KURAN KATİBİ
← Hadis Külliyatı

Sunen-i Ebu Davud

Ebu Davud · 5.266 hadis

Sunen-i Ebu Davud, 1786 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

Ebu’z-Zubeyr Câbir'i şöyle derken dinlemiş: Nebi (s.a.v.) Âişe'nin yanına girdi... dedi (ve) şu (önceki 1785. hadisteki) olayın bir kısmım (anlattıktan sonra) 've hacca niyet et" cümlesine ilâve olarak; "Haccet, tavafın ve namazın dışında hacıların yaptığı herşeyi yap." sözlerini nakletti

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1787 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

Câbir b. Abdillah'dan demiştir ki: Biz Resûlullah (s.a.v.) ile birlikte sadece hac yapmak için ihrama girmiştik. Ona başka bir-şey karışmayacaktı. Dört gecede, Zilhiccenin dördünde Mekke'ye vardık. Biz tavaf ve sa'yi yaptıktan sonra Resûlullah (s.a.v.) ihramdan çıkmamızı emretti ve; "Eğer (yanımda) kurban(lar)ım olmasaydı bende ihramdan çı­kardım " buyurdu. Sonra Süraka b. Mâlik ayağa kalkarak: Ey Allah'ın Resulü, bizim bu ihramdan çıkışımız sadece bu seneye mi mahsûsdur, yoksa edebiyete kadar (devam edecek) midir, ne dersin? dedi. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) de; "Bilâkis o ebediyyen devam edecektir" buyurdu. Evzaî dedi ki: Ben bu hadisi, Atâ b. Ebî Rebâh rivayet ederken işittim (fakat) iyi ezberleyemedim. Nihayet İbn Cüreyc'le karşılaştım da o bunu bana yeniden hatırlattı, (sağlam bir şekilde ez­berledim)

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1788 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

Cabir'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) ve ashabı Zilnicenin dördünde (Mekke'ye) ayak bastılar. Beyt(-i Şerif)i ve Safa ile Merve arasını tavaf ettikleri zaman, Resulullah (s.a.v.); "Yanında kurbanlıkları bulunanların dışındakiler haclarını umreye tebdil etsinler" buyurdu. Terviye günü (denilen Zilhiccenin 8. günü) olunca (ashâb-ı kiram) hac için (yeniden) ihrama girdiler. Bayram günü olunca gelip (tekrar) Beyt(-i Şerif)i tavaf ettiler, fakat Safa ile Merve arasını tavaf etmediler

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1789 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

Cabir (r.a.) dedi ki: Resûlullah (s.a.v.) ve ashabı hacca niyet etmiş(ler)di ve o gün Nebi (s.a.v.) ile Talha'dan başka hiç birinin yanında kurbanlık yoktu. Ali (r.a.) de bir kurbanlıkla birlikte Yemen'den geldi ve; Ben Resûlullah (s.a.v.)'in girdiği gibi ihrama girdim, diyerek niyet etti. Nebi (s.a.v.)'de ashabına haclarını umreye çevirmelerini, (yani) yanında kurbanlığı olmayanların (önce) tavaf yapıp sonra tıraş olarak ihramdan çıkmalarını emretti. Bunun üzerine sahâbe(-i kiram kendi aralarında); Cinsel organlarımızdan meni damlarken Minâ'ya mı gideceğiz? diye konuştular. Bu (konuşmaları) Resûlullah (s.a.v.)'e ulaşınca; "Arkamda bıraktığım şu iş bir daha önüme çıksaydı, yanımda kurbanlık getirmezdim, yanımda kurbanlık olmasaydı, ben de ihramdan çıkardım" buyurdu

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1790 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

İbn Abbas'dan rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Bu (bizim hacla birlikte hac mevsiminde iki ihramda yaptığımız ve) kendisiyle faydalandığımız bir umredir. Kimin yanında kurbanlık yoksa, o kimse ihramdan derhal (ve) tamamıyla çıksın! Çünkü umre kıyamet gününe kadar hacca dahil olmuştur

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1791 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

