KURAN KATİBİ
← Hadis Külliyatı

Sahih-i Buhari

Imam Buhari · 7.521 hadis

Sahih-i Buhari, 2296 numaralı hadis

Kafalah

Cabir İbn Abdullah r.a.'ın naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bahreynlin malları gelecek olursa sana şu kadar vereceğim" buyurmuştu. Fakat söz konusu mallar gelmeden önce Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ahirete göç etti. Bahreyn'in malları geldiği zaman Hz. Ebu Bekir r.a., "Resulullah'ın vaadte bulunduğu kimse varsa ya da ondan alacağı bulunan kimse varsa bize gelsin" şeklinde bir duyuru yaptırdı. Bunun üzerine ben ona gittim ve "Benim şu kadar alacağım var" dedim. Ebu Bekir r.a. bana o paradan bir miktar alıp verdi ve "say" dedi. Verdiği para, beşyüz adetti. Bana, "bunun iki katını daha al" dedi Tekrar:

Sahih-i Buhari, 2297 numaralı hadis

Kafalah

Aişe r.anha "Aklım erdi ereli, annem ve babamın, İslam dini üzere olduğunu biliyorum" demiştir. Urve İbn Zübeyr'in naklettiğine göre Aişe r.anha şöyle demiştir: "Aklım erdi ereli, annem ve babamın, İslam dini üzere olduğunu biliyorum. Her gün sabah ve akşam Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize uğrardı. Müslümanlar işkencelerle imtihan edildiği zaman Ebu Bekir Habeşistan'a hicret etmek üzere yola çıktı. Berkü'l-Ğimad isimli yere gelince, Kana kabilesinin reisi olan İbnü'd-Değine ile karşılaştı. İbnüd Değine ona, "Ey Ebu Bekir! Nereye gidiyorsun?" dedi. Ebu Bekir de, "Kavmim beni (yurdumdan) çıkardı. Ben de Rabbime kulluk edebileceğim bir yere seyahat etmek istiyorum" dedi. İbnüd Değine, "Senin gibi bir adam yurdundan çıkmaz, çıkarılamaz da. Çünkü sen, fakire yardım eder, akrabalık bağlarını gözetir, yaşlıların yükünü çeker, misafire ikram edersin, Allah'ın gönderdiği felaketlere karşı insanlara yardımcı olursun. Ben sana eman veriyorum. Geri dön, Rabbine kendi memleketinde ibadet et. Ebu Bekir geri döndü, İbnü'd-Değine ile birlikte yolculuk ettiler. (Mekke'ye varınca) İbnü'd-Değine müşriklerin çevresinde döndü ve onlara, "Ebu Bekir gibi bir kimse yurdundan çıkamaz, çıkarılamaz da. Fakire yardım eden, akrabalık bağlarını gözeten, yaşlıların yükünü çeken, misafire ikram eden, Allah'ın gönderdiği felaketlere karşı insanlara yardımcı olan bir kimseyi mi yurdundan çıkartıyorsunuz? Kureyş kabilesi onun Ebu Bekir için verdiği eman'ı kabul ettiler ve İbnü'd-Değine'ye şöyle dediler. "Ebu Bekir'e git, Rabbine ibadetini evinde yapsın. İstediği gibi namaz kılıp (Kur'an) okusun, fakat bununla bizi rahatsız etmesin, sesini yükseltmesin. Çünkü biz, onun, oğullarımızı ve kadınlarımızı etkileyip zihinlerini karıştırmasından endişe ediyoruz." İbnüd Değine söylenenleri Ebu Bekir'e iletti. Bunun üzerine Ebu Bekir, evinde Rabbine ibadet etmeye başladı. Artık evinin dışında başka bir yerde Namazını yüksek sesle kılmıyor, Kur'an'ını yüksek sesle okumuyordu. Daha sonra Ebu Bekir evinin bahçesinde bir mescit yaptı ve artık ortaya çıktı. Namazını orada kılıyor, Kur'an'ı orada kendi evinde okuyordu. Müşriklerin kadın ve çocukları büyük bir kalabalık teşkil edecek şekilde orada toplanıyor, onu hayretle izliyor ve büyük bir beğeniyle ona bakıyordu. Ebu Bekir (duygulu olduğu için) çok ağlayan, Kur'an okurken gözyaşlarını tutamayan bir kimse idi. Bu durum müşriklerin ileri gelenlerini rahatsız etti. İbnü'd-Değine'ye giderek, "Biz, Ebu Bekir'e, Rabbine evinde ibadet etmesi şartıyla eman vermiştik. O bu şartı çiğnedi, evinin bahçesinde bir mescit yaptı. Namazı açıktan kılıyor, Kur'an'ı açıktan okuyor. Biz, onun, çocuklarımızı ve kadınlarımızı bozmasından korkuyoruz. Isterse, sadece kendi evinde Rabbine ibadet etsin, ama bundan kaçınır da açıktan yapmayı sürdürürse verdiğin emanı geri iste. Biz, sana verdiğimiz sözü bozmayı uygun görmedik, fakat bu şekilde açıkça ibadet etmesini de kabul edemeyiz" dediler. Aişe (r.anha) devamla şöyle anlatır: Bunun üzerine İbnü'd-Değine Ebu Bekir'e gelerek: "Seninle hangi şartlarla anlaşma yaptığımızı biliyorsun. Dilersen o şartlara uyarak sadece evinde ibadet et, dilersen de verdiğim emanı geri ver. Çünkü ben, hiçbir arabın, benim vermiş olduğum emanı bozduğum şeklinde bir şeyi duymasını istemem" dedi. Ebu Bekir ona, "Emanını sana geri veriyorum ve Allah'ın emanına razıyım" dedi. O sırada Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'de idi ve şöyle buyurdu: "Hicret edeceğiniz yer bana gösterildi. Kara taşlıklı, hurma ağaçlarının bulunduğu çorak bir yer gördüm." Bazı sahabiler, Resulullah'ın bu sözünden sonra Medine'ye doğru hicret etti. Habeşistan'a hicret edenlerin bazıları da dönüp Medine'ye hicret ettiler. Ebu Bekir de hicret hazırlıklarına başladı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Acele etme. Çünkü ben, bana da izin verilmesini umuyorum" buyurdu. Ebu Bekir, "Babam sana feda olsun, bunu umuyor musun?" dedi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Evet" buyurdu. Bunun üzerine Ebu Bekir Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e yol arkadaşlığı yapmak üzere gitmekten vazgeçti. İki binek devesini, dört ay boyunca akasya ağacı yaprağı ile besledi

