Sahih-i Buhari, 2858 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Abdullah İbn Ömer dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işittim: "Üç şeyde uğursuz/uk vardır: At, kadın ve ev." Diğer tahric: Tirmizi Edeb; Müslim, Selam Mahir: Cahiliyye de uğursuzluğun at kadın ve ev de olduğuna inanıldığını beyan ediyor Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
Sahih-i Buhari, 2859 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Sehl İbn Sa'd es-Saidi'den nakledildiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Eğer uğursuzluk bir varlıkta olacaksa kadında, atta ve evde olur
Sahih-i Buhari, 2860 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Ebu Hureyre'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "At üç amaçla kullanılır. Buna göre ata sahip olmak kimisi için sevaptır, kimisi için hicaptır (örtüdür) ve bazıları için de azaptır. At şu kişi için sevaptır: Bu şahıs atı Allah yolunda kullanmak üzere bağlayıp besler; onun boynuna bir ip bağlayıp yere sabitledikten sonra otlaklara veya bahçelere salar. İşte atın bu otlaklarda veya bahçelerde ipe bağlı olarak yayıldığı sürece yediği her şeyonun için sevap olur. Eğer at ipini koparır da bir ya da iki tepeyi aşarsa pislemesi ve bıraktığı izler yine- sahibi için sevap olarak yazılır. At bir ırmağa gelip suyundan içerse atın sahibi onu sulamak amacı taşımasa bile aynı şekilde bundan dolayı sevap alır. Atın hangi durumda sahibi için bir günah aracı olduğuna gelince bu atıyla Müslümanlara karşı övünmek, caka satmak ve gösteriş yapmak için bağlanırsa sahibi için azap olur." Ashab-ı kiram merkeplerin de aynı hüküm kapsamına girip girmediğini sorunca Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şu cevabı verdi: "Bu konuyla ilgili olarak bana vahyedilen en kapsamlı ve tek ayet şudur: "Kim zerre miktarı hayır yapmışsa bunun karşılığını görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onun karşılığını görür. " [Zilza]
Sahih-i Buhari, 2861 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Ebu'l-Mütevekkil en-Naci anlatıyor: Ensar'dan olan Cabir İbn Abdullah'ın yanına gelip ondan bana Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittiği bazı konular anlatmasını istedim. Bana şu kıssayı anlattı: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir yolculukta bulunmuştum. (Ravilerden İbn Akil: "Bir savaş mı yoksa umre yolculuğu mu demişti bilmiyorum" demiştir.) Dönüşte Medine'ye yaklaşınca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ailesine bir an önce ulaşmak isteyen varsa hızlanabilir!" buyurdu. Bunun üzerine ben üzerinde hiçbir alacalık bulunmayan Ermek adlı devemin sırtında bir grupla birlikte öne atıldım. İnsanlar arkamda kalmıştı. Ben böyle giderken Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem karşıma çıktı ve: "Ey Cabir sıkı dur!" deyip deveme kamçısıyla bir defa vurunca deve olduğu yerde sıçradı. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana: "Deveyi satar mısın?" diye sordu ben de "evet" deyip yola koyuldum. Biz Medine'ye vardıktan sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de ashabından bir grupla birlikte mescide girdi. Ben de deveyi bir köşe ye bağlayıp Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına vardım ve: "İşte deveniz!" dedim. Bunun üzerine Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem dışarı çıktı ve devenin etrafında dolaşıp: "Deve bizim devemiz" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana bir miktar altın gönderdi ve: "Bunu Cabir'e verin!" dedi. Sonra bana: "Devenin bedelini tam olarak aldın mı?" diye sordu. Ben "Evet aldım" deyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana: "Para da deve de senindir!" buyurdu." باب: الركوب على الدابة الصعبة والفحولة من الخيل. 50. GÜÇLÜ VE DiRENÇLi BiNEKLER iLE AYGIRLARA BiNMEK
Sahih-i Buhari, 2862 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Enes İbn Malik anlatıyor: "Medine'de insanları dehşete salan bir gürültü kopmuştu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Talha'ya ait Mendub adı verilen atı ödünç alıp hemen olayı araştırmaya koştu. Dönüp geldiğinde de şöyle buyurdu: "Korkulacak bir durum yok. Fakat bu Mendup da adeta bir fırtına gibi esiyor
Sahih-i Buhari, 2863 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Abdullah İbn Ömer şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ganimetten at için iki, sahibi için de bir pay verdi
Sahih-i Buhari, 2864 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Ebu İshak anlatıyor: Birisi Bera İbn Azib'e gelerek: "Siz Huneyn savaşında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i bırakıp kaçtınız mı?" diye sorunca Bera şu cevabı verdi: "Fakat Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem asla düşmandan kaçmadı. Hevazin kabilesi okçulukta meşhur idi. Biz onlarla karşı karşıya gelince üzerlerine hücum ettik ve dağılıp geri çekildiler. Bunun üzerine Müslümanlar ganimet toplamaya başladı. Hevazin kabilesinin okçuları da bu fırsatı değerlendirip üzerimize ok yağdırmaya başladılar. Fakat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kesinlikle savaş meydanından kaçmadı. Bu panik anında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in beyaz katırının üzerinde öylece durduğunu gördüm. Ebu Süfyan katırın yularım tutuyor, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de şöyle sesleniyordu: "Yalan yok, ben Nebiyim. Ben Abdulmuttalib'in oğlu Muhammed'im. " Tekrar: 2874, 2930, 3042, 4315, 4317 Diğer tahric: Müslim Cihâd; Tirmizî, Cihâd باب: الركاب والغرز للدابة. 53. DEMİR VEYA DERİDEN OLAN ÜZENGİ
Sahih-i Buhari, 2865 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Abdullah İbn Ömer'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Zülhuleyfe mescidinde iken ayağını deve eğerinin üzengisine koyup bindikten sonra deve tam olarak doğrulunca yüksek sesle telbiye getirmeye başlardı. باب: ركوب الفرس العري. 54. EĞERSİZ AT’A BİNMEK
Sahih-i Buhari, 2866 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Enes İbn Malik'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir defasında boynuna kılıcını asmış ve eğersiz bir at'a binerek ashabının karşısına çıkmıştır
Sahih-i Buhari, 2867 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Enes İbn Malik anlatıyor: "Bir defasında Medıneliler içlerine korku salan bir gürültü duydular. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Talha’nın pek de hızlı olmayan atına atlayıp olayı araştırmaya koştu. Geri dönünce şöyle buyurdu: "Sizin bu atınız fırtına gibi esiyor!" Ebu Talha'nın bu atını daha sonra geçebilen bir at olmadı
Sahih-i Buhari, 2868 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Abdullah İbn Ömer'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem iyi koşan, güçlü, tımar edilmiş atları Hafya ile Veda' tepesi arasında, daha zayıf olan ve tımar edilmemiş yavaş atları da Veda' tepesi ile Benu Züreyk mescidi arasında yarıştırdı. Hatta bu yarışıara ben de katıldım." Ubeydullah İbn Ömer'in naklettiğine göre Süfyan şöyle demiştir: "Hafya ile Veda' tepesi arası beş veya altı mil, Veda' tepesi ile Benu Züreyk mescidi arası ise bir mildir." باب: إضمار الخيل للسبق. 57. ATLARıN YARIŞ İÇİN HAZIRLANMASI
Sahih-i Buhari, 2869 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Abdullah İbn Ömer şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem tımar edilmemiş atları Veda tepesi ile Benu Züreyk mescidi arasında yarıştırdı." Ravi, Abdullah İbn Ömer'in de bu yarışıara katıldığını söylemiştir
Sahih-i Buhari, 2870 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Abdullah İbn Ömer'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem tımar edilmiş (idmar) atlar arasında yarış düzenledi. Bu yarışa Hafya 'dan başlandı. Yarışın bitiş noktası ise Veda tepesi idi. - Ravilerden Ebu İshak, Musa İbn Ukbe'ye: ,"Peki bu iki yer arası ne kadarlık bir mesafe?" diye sormuş Musa da: "Altı veya yedi mil" diye cevap vermiştir. - Tımar edilmeyen atları da yarıştırdı. Bu yarışın başlama noktası Veda tepesi, bitiş yeri ise Benu Züreyk mescidi idi.'" Ebu İshak bu iki nokta arasındaki mesafenin ne kadar olduğunu Musa'ya sormuş o da: "Bir mil civarında" diye cevap vermiştir. Ravinin söylediğine göre Abdullah İbn Ömer de bu yarışlara katılmıştır