İbn Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v.); "Bir kimse (sadece) hacca niyet eder, sonra Mekke'ye gelir de Beyt-i ve Safa ile Merve'yi tavaf ederse ihramdan çıkabilir ve bu (yaptığı) umredir," buyurmuştur. Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadisi İbn Cüreyc de bir adam vasıta­sıyla Ata'dan (şu şekilde) rivayet etmiştir: "Nebi (s.a.v.)'in as­habı sadece hacca niyet ederek (Mekke'ye) gelmişti. (Ashabının ni­yet ettiği) haca umreye çevirtti

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1792 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

İbn Abbâs'dan; demiştir ki: Nebi (s.a.v.) sadece hacca niyet etmişti. (Mekke'ye) gelince Beyt (Şerif)'i ve Safa ile Merve arasını tavaf etti. (Bü hadisi Ebû Davud'a nakleden diğer râvî) İbn Şevker dedi ki: (Resûlullah (s.a.v.) tavaftan sonra) "tıraş olmadı" (Bundan sonra her iki râvî de şu cümleleri nakletmekte) birleştiler: (Yanında) kurban (bulunduğun)dan dolayı kendisi ihramdan çık(a)madı ve (Beyt-i Şerife) kurban göndermemiş olan kimselerin tavaf ile sa'yi yapıp, saçlarını kısaltmalarından sonra ihramdan çıkmalarını emretti. İbn Meni' ise, rivayetinde "saçlarını kısalttıktan sonra" sözüne şu sözleri de ilâve etmiştir: "Yahut da tıraş olduktan sonra ihramdan çıkmalarını"(emretti)

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1793 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

Sa'îd b. el-Müseyyeb'den rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v.)'in ashabından bir adam Ömer r.a.'e gelerek; Resûlullah (s.a.v.)'in,,(ruhunun) kabzedildiği hastalığında hacdan önce umre yapmaktan nehyettiğini bildirdi

Derece: Daif

Sunen-i Ebu Davud, 1794 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

Basra halkından olan Ebû Şeyh tarîkiyle Ebû Mûsâ el-Eş'arî'den nakledildiğine göre: Mu'âviye b. Ebî Süfyân, Peygamber (s.a.v.)'in ashabına (şunları) söylemiştir: Siz Resûlullah (s.a.v.)'in pek çok şeylerle birlikte kaplan derisinden yapılmış eğer üzeri)ne binmekten de nehyettiğini biliyor musunuz? Evet (biliyoruz), dediler. (Bunun üzerine Hz. Mu'âviye), Hac ile umrenin arasını birleştirmeyi yasakladığını da biliyor musunuz? dedi. (Ashâb-ı kiram da), Buna gelince hayır, diye cevâb verdiler. (Hz. Mu'âviye de), İyi biliniz ki, bu da o (yasak) olanlardandır, fakat siz unutmuşsunuz, dedi

Derece: Daif

Sunen-i Ebu Davud, 1795 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

Enes b. Mâlik'in şöyle dediği rivayet olunmuştur: Ben, Resûlullah (s.a.v.)'i, "Umre ile hac için lebbeyk! Umre ile hac için lebbeyk!" derken işittim

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1796 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

Enes (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v.) gece sabaha kadar Zülhuleyfe'de kaldıktan sonra (devesine) bindi ve (devesi) kendisini Beydâ Tepesi'nde yukarı kaldırınca Allah'a hamdetti ve "Sübhânallah, Allahü ekber" dedi. Sonra da hac ve umre için ihram'a girdi, halka da hac ve umre için ihrama girmeleri emrini verdi. (Halk bu emir gereğince umre yaparak) ihramdan çıktılar. Nihayet terviye günü olunca (yeniden) hac için ihrama girdiler. Ve (bayram günü) Resûlullah (s.a.v.) yedi tane deveyi ayakta oldukları halde kurban etti. Buhari, hac; Beyhakî, es-Sünenü'1-kübrâ, V, 9. Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadisten Enes''in tek başına rivayet etti­ği kısım, "O (Hz. Nebi), önce elhamdülillah, Subhânellah, Allahu ekber dedi, sonra hac için ihrama girdi" cümlesidir

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1797 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

el-Berâ b. Âzib'den; demiştir ki: Ben, kendisini Resûlullah (s.a.v.) Yemen'e vali ta'yin ettiği zaman Hz. Ali'nin yanında idim. (Hz. Berâ) dedi ki: Onun yanında kilolarca (mal) elde ettim. Kendisi Yemen'den Resûlullah (s.a.v.)'in yanına geldiği vakit Fâtıma (r.anha.)'yı boyalı elbiseler giyinmiş ve evide güzel misklerle kokulandırmış bir halde buldu. (Hz. Fâtima) dedi ki. Sana ne oluyor da (ihramdan çıkmıyorsun) oysa Resûlullah (s.a.v.) ashabına (ihramdan çıkmalarını) emretti, onlar da ihramdan çıktılar. (Hz. Ali) dedi ki: Ben de O'na, "Ben Nebi (s.a.v.) ne niyetle girdiyse ben de o niyete ihrama girdim (O ise henüz ihramdan çıkmadı)" diye cevap verdim ve Nebi (s.a.v.)'in yanına geldim. Bana: İhrama girerken nasıl hareket ettin? diye sordu. Ben de: "Nebi (s.a.v.)'in girdiği gibi ihrama girdim" diye niyet ettim cevabı­nı verdim. (O'da): "Ben (Beyt-i Şerife) hedy kurbanlığı gönderdim ve (hac ile umreyi) birleştirdim. Sen kurbanlardan 67'sini yahutta 66'sım kes 33'ünü yahutta 34'iinü kendine bırak (kestiğin) develerin her birinden biraz (et parçası)da bana bırak" buyurdu

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1798 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

Ebû Vâil'den; demiştir ki: es-Subeyy b. Mâ'bed şöyle dedi: Ben (Hac ile umrenin) ikisine birden niyet et(miş)tim. Ömer bana; "Nebiinin sünnetine uymuşsun" dedi. Şunlar da rivayet etti: Nesâî, menâsik; İbn Mâce, menâsik; Ahmed b. Hanbel, I

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1799 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

es-Subeyy b. Mâ'bed demiştir ki: Ben Hıristiyan bir Araptım. Daha sonra müslüman oldum. Kendi aşiretimden Hüzeym b. Sürmele denilen bir adama gelerek; Yahu, ben gerçekten cihada çok düşkünüm. Hac ve umrenin üzerime farz olduğunu gördüm. (Hacla umreyi) ikisini birlikte yapsam nasıl olur? diye sordum. Bana; Hacla umreyi beraber yap, sonra da kolayına gelen (cinsten) bir kurban kes, dedi. Bunun üzerine hac ve umre için ihrama girdim. Uzeyb (denilen yer)e gelince Selmân b. Rabîa ve Zeyd b. Sûhân ile karşılaştım. Ben hacla umre için ihrama girmiş haldeydim. (Beni bu halde görünce) birisi diğerine, Bu (adam) devesinden daha anlayışlı değildir, dedi. (Bunu duyunca) sanki üzerime dağ yıkılmış zannettim. Hz. Ömer'e kaıdar gelip: Ey mü'minlerin emiri! Ben Hıristiyan bir Araptım ve müslüman oldum. Cihada gerçekten çok düşkünüm. Hac ve umrenin üzerime farz olduklarını gördüm. Bunun üzerine kavmimden bir ada­ma geldim. (Durumumu anlattım. Bana); "îkisini birleştir ve kolayına gelen (cinsten) bir kurban kes" dedi. Ben de ikisi için birden ihrama girdim, dedim. Bunun üzerine Ömer (r.a.) bana; Nebiinin sünnetine uymuşsun, diye cevap verdi

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1800 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

Ömer b. el-Hattab, Resûlullah (s.a.v.)'i (şöyle) derken işittiğini söylemiştir: "Bu gece bana aziz ve celil olan Rabbimden bir elçi geldi de..." (Hz. Ömer) dedi ki: (Resûl-i Ekrem bu olayı anlatırken) kendisi Akik (denilen vadi)de (idi)- "Bu mübarek vadide namaz kıl. Hac ile birlikte umreye de niyet et dedi." Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadisi el-Velid b. Müslim ile Ömer b. Abdilvâhid de rivayet etmiştir. Bu hadisin Yahya b. Kesîr'den gelen rivayetinde "Ve "(Ey Muhammed) Hacc ile birlikte umre’ye" diye niyet et" cümlesi vardır. Aynı şekilde bu hadis’in, Ali b. el-Mubârek'in, Yahya b. Kesîr'den rivayet ettiği metninde de; "Rabbimden gelen elçi bana) dedi ki: "ve (Ey Muhammed) Hacla birlikte umreye" diye niyet et" cüm­lesi vardır

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1801 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

Sebre'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) ile birlikte (hac için yola) çıkmıştık. Usfan'a varınca Süraka b. Mâlik el-Müdlicî; Ey Allah'ın Resulü, bize (analarından) bugün doğmuş kimselere açıklama yapar gibi (hac hakkında) açıklama yap, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) Allah Teâlâ, size şu haccımzla birlikte umreyi de meşru' kıldı. (Mekke'ye) vardığımızda Beyti ve Safa ile Merve arasını tavaf eden (ler) ihramdan çıksın(lar). Ancak yanında kurbanlık olanlar ihramdan çıkmasınlar" buyurdu

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1802 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

İbn Abbas'dan rivayet edildiğine göre Muâviye O'na; Ben Resûlullah (s.a.v.)'in saçından (bir kısmını) Merve'de makasla kısalttım-veya-Merve'de O'nun saçının-makasla kısaltıldığını gördüm demiştir

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1803 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

îbn Abbâs'dan rivayet edildiğine göre, Kendisine Muâviye (şöyle) demiştir: Sen benim Resûlullah (s.a.v.)'in saçlarından (bir kısmını) bir Arap makasıyla kısalttığımı bilmiyor musun? (Râvi) hasen rivayetine, "hac (niyetiyle girildiği ihramdan çıkması) için" sözünü ilâve etmiştir

Derece: Shadh

Sunen-i Ebu Davud, 1804 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

İbn Abbas'dan şöyle dediği nakledilmiştir: Nebi (s.a.v.) umre için, ashabı da hac için ihrama girdi(ler)

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1805 numaralı hadis

The Rites of Hajj (Kitab Al-Manasik Wa'l-Hajj)

Salim b. Abdullah’tan, Abdullah b. Ömer'in şöyle de­diği rivayet olunmuştur: Resûlullah (s.a.v.) Veda Haccında umreyle haccı (birleştirerek) temettü' yaptı ve hedy kurbanı kesti. Hedyi Zulhüleyfe'den beraberinde götürdü. Resûlullah (s.a.v.) önce umre, sonra da hac için telbiye getirdi. Halk da Resûlullah (s.a.v.) ile birlikte umreyle haccı (birleştirerek) temettü' yaptı(lar). Halkdan bazıları hedy kurbanı almış ve göndermiş, bazıları da almamıştı. Resûlullah (s.a.v.) Mekke'ye varınca halka (hitaben); "Sizden her kim hedy kurbanı getirdi ise o kimse haccınıedâ edinceye kadar kendisine haram olan hiç bir şeyi (kendisine) helâl kılamaz. Sizden kim hedy getirmedi ise, hemen Beyt'i ve Safa ile Mene'yi tavaf etsin ve saçını kısaltarak ihramdan çıksın! Daha son­ra hac için telbiye getirerek kurban kessin! Hedy kurbanı bulamayan (kimse) hac esnasında üç, ailesi yanına döndüğü zamanda yedi gün oruç tutsun" buyurdu. Resûlullah (s.a.v.), Mekkeye vardığında tavaf yaptı ve ilk işi rüknü selâmlamak oldu. Sonra yedi tavafın üçünde remel ile yürüdü, dördünü ise, âdi yürüyüşle yürüdü. Nihayet Beyt'i tavafım bitirince (Hz.İbrahim'e âid) makamın yanında iki rekat namaz kıldı. Sonra selam vererek namazdan çıktı ve Safâ'ya giderek Safa ile Merve arasında yedi tavaf yaptı. Sonra haccını bitirinceye kadar (ihramlı olduğu için) kendisine haram kılınan hiç bir şeyi kendisine helâl kılmadı. Bayram günü kurbanını kesti. Ve (Mekke'ye) inip, Beyt'i tavaf etti. Ondan sonra (ihram'a girince) kendisine haram kılınan her şeyi kendisine helâl kıldı. Halkdan (yanında) hedy götürenler de Resûlullah (s.a.v.)'İn yaptığı gibi yaptılar

Derece: Shadh