Sahih-i Buhari, 2298 numaralı hadis

Kafalah

Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Resuılullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e borcu bulunan bir cenaze getirildiği zaman "Borcu için (techiz masraflarını) aşan bir mal bıraktı mı?" diye sorardı. Eğer borcunu karşılayacak kadar mal bıraktığı söylenirse onun cenaze namazını kılardı. Aksi halde, müminlere, "Arkadaşınızın namazını kılın" buyururdu. Fetihler artıp (mallar çoğalınca), "Ben, mu'minlere kendi nefislerinden daha yakınım. Bir müslüman borçlu olarak ölürse borcunu ödemek bana aittir. Mal bıraktığı zaman ise malı mirasçılarınındır" buyurmuştur. Tekra:

Sahih-i Buhari, 2299 numaralı hadis

Representation, Authorization, Business by Proxy

Alî (radıyallahü anh): Rasûlüllah(sallallahü aleyhi ve sellem) bana kesilen kurbân develerinin çullarını ve derilerini sadaka vermemi emretti, dedi

Sahih-i Buhari, 2300 numaralı hadis

Representation, Authorization, Business by Proxy

Ukbe İbn Amir'in naklettiğine göre, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, sahabilere dağıtması için bir miktar koyun vermişti. (Dağıttıktan sonra) geriye sadece güçlü bir küçük oğlak kalmıştı. Durumu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e arzedince, Ukbe'ye, "Onu da sen kes" buyurmuştur. Tekrar:

Sahih-i Buhari, 2301 numaralı hadis

Representation, Authorization, Business by Proxy

Abdurrahman İbn Avf r.a. şöyle anlatır: Ümeyye İbn Halef'e benim malını Mekke'de koruması ve benim de onun Medine'de malını korumam için mektuplaştım. Mektubumda, "Abdurrahman" ismimi kullanınca, bana, "Ben Rahman'ı tanımıyorum, bana cahiliyye dönemindeki ismini yaz" diye cevap yazdı. Ben de "Abdü Amr" şeklinde yazdım. Bedir savaşında, insanlar uyurken, onu korumak amacıyla dağa çıktım. Fakat Ümeyye'yi Bilal görmüştü. Bunun üzerine hemen o da çıkıp, bir grup ensarlı Müslüman'a doğru, "Ümeyye İbn Halefi Ümeyye kurtulursa ben kurtulamam!" diye bağırdı. Onunla birlikte bir grup ensarlı da peşimize düştü. Bize yetişeceklerinden korkunca, hemen Ümeyye'nin oğlunu onun yerine çektim, fakat onlara engel olamadım, onu öldürdüler. Biz oradan uzaklaşmak isterken peşimizi bırakmayıp bizi takip ettiler. Ümeyye ağır (şişman) bir adamdı. Bize yetiştiklerinde (Ümeyye'ye) çök dedim, o da çöktü. Onu korumak için kendimi siper ettim. Fakat altımdan kılıçlarını uzatıp onu öldürdüler. İçlerinden birinin kılıcı ayağıma isabet etti. Ravi, "Abdurrahman, ayağının arkasındaki bu izi bize gösterirdi" demiştir. Tekrar:

Sahih-i Buhari, 2302 numaralı hadis

Ebu Said el-Hudri ve Ebu Hureyre r.a. şöyle nakletmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sahabiyi Hayber vergilerini toplamak için görevlendirmişti. Görevli kimse, Hayber'den, cenib adı verilen iyi cins hurmalar getirdi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Hayber'in bütün hurmaları böyle midir?" diye sordu. Adam, "Vallahi, hayır, Ey Allah'ın Resulül Bunu, diğer hurmalardan iki sa' verip bir sa', üç sa' verip iki sa' almak suretiyle elde ettik" diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Böyle yapma Önce elindeki hurmaları dirhem karşılığında sat. Daha sonra da (bu dirhemlerle) cenfb denilen hurmaları satın al" buyurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, tartılan şeyler hakkında da buna benzer şeyler söylemiştir

Sahih-i Buhari, 2303 numaralı hadis

Representation, Authorization, Business by Proxy

Ebu Said el-Hudri ve Ebu Hureyre r.a. şöyle nakletmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sahabiyi Hayber vergilerini toplamak için görevlendirmişti. Görevli kimse, Hayber'den, cenib adı verilen iyi cins hurmalar getirdi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Hayber'in bütün hurmaları böyle midir?" diye sordu. Adam, "Vallahi, hayır, Ey Allah'ın Resulül Bunu, diğer hurmalardan iki sa' verip bir sa', üç sa' verip iki sa' almak suretiyle elde ettik" diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Böyle yapma Önce elindeki hurmaları dirhem karşılığında sat. Daha sonra da (bu dirhemlerle) cenfb denilen hurmaları satın al" buyurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, tartılan şeyler hakkında da buna benzer şeyler söylemiştir

Sahih-i Buhari, 2304 numaralı hadis

Representation, Authorization, Business by Proxy

Ka'b İbn Malik r.a.'den şöyle nakledilmiştir: Ka’b'ın, Sel' dağında güdülen bir koyun sürüsü vardı. Cariyemiz, içlerinden bir koyunun ölmek üzere olduğunu görmüştü. Cariye, hemen bir taşı kırdı ve bununla koyunu kesti. Bunun üzerine Ka'b onlara, "Durumu Resulullah'a soruncaya -ya da sorması için birini gönderinceye kadar- sakın o koyunu yemeyin" dedi. Daha sonra durumu Resulullah'a sordu, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de, koyundan yenilmesini emretti. Ravi Ubeydullah, "O çobanın bir cariye olması ve koyunu kesmesi hoşuma gitti" demiştir. Tekrar:

Sahih-i Buhari, 2305 numaralı hadis

Representation, Authorization, Business by Proxy

Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Bir kimsenin, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den, belirli bir yaşta bir deve alacağı vardı. Onu almak üzere geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Bunu ona verin" buyurdu. Buldukları develerin tamamı borç olan deveden daha büyük yaşta idi. Nebiimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Bunu (daha büyük yaştaki deveyi) o kimseye verin" buyurdu. Adam, "Sen bana alacağımı fazlasıyla verdin, Allah da sana fazlasıyla versin" dedi. Bunun üzerine Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Sizin en hayırlınız (borcunu) en güzel şekilde ödeyeninizdir" buyurdu. Tekrarı:

Sahih-i Buhari, 2306 numaralı hadis

Representation, Authorization, Business by Proxy

Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Bir adam, alacağını almak üzere Hz. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e geldi ve biraz sert ve kaba davrandı. Sahabller, o adamı (durdurmak) için yöneldiler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Onu bırakın, hak sahibinin konuşmaya hakkı vardır. (Ondan alınan deve ile) aynı yaşta bir deve verin ona" buyurdu. Sahabller, "Sadece onun verdiğinden daha değerli olan (yaşı daha büyük) deve bulabildik" dediler. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Onu verin, çünkü sizin en hayırlınız borcu en güzel şekilde ödeyeninizdir" buyurdu

Sahih-i Buhari, 2307 numaralı hadis

Mervan İbnü'l-Hakem ve el-Misver İbnü'l-Mahreme şöyle nakleder: Hevazin kabilesinden bir grup Müslüman olup da Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek kendisinden, mallarını ve esirlerini iade etmesini istediklerinde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara, "Bana en sevimli gelen söz, en doğrusudur. İkisinden birini seçin, ya esirler, ya da mallar. Aslmda ben (sizi) beklemiştim" buyurdu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Taif'ten döndüğü zaman, (paylaştırmayı yapmadan önce) on küsür gece onları beklemişti. Resulullah'ın, onlara iki seçenekten yalnız birini geri vereceği ortaya çıkınca onlar, "Esirlerimizi geri almayı tercih ediyoruz" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Müslümanların arasında ayağa kalktı, Allah'a (C.C.) hamd ve senada bulunduktan sonra; "İmdi, bu kardeşleriniz tevbe ederek bize gelmişler. Ben de esirlerini geri vermeyi uygun gördüm, İçinizden, gönül hoşluğu ile ücretsiz olarak (bunlardan) alınan esiri vermek isterse hemen versin. Kim de kendisine düşen payı elinde tutmak isterse, ona, bize Allah'ın ihsan edeceği ilk ganimet malından ödemek üzere yine kendisinde bulunan esirleri versin" buyurdu. Sahabiler, "Allah Resulü için bunu seve seve yaparız" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Şimdi biz, kimin bu söylediğim şeye izin verip kimin vermediğini bilemiyoruz. Gidin, akıl danıştığınız insanlara durumu arzedin, bize son durumu onlar söylesin" buyurdu. Gidip durumu sözü geçer kişilerle konuştular ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geri döndüler, gönül hoşluğu içinde esirleri geri vermeyi ve bu konuda rızalarının bulunduğunu haber verdiler. 2307 Tekrarı: 2539, 2607, 3131, 4318, 7176. 2308 Tekrarı:

Sahih-i Buhari, 2308 numaralı hadis

Representation, Authorization, Business by Proxy

Mervan İbnü'l-Hakem ve el-Misver İbnü'l-Mahreme şöyle nakleder: Hevazin kabilesinden bir grup Müslüman olup da Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek kendisinden, mallarını ve esirlerini iade etmesini istediklerinde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara, "Bana en sevimli gelen söz, en doğrusudur. İkisinden birini seçin, ya esirler, ya da mallar. Aslmda ben (sizi) beklemiştim" buyurdu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Taif'ten döndüğü zaman, (paylaştırmayı yapmadan önce) on küsür gece onları beklemişti. Resulullah'ın, onlara iki seçenekten yalnız birini geri vereceği ortaya çıkınca onlar, "Esirlerimizi geri almayı tercih ediyoruz" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Müslümanların arasında ayağa kalktı, Allah'a (C.C.) hamd ve senada bulunduktan sonra; "İmdi, bu kardeşleriniz tevbe ederek bize gelmişler. Ben de esirlerini geri vermeyi uygun gördüm, İçinizden, gönül hoşluğu ile ücretsiz olarak (bunlardan) alınan esiri vermek isterse hemen versin. Kim de kendisine düşen payı elinde tutmak isterse, ona, bize Allah'ın ihsan edeceği ilk ganimet malından ödemek üzere yine kendisinde bulunan esirleri versin" buyurdu. Sahabiler, "Allah Resulü için bunu seve seve yaparız" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Şimdi biz, kimin bu söylediğim şeye izin verip kimin vermediğini bilemiyoruz. Gidin, akıl danıştığınız insanlara durumu arzedin, bize son durumu onlar söylesin" buyurdu. Gidip durumu sözü geçer kişilerle konuştular ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geri döndüler, gönül hoşluğu içinde esirleri geri vermeyi ve bu konuda rızalarının bulunduğunu haber verdiler. 2307 Tekrarı: 2539, 2607, 3131, 4318, 7176. 2308 Tekrarı:

Sahih-i Buhari, 2309 numaralı hadis

Representation, Authorization, Business by Proxy

Cabir İbn Abdullah r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir yolculukta idik. Ben, çok yavaş yürüyen bir binek üzerinde olduğum için grubun da en sonunda idim. Bu sırada Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem benim yanıma geldi ve: "Sen kimsin?" diye sordu. Ben, "Abdullah'ın oğlu Cabir"im, diye cevap verdim. Bana, "Yanında bir çubuk var mı?" diye sordu. Ben, "evet" dedim. "Onu bana ver" buyurdu ve bu çubukla deveye vurdu ve deveyi azarladı. Artık bundan sonra deve grubun en önünde gider oldu. Daha sonra bana, "Bu deveyi bana sat" dedi. Ben de, "Ey Allah'ın Resulü' O senin olsun" dedim. Bana, "Hayır, bana sat. Dört dinara aldım, Medine'ye varıncaya kadar sen deveye binebilirsin" dedi. Medine'ye yaklaşınca, ben gitmek için biraz hızlı davrandım. Bana, "Nereye gidiyorsun?" diye sordu. Ben de, "Dul bir kadınla evlendim (onun yanına)" dedim. Bana, "Bir cariye alsaydın ya, birbirinizle oynaşırdınız" buyurdu. Ben de. "Babam vefat etti, geride de birkaç kızı kaldı. Ben de tecrübeli, olgun bir dul ile evlenmek istedim" dedim. Bana, "O halde, hayırlı olsun" buyurdu. Medine'ye varınca, "Ey Bilal! Cabir'e dört dinardan biraz fazla ver" ded; Bilal de dört dinar ve bir kırat verdi. Cabir, "Resulullah'ın fazladan verdiği bu kırat benden hiç ayrılmasın" ded: Artık bu kırat, Cabir'in kılıcının kınından hiçbir zaman ayrılmamıştı

Sahih-i Buhari, 2310 numaralı hadis

Representation, Authorization, Business by Proxy

Sehl İbn Sa'd şöyle demiştir: Bir kadın Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek, "Ey Allah'ın Resulü! Kendimi sana hibe ettim" dedi. Orada bulunan bir sahabı de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, "Onu bana nikahlayınız" dedi. Nebiimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Kur'an'dan bildiğin şeyleri ona öğretmen karşılığında onu sana nikahladık" buyurdu. Tekrar:

Sahih-i Buhari, 2311 numaralı hadis

Representation, Authorization, Business by Proxy

Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ramazanda verilen zekatları korumam için bana vekalet vermişti. Bu arada (bir gece) birisi geldi ve hurma'dan avuçlayıp aldı. Hemen onu yakaladım ve "Vallahi seni Resulullah'a götüreceğim" dedim. Bana, "Ben ihtiyaç sahibi bir kimseyim, çoluk çocuğum var, şiddetle bunlara muhtacım" dedi. Ben de onu bıraktım. Sabah olduğu zaman Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Ey Ebu Hureyre! Dün yakaladığın kimse ne yaptı?" diye sordu. Ben de, "Ey Allah'ın Resulü' Bana, çok ihtiyacı olduğunu ve kalabalık bir ailesi bulunduğunu anlatıp halinden şikayette bulundu. Ben de acıdım, salıverdim" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "O yalan söylemiş, yine gelecek" buyurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem söylediği için, yine geleceğini anladım ve gözetlemeye koyuldum. Birden gelip yine avuçlamaya başladı. Onu yakaladım ve "Seni Resulullah'a götüreceğim" dedim. Bana, "Beni bırak, ben buna muhtacım ve çoluk çocuğum var, bir daha gelmeyeceğim" dedi. Acıdım, yine bıraktım. Sabah olunca, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Ey Ebu Hureyre! Yakaladığın kimse ne yaptı?" diye sordu. Ben de, "Ey Allah'ın Resulül Bana, çok ihtiyacı olduğunu ve kalabalık bir ailesi bulunduğunu anlatıp halinden şikayette bulundu. Ben de acıdım, salıverdim" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "O sana yalan söylemiş, yine gelecek" buyurdu. Üçüncü kez onu gözetledim. Yine gelip avuçlamaya başladı. Onu yakaladım ve "Mutlaka seni Resulullah'a götüreceğim. Bu üçüncü ve sonuncusu artık. Sen gelmeyeceğini söylemiştin sonra döndün" dedim. Bana, "Beni bırak da, sana, Allah'ın sana bir takım yararlar sağlayacağı bazı kelimeler öğreteyim" dedi. "Neymiş onlar?" dedim. Bana (şöyle dedi), "Yatağına girdiğin zaman ayete'l-kürsi'yi oku. Allah tarafından sana bir koruyucu gönderilir. Sabaha kadar sana hiçbir şeytan yaklaşamaz" dedi Ben de onu serbest bıraktım. Sabah olunca, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Ey Ebu Hureyre! Dün yakaladığın kimse ne yaptı?" diye sordu. Ben de, "Ey Allah'ın Resulü! Bana, Allah'ın bana birtakım yararlar sağlayacağı bazı kelimeler öğretti Ben de salıverdim" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Nedir onlar" buyurdu. Ben de, "Bana, "Yatağına girdiği n zaman ayete'l-kürsı'yi oku. Allah tarafından sana bir koruyucu gönderilir. Sabaha kadar sana hiçbir şeytan yaklaşamaz" dedi" dedim. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "O, çok yalancı bir kimse olduğu halde (bu konuda) doğru söylemiş. Üç gündür kiminle karşılaştığını biliyor musun Ey Ebu Hureyre?" diye sordu. Ebu Hureyre, "Hayır" diye cevap verince Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "O şeytandı" buyurdu. Tekrar:

Sahih-i Buhari, 2312 numaralı hadis

Representation, Authorization, Business by Proxy

Ebu Said el-Hudri r.a. şöyle anlatır: Bir defasında Bilal, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Berni denilen en iyi cins hurmadan getirmişti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Bu hurma nereden?" diye sordu. Bilal, "Bende düşük kalitede bir miktar hurma vardı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ikram edebilmek için, bir sa' (iyi hurma) karşılığından bendeki hurmadan iki sa' sattım" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Vah vah! Riba’nın hası bu. Böyle yapma. İyi hurma satın almak istediğin zaman elindeki hurmayı başka bir satım akdi ile sat sonra da almak istediğin şeyi satın al" buyurdu. Hadisten Çıkarılan Sonuçlar 1-Durumu açığa çıkması için kişinin şüpheli şeyleri hakkında araştırma (kusurları araştırma / tecessüs anlamında olmamak şartıyla) yapmak gerekir. 2-Fazlalık faizi (ribe'l-fadl) haramdır. 3-Devlet başkanı, dini meselelere önem vermeli bilmeyenlere bunu öğretmelidir. Mubah olan şeyleri göstermelidir. 4-Halk da devlet başkanına önem vermelidir. Yukarıdaki olayda, yiyeceklerin en iyisini devlet başkanı olan Hz. Nebi için seçmiştir. 5-Riba içeren ak it geçerli değildir. باب: الوكالة في الوقف ونفقته، وأن يطعم صديقا له ويأكل بالمعروف. 12.VAKIF MALDA VEKİL OLMAK, VEKİLİN HARCAMALARI, ARKADAŞINA YEMEK YEDİRMESİ, KENDİSİNİN DE ÖRFE UYGUN BİR ŞEKİLDE YEMESİ

Sahih-i Buhari, 2313 numaralı hadis

Representation, Authorization, Business by Proxy

Amr İbn DInar'ın naklettiğine göre, Ömer r.a. (vakıf olarak) vermiş olduğu sadakalarla ilgili olarak, "Vakfın işlerini yürüten kişinin, söz konusu maldan yemesinde, mal biriktirme amacı bulunmadan arkadaşına yedirmesinde bir günah yoktur" demiştir. İbn Ömer, Hz. Ömer'in vakfına ait işleri yürütmüştür. O, konakladığı yerlerdeki Mekke ahalisine bu maldan hediye verirdi. Tekrar:

Sahih-i Buhari, 2314 numaralı hadis

Zeyd İbn Halid ve Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ey Uneys' (Zina ettiği iddia edilen) o kadına git, eğer suçunu itiraf ederse ona recim cezası uygula. " Tekrar:

Sahih-i Buhari, 2315 numaralı hadis

Representation, Authorization, Business by Proxy

Zeyd İbn Halid ve Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ey Uneys' (Zina ettiği iddia edilen) o kadına git, eğer suçunu itiraf ederse ona recim cezası uygula. " Tekrar: