KURAN KATİBİ
← Hadis Külliyatı

Sahih-i Buhari

Imam Buhari · 7.521 hadis

Sahih-i Buhari, 2898 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Sehl İbn Sa'd es-Saidi anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, müşriklerle karşı karşıya geldi ve savaş başladı. Bir ara Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem da düşmanlar da karargahlarına döndüler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabı içinde bir yiğit vardı; önüne gelen ve ordusundan ayrı düşen düşman askerlerini tek tek takip ediyor ve kılıcıyla vurup yere seriyordu. İnsanlar onun hakkında: "Bugün içimizden hiç kimse bu adam gibi mükafat almadı" demeye başladılar. Fakat Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Buna rağmen o cehennemliklerdendir" buyurdu. Bu o anda orada bulunan herkesi şaşkına çevirmişti. İçimizden birisi: "Ben bu adamı takip edeceğim" deyip onun peşine takıldı; onun durduğu yerde duruyor, harekete geçtiği zaman hareket ediyordu. Bir süre sonra kahramanca çarpışan bu adam çok ağır bir yara aldı ve bir an önce ölmek için intihar etti. O kılıcın kabzasnı yere dayadı ve ucunu da tam göğsünün ortasına yerleştirip üzerine yüklenerek kendisini öldürdü. Bu olayı gören adam derhal Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geldi ve: "Şehadet ederim ki sen Allah'ın Resulüsün" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ne oldu, niçin bunu söyleme ihtiyacı duydun?" diye sorunca adam şöyle cevap verdi: "Biraz önce insanların hayranlıkla bahsettiği ve sizin cehennemlik olduğunu söylediğiniz adam vardı ya ben sizin o sözünüz üzerine onu takip ettim ve her hareketini kontrol etmeye başladım. Adam savaşırken çok ağır bir yara aldı ve bir an önce ölmek istedi. Bunun için de kılıcın kabzasını yere dayadı ve ucunu da tam göğsünün ortasına yerleştirip üzerine yüklenerek kendisini öldürdü." Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bir kimse insanların müşahede edebildiği davranışları bakımından cennetliklerin amelini işler fakat cehennemliklerden olur. Buna karşılık bir kimse insanların müşahede edebildiği davranışları bakımından cehennemliklerin amelini işler fakat cennetliklerden olur. " Tekrar:

Sahih-i Buhari, 2899 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Seleme İbnü'l-Ekva' r.a. anlatıyor: "Bir gün Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem aralarında okla atıcılık müsabakası yapan Eslem oğullarından bir grupla karşılaştı ve onlara: "Atın İsmail oğulları, şüphesiz sizin atanız İsmail de iyi bir atıcıydı. Haydi atın, ben falan oğulları ile beraberim!" Bunun üzerine yarışan takımlardan biri ok atmayı bıraktı. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ne oldu size, niye ok atmayı bıraktınız?" deyince onlar: "Nasıl atalım ki! Siz onlarla birlikte olduğunuzu söylüyorsunuz!" dediler. Bu cevap üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Haydi atın, ben sizinle hepinizle beraberim!" buyurdu." Tekrar:

Sahih-i Buhari, 2900 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Ebu Useyd babasının şöyle dediğini nakletmiştir: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bedir savaşında Kureyş müşriklerine karşı savaş konumu aldığımızda bize şu talimatı verdi: "Size yaklaşıp menzile girdiklerinde onların üzerine ok yağdırın!" Tekrar:

Sahih-i Buhari, 2901 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Ebu Hureyre r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Habeşliler Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzurunda mızrakları ile oyun oynarken içeriye Ömer (r.a.) girdi. (Bu durumdan hoşlanmadığı belliydi), yere eğilip çakıl taşları aldı ve dağılmaları için oynayanlara fırlattı. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Rahat bırak onları ey Ömer!" Ali şu ilave bilgiyi verdi: "Abdürrezzak bize Ma'mer'in "mescidde oynarlarken" dediğini haber verdi

Sahih-i Buhari, 2902 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Enes İbn Malik r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Ebu Talha, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte aynı kalkanı kullanırdı. Ebu Talha çok iyi ok atardı. O ok attığı zaman Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanıbaşında durur ve okların gittiği yere bakardı

Sahih-i Buhari, 2903 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Sehl r.a. anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in miğferi başında parçalanmış, yanağı yarılmış ve lateral ikinci kesici dişi kırılmıştı. Bu sırada Hz. Ali kalkan ile su taşıyor ve Fatıma da yarayı yıkıyordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem çok kan kaybediyordu ve akan kan su'dan da fazlaydı. Hz. Fatıma bunu görünce bir hasır parçası alıp yaktı ve küllerini yaranın üzerine bastırdı. Bunun üzerine kan kesildi

Sahih-i Buhari, 2904 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Hz. Ömer'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Ben-i Nadir Yahudilerinden alınan malları Allah Teala Resulü’ne herhangi bir savaş olmadan bir ganimet (fey) olarak lutfetti. Müslümanlar bu malları elde etmek için ne at ne de deve koşturmak zorunda kaldılar. İşte bu mallar sırf Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ait kabul edildi. O da ailesinin bir yıllık nafakasını ayırdı ve kalan kısmı Allah yolunda cihada hazırlık olmak üzere silah alımı ve diğer askerı harcamalar için kullandı. " Tekrar:

Sahih-i Buhari, 2905 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Hz. Ali şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Sa'd'dan başka hiç kimseye anam babam sana feda olsun dediğini duymadım. O'nun Sallallahu Aleyhi ve Sellem Sa'd'a: "At, anam - babam sana feda olsun" dediğini bizzat işittim. " Tekrar: 4058, 4059, 6184 Diğer tahric: Tirmizi Edeb; Müslim, Fedail-üs Sahabe

Sahih-i Buhari, 2906 numaralı hadis

Hz. Aişe şöyle demiştir: "Bir gün Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem odama geldi. O sırada yanımda iki kız çocuk vardı ve Buas savaşlarını anlatan şarkılar-ezgiler söylüyorlardı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yerdeki mindere uzandı ve yüzünü diğer tarafa çevirdi. Bir süre sonra Ebu Bekir geldi ve beni: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında şeytan işi çalgılarla eğleniyorsunuz, öyle mi?" diye azarlamaya başladı. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona yönelerek: "Rahat bırak çocukları!" dedi. Ben de Ebu Bekir'in boş bir anından faydalanıp çocuklara gözümle işaret ettim ve çıktılar." [-2907-] "Bir bayram günüydü. Habeşliler mızrak ve kalkanlarla halay çekip oynuyorlardı. Oyunu görmek istiyordum fakat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bu isteğimi söyleyip söylememekte tereddüt ettim. Bana: "Oyunu görmek ister misin?" diye sorunca "evet" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni tutup arkasına aldı. Bu sırada yanağım onun yanağına değiyordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem oyun oynayanları gayrete getirmek maksadıyla: "Haydi bakalım Erfide oğulları, görelim siziı" diyordu. Bir süre sonra ben artık sıkılınca, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana: "Bu kadar yeter mi?" diye sordu. Ben "evet" deyince: "İyi öyleyse, haydi git" buyurdu." باب: الحمائل وتعليق السيف بالعنق. 82. KILIÇ ASKISI KULLANMAK VE KILICI BOYUNA ASMAK

Sahih-i Buhari, 2907 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Hz. Aişe şöyle demiştir: "Bir gün Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem odama geldi. O sırada yanımda iki kız çocuk vardı ve Buas savaşlarını anlatan şarkılar-ezgiler söylüyorlardı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yerdeki mindere uzandı ve yüzünü diğer tarafa çevirdi. Bir süre sonra Ebu Bekir geldi ve beni: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında şeytan işi çalgılarla eğleniyorsunuz, öyle mi?" diye azarlamaya başladı. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona yönelerek: "Rahat bırak çocukları!" dedi. Ben de Ebu Bekir'in boş bir anından faydalanıp çocuklara gözümle işaret ettim ve çıktılar." [-2907-] "Bir bayram günüydü. Habeşliler mızrak ve kalkanlarla halay çekip oynuyorlardı. Oyunu görmek istiyordum fakat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bu isteğimi söyleyip söylememekte tereddüt ettim. Bana: "Oyunu görmek ister misin?" diye sorunca "evet" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni tutup arkasına aldı. Bu sırada yanağım onun yanağına değiyordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem oyun oynayanları gayrete getirmek maksadıyla: "Haydi bakalım Erfide oğulları, görelim siziı" diyordu. Bir süre sonra ben artık sıkılınca, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana: "Bu kadar yeter mi?" diye sordu. Ben "evet" deyince: "İyi öyleyse, haydi git" buyurdu." باب: الحمائل وتعليق السيف بالعنق. 82. KILIÇ ASKISI KULLANMAK VE KILICI BOYUNA ASMAK

Sahih-i Buhari, 2908 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Enes İbn Malik şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem insanların en güzeli ve en cesuru idi. Bir gece Medinelilere korku salan büyük bir gürültü kopmuştu. İnsanlar sesin geldiği tarafa doğru giderlerken Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem olayı araştırmış dönüyordu bile. Ebu Talha'ya ait eğersiz bir atın sırtında boynunda kılıcı ile gelenleri karşılayıp: "Korkulacak bir durum yok, tasalanmayınız", sonra da Ebu Talha'nın atı için: "Bu at adeta bir fırtına gibi esiyor!" buyurdu

Sahih-i Buhari, 2909 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Ebu Ümame şöyle demiştir: "Bunca fethi gerçekleştiren insanların kılıçlarında ne altın ne de gümüş süsler vardı. Onların kılıçlarının süsü tabaklanmamış ham deri, kalay ve demirden ibaretti

Sahih-i Buhari, 2910 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Cabir İbn Abdullah anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Necid taraflarına savaşa çıkmıştık. Geri dönerken öğle sonrası uykusu için çalılarla dolu bir vadide mola verdik. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem inince insanlar da inip etrafa dağıldılar. Her biri bir ağaç gölgesi bulup dinlenmeye koyuldu. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem de bir ağaç altına gitti ve kılıcını ağaca astı. Bu arada gözlerimiz dalmıştı ki Resulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizi çağırdığını duyduk. Kalktığımızda yanı başında bir bedevı duruyordu. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bu adam ben uyurken kılıcımı alıp kınından sıyırmış. Ben uyandığımda yalın kılıç başımda bekliyordu. Bana: "Şimdi seni benden kim kurtaracak, beni kim engelleyecek bakalım?!" diyordu. Ben de: "Allah, Allah, Allah" dedim." Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona herhangi bir ceza vermedi ve adamcağız oraya oturdu." باب: لبس البيضة. 85. MİĞFER TAKMAK

Sahih-i Buhari, 2911 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Sehl'e Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Uhud savaşında yaralanması konusu sorulmuş o da şunları anlatmıştı: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yüzü yaralanmış, lateral ikinci kesici dişi kırılmış ve başındaki miğferi parçalanmıştı. Hz. Fatıma, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yarasından akan kanı yıkıyor Hz. Ali ise tutuyordu. Hz. Fatıma kanın hiç durmayıp aktığını görünce bir hasır parçası alıp yaktı ve küllerini yaranın üzerine bastırdı. Böylece kan durdu." باب: من لم ير كسر السلاح عند الموت. 86. KİŞİ ÖLDÜĞÜ ZAMAN SİLAHLARININ KIRILMAMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEYENLER

Sahih-i Buhari, 2912 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Amr İbnü'l-Haris'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat ettiğinde arkasında sadece şu üç malı bırakmıştı: Silahı, beyaz katırı ve sadaka olarak verdiği Hayber'deki bir arazi

Sahih-i Buhari, 2913 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Cabir İbn Abdullah anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte savaşa çıkmıştık. Geri dönerken öğle sonrası uykusu (kaylule) için çalılarla dolu bir vadi de mola verdik. İnsanlar inip etrafa dağıldılar. Her biri bir ağaç gölgesi bulup dinlenmeye koyuldu. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem de bir ağaç altına gitti ve kılıcını ağaca asıp uykuya daldı. Uyandığında yanı başında bir adam vardı. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bu adam ben uyurken kılıcımı alıp kınından sıyırmış, baş ucumda duruyordu. Bana: "Şimdi seni benden kim kurtaracak, beni kim engelleyecek söyle bakalım?!" diyordu. Ben de: "Allah!" dedim. İşte gördüğünüz gibi şimdi şuracikta oturuyor." Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu adama herhangi bir ceza vermedi." باب: ما قيل في الرماح. 88. MIZRAK KULLANMAK

Sahih-i Buhari, 2914 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Ebu Katade anlatıyor: "Ben Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir yolculukta bulunuyordum. Mekke'ye dönerken bir ara ihramlı olan bazı arkadaşlarımla birlikte geride kaldım. Fakat ben ihramlı değildim. Bu sırada bir yaban eşeği gördüm ve atıma atlayıp peşine düştüm. Arkadaşlarımdan kamçımı bana vermelerini istediğim halde vermediler. Onlardan mızrağımı bana vermelerini istedim yine veren olmadı. Ben de kendim aldım ve yaban eşeğine hamle yapıp öldürdüm. Sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabından bir kısmı bu hayvanın etinden yediği halde bazıları yemedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e yetiştiğimizde durumu anlattılar. O Sallallahu Aleyhi ve Sellem de: "Bu Allah'ın size ikram ettiği size yedirdiği bir yemektir!" buyurdu. Zeyd İbn Eslem - Ata İbn Yesar - Ebu Katade senediyle zebra (yaban eşeği) hakkında nakledilen bu rivayet Ebu'n-Nadr'ın naklettiği rivayetin benzeridir. Ebu'n-Nadr rivayetinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Yanınızda onun etinden bir parça kaldı mı?" diye sormuştu. Hadisten Çıkarılan Sonuçlar 1. Mızrak kullanmanın önemi ve gerekliliği. 2. Ganimetler Hz. Muhammed ümmetine helal kılınmıştır. Hatta Hz. Nebi'in (s.a.v.) rızkı diğer kazanç yollarında değil ganimette var edilmiştir. Zaten bu yüzden bazı alimler ganimetin en temiz kazanç olduğunu söylemişlerdir

Sahih-i Buhari, 2915 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Abdullah İbn Abbas'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (Bedir savaşında karargah çadırında ellerini açmış Rabbine) şöyle yalvarıyordu: "Allahım, (muzaffer olacağımıza dair) sözünü ve (Kureyş kervanı ile şu savaşa gelen topluluktan birinin bizim olacağına dair) va'dini gerçekleştirmeni diliyorum. Allahım, eğer müşriklerin karşısına çıkan şu topluluğun galip gelmesini dilemezsen bugünden sonra artık yeryüzünde sana ibadet eden kalmayacak!" Bu dua üzerine Hz. Ebu Bekir, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ın elini tutup şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü, Rabbine bu kadar ısrarlı bir şekilde yalvardığın yetişir!" Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu sırada zırhlıydı ve dışarı çıkarken şöyle diyordu: "Şu müşrikler topluluğu yakında hezimete uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacak! Fakat kıyamet anı daha şiddetli ve acı olacak!'' [Kamer 45-46] Tekrar:

Sahih-i Buhari, 2916 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Hz. Aişe'nin şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat ettiğinde zırhı, bir yahudi de otuz sa' arpa karşılığın'a rehin idi." . Ebu Ya'la dedi: A'meş'in bize naklettiği ifade şöyledir: "Demirden bir zırh." Mualla dedi: Abdülvahid, A'meş'in bize şöyle dediğini nakletti: "Ona demir zırhını rehin bırakmıştı

Sahih-i Buhari, 2917 numaralı hadis

Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)

Ebu Hureyre'nin naklettiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Cimri biri ile malını sadaka olarak veren cömert bir insanın durumunu size şu örnekle anlatayım: İki kişi düşünün. Üzerlerinde demirden giysiler var. Bu giysiler kendilerini öylesine sıkıyor ki ellerini göğsüne yapıştırıyor. İşte malını sadaka olarak vermek isteyen kişi her sadaka verdikçe bu elbise genişler ve sonunda parçalanır; böylece o da kurtulur. Cimri ise sadaka vermeye yeltense bile bu elbisenin her boğumu onu sıktıkça sıkar ve vücuduna iyice yapışır. Hatta elleri göğsünün üzerinde bağlı kalır. Bu cimri elbiseyi genişletmek için elinden gelen çabayı gösterir ama demir elbise bir türlü açılmaz