Sahih-i Buhari, 2871 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Enes İbn Malik'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Adba adında bir devesi vardı
Sahih-i Buhari, 2872 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Enes İbn Malik'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Adba adında bir devesi vardı. Bu deve o kadar hızlıydı ki hiç geçilmezdi. - Humeyd şöyle demiştir: Neredeyse hiç geçilmezdi. - Bir gün bir bedevınin binek olarak kullandığı devesi Adba'yı geçip arkada bıraktı. Bu durum Müslümanların çok zoruna gitmişti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Müslümanların bu sıkıntısını anlayınca şöyle buyurdu: "Allah Teala dünyada iken yükselttiği bir şeyi muhakkak günü gelince alçaltır, alaşağı eder
Sahih-i Buhari, 2873 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Amr İbnü'l-Haris'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat ettiğinde arkasında sadece şu üç malı bırakmıştı: Beyaz katırı, silahı ve sadaka olarak verdiği bir arazi
Sahih-i Buhari, 2874 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Bera İbn Azib'ten nakledilmiştir: Birisi Bera İbn Azib'e gelerek: "Ey Ebu Umara, siz Huneyn savaşında düşmandan kaçtınız mı?" diye sorunca Bera şu cevabı verdi: "Allah'a yemin ederim ki kaçmadık. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem de düşmandan kaçmadı. Sadece kalabalık dolayısıyla sıkışan öncü birlikler kaçıştı. Hevazin okçuları onlara saldırmıştı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise beyaz katırının üzerinde öylece duruyordu. Ebu Süfyan İbnü'l-Haris de katır'ın yularını tutuyordu. Bu sırada Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de şöyle sesleniyordu: "Yalan yok, ben Nebiyim. Ben Abdülmuttalib'in oğlu Muhammedim
Sahih-i Buhari, 2875 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Mu'minlerin annesi Aişe r.anha şöyle demiştir: "Bir defasında cihad'a katılmak üzere Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den izin istedim. Bana: "Siz kadınların cihadı hacca gitmektir" diye cevap verdi
Sahih-i Buhari, 2876 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Aişe r.anha'nın naklettiğine göre Nebi Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımları O'na Sallallahu Aleyhi ve Sellem cihadı sorduklarında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle cevap verdi: "Ne güzel cihaddır hac
Sahih-i Buhari, 2877 numaralı hadis
Fighting for the Cause of Allah (Jihaad)
Enes İbn Malik anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir defasında teyzem Ümmü Haram Binti Milhan'ın yanına gelip orada uzandı ve uykuya daldı. Uyandıktan sonra tebessüm ediyordu. Teyzem: "Niçin tebessüm ediyorsunuz ey Allah'ın Resulü?" diye sorunca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ümmetimden bir grup Allah yolunda cihad etmek üzere yeşil denize açılacak. Onlar tahtları üzerindeki krallar gibi ihtişamlı bir şekilde sefere çıkacaklar." Teyzem: "Ey Allah'ın Resulü, dua buyurunuz ben de onlardan biri olayım!" deyince Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allahım, Ümmü Haram'ı onlardan biri eyle!" diye dua etti. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem sonra yine uzanıp uykuya daldı ve aynı şekilde tebessüm ederek uyandı. Teyzem niçin tebessüm ediyorsunuz diye sorunca Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem aynı cevabı verdi. Bunun üzerine Teyzem o kişilerden olmak için dua istedi ve Nebi Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem de: "Allahım, Ümmü Haram'ı onlardan biri eyle!" diye dua etti ve şöyle buyurdu: "Sen bu grubun önde gelenlerinden olacaksın, geride kalanlarından değil!" Teyzem Ubade İbnü's-Samit ile evlendi ve Binti Karaza ile birlikte deniz seferine çıktı. Karaya ayak basınca bineğine bindi. Binek huysuzlanıp onu yere attı ve düşerek şehit oldu." باب: حمل الرجل امرأته في الغزو دون بعض نسائه. 64. ERKEĞİN SAVAŞA GİDERKEN EŞLERİNDEN BİRİSİNİ YANıNDA GÖTÜRMESİ