektedir.]425 İkisi arasındaki Ata sayısı beş ata ile farklılık arzetmektedir. Bu durumda Ebu Ubeyde sayı bakımından Abd-i Menaf derecesindedir. "Şüphesiz her ümmetin bir emini vardır ve elbette bizim eminimiz -ey ümmet-" Emin, güvenilir, kabul edilen, beğenilen kimse demektir. Bu nitelik her ne kadar onunla diğerleri arasında ortak ise de, ifadenin akışı onun bu hususta daha ileri derecede olduğu izlenimini vermektedir. Fakat Nebi sallalliihu aleyhi ve sellem büyüklerin her birisine özelolarak bir fazileti tahsis etmiş ve o kimseyi o fazilet ile nitelendirmiştir. Böylelikle onun bu niteliği ile diğerlerinden daha ileri olduğunu göstermiş olmaktadır. Haya ile Osman'ı, hakimlik kudreti ile Ali'yi ve benzerlerini nitelendirmesi gibi. "Necranlılar": Yemen'e yakın bir belde halkıdır. İbn Sa'd, bunların Nebi sallalliihu aleyhi ve sellem'in huzuruna dokuzuncu yılda heyet olarak gelmiş olduklarını belirtmekte ve heyette bulunanların isimlerini vermiş bulunmaktadır. İleride buna dair geniş açıklamalar yüce Allah'ın izniyle Meğazi bölümünün sonlarında, musannıfın bunu zikrettiği yerde gelecektir. Enes yoluyla gelen hadisin Müslim'deki rivayetinde şu ifadelerde yer almaktadır: "Yemen ahalisi Nebi sallalliihu aleyhi ve sellem'in yanına geldiler ve, bizimle birlikte bize sünneti ve İslamı öğretecek bir adam gönder, dediler. O da Ebu Ubeyde'nin elinden tutarak: İşte bu, bu ümmetin eminidir, diye buyurdu." "Nebiin ashabı (kendi adlarına) ümitlendiler" ifadesi, Müslim'in ve elİsmaill'nin rivayetinde şu şekildedir: "Resulullah sallalliihu aleyhi ve sellem'in ashabı ben olurum diye ümit ettiler." Yani valiliği beklediler ve sözü geçen vasıf olan emaneti elde etme arzusu ile onu istediler. Yoksa bizatihi valiliği valilik olduğu için istemediler. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. MUS'AB B. UMEYR'E DAİR AÇIKLAMA : (bu bab'ın numarası yok) "Mus'ab b. Umeyr" b. Haşim b. Abdu'd-Dar b. Abdi Menaf "a dair." Ebu Zerr el-Herevı'nin rivayeti dışında bu şekildedir. Bunun için bir boşluk bırakmış gibidir. Zaten Cenaiz bölümünde, şehit düştüğü zaman onu sarmak için kefen bulunmadığına dair açıklamalar zikr edilirken faziletlerine ait bazı hususlar da geçmiş bulunmaktadır

Sahih-i Buhari, 3746 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Hasen'den rivayete göre o Ebu Bekire'yi şöyle derken dinlemiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i --Hasen yanında iken bir insanlara, bir kendi. sine bakınırken-- minber üzerinde şunları söylerken dinledim: Benim bu oğlum seyyiddir. Ümit ederim ki Allah onun vasıtası ile Müslümanlardan iki kesim arasını ıslah edip düzeltecektir

Sahih-i Buhari, 3747 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Usame b. Zeyd r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisini ve Hasen'i alır ve, Allah'ım, ben bu ikisini seviyorum. Sen de bu ikisini sev, diye buyururdu veya bunun gibi dua ederdi

Sahih-i Buhari, 3748 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre "Huseyn b. Ali'nin başı Ubeydullah b. Ziyad'a getirilince bir leğene konuldu. O da (elindeki sopayla) dokunmaya koyuldu ve: Güzelliği hakkında bir şeyler söyledi. Enes dedi ki: Aralarında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e en çok benzeyenleri o idi. Huseyn'in saçları el-vesme denilen bitki ile boyalı (kınalı) idi

Sahih-i Buhari, 3749 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Bera r.a.'dan dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i Hasen b. Ali omuzları üzerinde iken: Allah'ım, ben bunu seviyorum, sen de bunu sev, derken gördüm." Diğer tahric edenler: Tirmizî, Menakîb; Müslim, Fezail Tirmizî rivayet etti ve dediki: Bu hadis hasen sahihtir

Sahih-i Buhari, 3750 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Ukbe b. el-Haris dedi ki: "Ben Ebu Bekir r.a.'l Hasen'i taşımış olduğu halde şöyle derken gördüm: Yemin ederim ki Nebi'e çok benziyor. Ali'ye hiç benzemiyor. O sırada Ali de gülüyordu

Sahih-i Buhari, 3751 numaralı hadis

Companions of the Prophet

İbn Ömer r.a. dedi ki: "Ebu Bekir dedi ki: Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hatırını Ehl-i Beyti hususunda gözetiniz

Sahih-i Buhari, 3752 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Enes r.a. dedi ki: "Hasen b. Ali'den daha çok Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e benzeyen hiçbir kimse yoktu." Diğer tahric eden: Tirmizî, Menakîb Tirmizî rivayetinden sonra dediki: Bu hadis hasen sahihtir

Sahih-i Buhari, 3753 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Abdullah b. Ömer'den rivayetle --ki bir kimse ona ihramlı hakkında sormuştu-- Şu'be dedi ki: -zannederim sineği öldürmesi hakkında sormuştu- dedi ki: "Iraklılar sinek hakkında soruyorlar. öyle mi? Halbuki onlar Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızının oğlunu öldürmüşlerdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise: Bu ikisi dünyadan benim iki reyhanımdır, diye buyurmuştur." Bu Hadis 5994 numara ile gelecektir. Diğer tahric eden: Tirmizî, Menakîb Tirmizî: Bu hadis sahihtir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "el-Hasan ve el-Hüseyn'in menkıbeleri" Buhari birçok menkıbede ortak oluşları dolayısıyla onları bir arada zikretmiş gibidir. Hasen çoğunluğun görüşüne göre hicretin üçüncü yılında ramazan ayında doğmuştur. Daha sonra doğduğu da söylenmiştir. Medine'de 50 yılında zehirlenerek ölmüştür. Bundan önce söylendiği gibi, bundan sonraki bir tarihte de öldüğü söylenmiştir. el-Huseyn ise çoğunluğun görüşüne göre dördüncü yıl Şaban ayında doğmuştur. Hicri 61 yılında Aşura günü Irak'ın Kerbela denilen yerinde öldürülmüştür. Muaviye ölüp de yerine Yezid'i tayin ettiğinde Kufe ahalisi el-Huseyn'e, ona itaat edeceklerine dair mektuplar yazdılar. Bunun üzerine el-Huseyn de yanlarına çıkıp gitti. Fakat Ubeydullah b. Ziyad ondan önce Kufe'ye vardı. Halkın önemli bir çoğunluğunu ona yardım etmekten vazgeçirdi. Onlar da birtakım şeyleri ümit ederek ve bazı şeylerden korkarak ona yardımdan geri kaldılar. Amcasının oğlu Müslim b. Aklı de öldürüldü. el-Huseyn onu kendisinden önce insanlardan adına beylat alsın diye göndermiş idi. (Ubeydullah b. Ziyad) onun için asker hazırladı. Aile halkından bir topluluk ile birlikte öldürülünceye kadar onunla savaştılar. Bu olay meşhurdur. Bunu açıklamaya girişerek sözü uzatmayacağız. Belki Fiten bölümünde bunu özetleme imkanını buluruz. 3748- "Ubeydullah b. Ziyadıa ... getirildi." Ziyad, Ebu Süfyan'ın oğlu diye anılan kimsedir. Ubeydullah da Muaviye oğlu Yezid'in Kufe emiri idi. Önceden geçtiği üzere em irliği döneminde el-Huseyn öldürülmüş ve ona başı getirilmişti. "Ve onun güzelliği hakkıhda bir şeyler söyledi." Tirmizi'nin rivayetinde: " ... ve ben bunun gibi güzel görmedim dedi" şeklindedir. "Onlar arasında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e en çok benzeyenleri idi." Kasıt onun Ehl-i Beyt'i {aile halkı)dır. 3752- "Hasen b. Alilden daha çok Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e benzeyen hiçbir kimse yoktu." Bu ifade daha önce geçen ve el-Huseyn b. Ali hakkında söylenmiş bulunan "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e en çok benzeyenleri idi" şeklindeki İbn Sırın'in rivayeti ile çatışmaktadır. Muhtemelen onların her birisi bazı organları itibariyle ona en çok benzeyen idi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Hasen ve el-Huseyn'in dışında benzeyen kimseler arasında Cafer b. Ebu Talib, onun oğlu Abdullah b. Cafer, el-Abbas b. Abdulmuttaliblin oğlu Kusem, Ebu Süfyan b. el-Haris b. Abdulmuttalib ile Selm b. Aklı b. Ebi Talib de vardır. Haşim oğullarından olmayanlar arasından da imam ŞafiiInin uzak atası es-Saib b. Yezid el-MuttaliblAbdi Şems oğullarından Abdullah b. Amir b. Kerız ve Kabis b. Rabia b. Adiy de bulunmaktadır. 3753- "Dedi ki: Irak halkı sinek hakkında mı soruyorlar ... " İbn Ömer Iraklıların basit bir şey hakkında soru sormaktaki istekleri ile oldukça değerli ve önemli şeylere karşı da kusurlu davranmalarından hayretini ifade etmek üzere böyle demiştir

Sahih-i Buhari, 3754 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Cabir b. Abdullah r.a. dedi ki: "Ömer şöyle derdi: Ebu Bekir bizim seyyidimizdir ve bizim seyyidimizi kölelikten kurtarmıştır." Bu: sözleriyle de Bilal'i kastediyordu

Sahih-i Buhari, 3755 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Kays'dan rivayete göre; "Bilal, Ebu Bekir'e dedi ki: Eğer beni kendin için satın almış idiysen beni burada tut ve eğer beni ancak Allah için satın aldı isen beni Allah için yapmak istediklerimle baş başa bırak." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Bilal b. Rebah'ın menkıbeleri" İbn Sa"d"ın naklettiğine göre o eşraftan birisinin cariyesinden doğma idi. Annesinin adı Hamame"dir. Cumah oğullarından birisine aitti. Taberani ve başkalarında yer alan Enes"den gelen rivayete göre aslen Habeşli idi. Meşhur olan da odur. Nube"li olduğu da söylenmiştir. "Ebu Bekir'in mevlası (azatlısı)" Ebu Bekir b. Ebi Şeybe sahih bir sened ile Kays b. Ebi Hazim'den şöyle dediğini rivayet etmektedir: "Bilal taşlar altına gömülmüş iken Ebu Bekir onu beş ukiyye karşılığında satın aldı." "Ömer derdi ki: Ebu Bekir bizim seyyidimizdir ve -Bilal'i kastederek- seyyidimizi azad etmiştir." İbnu't-TIn der ki: Bununla Bilal'in seyyidlerden (efendilerden) olduğunu kastetmektedir. Yoksa Ömer'den daha faziletli olduğunu kastetmek istememiştir. Başkası da birinci seyyid'i hakikat anlamında, ikincisini ise mecaz yollu ve tevazu olsun diye söylemiştir. Yahut da seyyidlik daha efdal olmayı gerektirmeyebilir. İbn Ömer der ki: "Ben Muaviye'den daha seyyidini görmedim." Halbuki o Ebu Bekir ve Ömer'i de görmüştür. "Bilal, Ebu Bekir'e dedi ki" O bu sözlerini Ebu Bekir'e halifeliği sırasında söylemiştir. "Beni Allah için yapmak istediklerimle baş başa bırak" ibaresi el-Kuşmthent rivayetinde "Allah için amelimle baş başa bırak" şeklinde, Ebu Usame'nin rivayetinde: "Beni bırak da Allah için am el edeyim" anlamındadır. İbn Sa'd da Tabakat'ta bu olayı naklederken şu fazlalığı zikretmektedir: "Ben gördüğüm kadarıyla mu'minin en faziletli ameli cihad etmektir. Bu sebeple Allah yolunda ribat yapmak istedim. Ebu Bekir ise Bilal'e: Allah için ve benim üzerindeki hakkım dolayısıyla, deyince Bilal, (Ebu Bekir) vefat edene kadar onunla birlikte kaldı. Fakat Ebu Bekir vefat ettikten sonra Ömer ona izin verdi. O da cihad etmek üzere Şam'a gitti. Orada Amevas taununda 18 yılında orada vefat etti. 20 yılında vefat ettiği de söylenmiştir." Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır

Sahih-i Buhari, 3756 numaralı hadis

Companions of the Prophet

İbn Abbas'tan dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni bağrına basarak: Allah'ım ona hikmeti öğret, diye buyurdu." Bize Ebu Ma'mer anlattı, bize Abdu'l-Varis anlattı: "Ve Allah'ım, ona kitabı öğret, diye buyurdu." Bize Musa anlattı, bize Vuheyb, Halid'den anlattı, deyip onun (Ebu Ma'mer) gibi hadisi zikretti. "Hikmet" ise nübuvvetin dışındaki hususlarda isabet etmek demektir. Diğer tahric edenler: Tirmizî, Menakîb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "İbn Abbas" yani Abdullah b. el-Abbas b. Abdulmuttalib b. Haşim olup, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in amcasının oğludur. Künyesi, Ebu'I-Abbas'dır. Hicretten üç yıl önce doğmuş, 68 yılında Taif'te vefat etmiştir. Ashab-ı kiram'ın alimlerinden idi. Öyle ki, Ömer genç olduğu halde onu yaşlılar ile birlikte öne geçirirdi. Buhari onun hakkında kendisinin rivayet ettiği şu hadisi zikretmektedir: "Nebi sallallahu aleyhi ve sellem beni bağrına bastı ve: Allah'ım, ona hikmeti öğret, diye buyurdu." Bir başka lafızda "ona kitabı öğret" şeklindedir. Burada "hikmet" ile neyin kastedildiği hususunda görüş ayrılığı vardır. Söylenen sözde isabetli olmak diye açıklandığı gibi, Allah'tan geleni iyice kavramak, aklın, doğruluğuna tanıklık ettiği husus, ilham ile vesvesenin kendisi vasıtası ile ayırt edilebileceği bir nur, doğru bir şekilde çabucak cevap vermek ve daha başka şekillerde açıklanmıştır. İbn Abbas ashab-ı kiram arasında Kur'an tefsirini en iyi bilen kişilerden idi. Yakup b. Süfyan da Tarih'inde sahih bir senedIe İbn Mes'ud'un şöyle dediğini rivayet etmektedir: "Eğer İbn Abbas bizim yaşımıza gelmiş olsaydı, bizden hiçbir kimse onunla boy ölçüşemezdi." Yine İbn Mes'ud şöyle derdi: "İbn Abbas Kur'an'ın ne güzel bir tercümanıdır." Bu fazlalığı İbn Sa'd da bir başka yoldan Abdullah b. Mes'ud'dan diye rivayet etmiş bulunmaktadır

Sahih-i Buhari, 3757 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Enes r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Zeyd'in, Cafer'in ve İbn Revaha'nın şehit düştüklerini, şehadet haberleri kendilerine gelmeden önce Müslümanlara duyurdu ve şöyle dedi: Sancağı Zeyd aldı ve isabet aldı. Sonra onu Cafer aldı, o da isabet aldı. Sonra onu İbn Revaha aldı ve isabet aldı. --Gözlerinden de yaş akıyordu.-- Nihayet sancağı Allah'ın kılıçlarından bir kılıç aldı ve nihayet Allah onlara zafer nasip etti." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Halid b. el-Velid" b. el-Muğire b. Abdullah b. Ömer b. Mahzum. b. Yakaza b. Murre b. Ka'b "ın Menkıbeleri" Nesebi Nebi sallallfıhu aleyhi ve sellem ile, aynı zamanda Ebu Bekir ile Murre b. Ka'b'da birleşmektedir. Künyesi Ebu Süleyman'dır. Ashab-ı kiramın ileri gelen suvarilerinden idi. Hudeybiye ile Mekke'nin fethi arasındaki dönemde Müslüman olmuştur. Mute gazvesinden iki ay önce Müslüman olduğu da söylenmiştir. Bu gazve ise 8 h. yılında Cumada ayında olmuştur

Sahih-i Buhari, 3758 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Mesruk dedi ki: Abdullah b. Amr'ın huzurunda Abdullah (b. Mes'ud)'un adı geçince dedi ki: "Bu, benim Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i: Kur'an'ı şu dört kişiden öğreniniz, deyip önce Abdullah b. Mes'ud --diyerek saymaya başladığından beri-- sevdiğim ve sevmeye devam edeceğim kişidir." (Sonra saymaya şöyle devam etti): "Ebu Huzeyfe'nin mevlası Salim, Ubeyy b. Ka'b ve Muaz b. CebeL" (Abdullah b. Amr): Önce Ubeyy'i mi yoksa Muaz'ı mı saydı bilemiyorum, dedi. Bu Hadis 3760, 3806, 3808, 3999 numara ile gelecektir. Diğer tahric edenler: Tirmizî, menakÎb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ebu Huzeyfe" b. Utbe b. Rabia b. Abdi Şems"in mevlası (azatlısı) Salim'in menkıbeleri" Salim'in mevlası Ebu Huzeyfe b. Utbe, ashab-ı kiram'ın büyüklerinden idi. Nebi sallallfıhu aleyhi ve sellem ile Bedir'de bulunmuş, o günde babası kafir olarak öldürüldüğüne üzülmüş ve: "Ben onun akıllı birisi olduğunu gördüğümden dolayı Müslüman olacağını ümit ederdim, demiştir." Ebu Huzeyfe Yemame'de şehit düşmüştür. Salim de ilk Müslüman olanlardand!. Bu hadis ile onun Kur'an-ı Kerim'i bilen birisi olduğuna işaret edilmektedir. Daha önce Namaz bölümünde Mekke'den geldikleri sırada Kuba'da muhacirlere imamlık ettiği kaydedilmiş bulunmaktadır. Salim Bedir'e ve ondan sonraki gazvelere katılmıştır. Babasının adının Ma'kil olduğu söylenir. O ensardan bir kadının kölesi iken Ebu. Huzeyfe o kadın ile evlendikten sonra onu evlatlık edindiğinden ötürü Ebu. Huzeyfe'ye nispet edilmiştir. Buna dair açıklamalar da ileride Rada' (süt emme) bahsinde gelecektir. Salim de Yemame'de şehit düşmüştür

Sahih-i Buhari, 3759 numaralı hadis

Ebu. Vail dedi ki: Mesruk'u şöyle derken dinledim: "Abdullah b. Amr dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ne çirkin konuşur, ne de çirkin konuşmaya gayret gösterirdi. Yine şöyle buyurmuştur: Aranızda en sevdiklerim ahlakı en güzel olanlarınızdır." [-3760-] Ayrıca şöyle buyurmuştur: "Kur'an okumayı şu dört kişiden öğreniniz: Abdullah b. Mes'ud'dan, Ebu. Huzeyfe'nin mevlası Salim'den, Ubey b. Ka'b'dan ve Muaz b. Cebel'den

Sahih-i Buhari, 3760 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Ebu. Vail dedi ki: Mesruk'u şöyle derken dinledim: "Abdullah b. Amr dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ne çirkin konuşur, ne de çirkin konuşmaya gayret gösterirdi. Yine şöyle buyurmuştur: Aranızda en sevdiklerim ahlakı en güzel olanlarınızdır." [-3760-] Ayrıca şöyle buyurmuştur: "Kur'an okumayı şu dört kişiden öğreniniz: Abdullah b. Mes'ud'dan, Ebu. Huzeyfe'nin mevlası Salim'den, Ubey b. Ka'b'dan ve Muaz b. Cebel'den

Sahih-i Buhari, 3761 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Alkame'nin (şöyle dediği rivayet edilmiştir): "Şam'a girdim. İki rekat namaz kıldıktan sonra: Allah'ım, bana yanıma oturacak (Salih) birisini nasip et, dedim. Yaşlıca bir adamın gelmekte olduğunu gördüm. Yaklaşınca: Umarım Allah duamı kabul etmiştir, dedim. Sen nerelisin dedi. Ben KUfelilerdenim dedim. Peki aranızda nalınların, yastığın ve abdest suyu taşınan mataranın görevlisi yok mu? Yahut aranızda şeytandan korunan kimse yok mu? Yine aranızda ondan başka kimsenin bilmediği sırrın sahibi yok mu? Ya Ümmü Abd'in oğlu (Abdullah b. Mes'ud) "Ve'l-leyli (suresin)"i nasıl okur, dedi. Ben de: "Ve'l-leyli iza yağşa, ve'nnehari iza tecella, ve'z-zekeri ve'l-unsa: Örtüp bürüdüğü zaman geceye, aydınlandığı zaman gündüze, erkeğe ve dişiye andolsun" diye okudum. O da bana dedi ki: Bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana ağzından (arada kimse olmaksızın) ağzıma (böylece) okuttu. Fakat bunlar neredeyse beni geri döndürecekler. " Burada zikredilen son ayetin "ve ma halaka'z•zekera ve'l-unsa" şeklindeki okuyuşa döndürülmek istendiğini kast etmektedir. (Aynı, XVI)

Sahih-i Buhari, 3762 numaralı hadis

Companions of the Prophet

Abdurrahman b. Yezid dedi ki: "Biz, Huzeyfe'ye, (ashab arasında) güzel görünüşü ve gidişi itibariyle Nebie en yakın kişinin kim olduğunu -onu bilip öğrenelim diye- sorduk. Dedi ki: Ben güzel görünüşü, gidişi, şekli ve şemaili itibariyle İbn Ümmü Abd'den daha çok Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e 'yakın (benzer) kimse bilmiyorum." Bu Hadis 6097 numara ile gelecektir