Sunen-i Ebu Davud, 4769 numaralı hadis
Model Behavior of the Prophet (Kitab Al-Sunnah)
Ebulvadî, Ali (a.s.) Haricilerle savaşı sona erdikten sonra): "Sakat adamı arayınız" dediğini söyledi. Sonra (bir önceki 4768.) hadisi (sonuna kadar) rivayet etti (ve şunları söyledi: Hz. Ali'nin bu emri üzerine) onu çamurda (yatan) ölülerin altından çekip çıkardılar. Ben hala onu görür gibiyim. (O) bir Habeşli (idi), üzerinde kerte denilen bir kaftan vardı. Ellerinin biri kadın memesi gibi idi. (O elin) üzerinde de tarla faresinin kuyruğundaki kıllar gibi kıllar vardı
Derece: Sahih Isnaad
Sunen-i Ebu Davud, 4770 numaralı hadis
Model Behavior of the Prophet (Kitab Al-Sunnah)
Ebu Meryem'den demiştir ki; O sakat adam fakirdi de mescid-de bizimle beraberdi, gece ve gündüz onunla beraber otururduk. Kendisini fakirler içerisinde halkla birlikte Ali Aleyhisselamın sofrasında hazır bulunurken görmüş ve kendisine bornozumu giydirmiştim. Ebu Meryem der ki: Bu sakat adam elinde kadın memesi gibi (bir şey), başında da meme çıkıntısı gibi bir çıkıntı bulunduğu ve üzerinde de samur bıyığı gibi kıllar olduğu için "küçük memeli Nâfi" diye anılırdı. Ebu Davud der ki: Halk arasında onun adı "Harkus" idi
Derece: Daif Isnaad
Sunen-i Ebu Davud, 4771 numaralı hadis
Model Behavior of the Prophet (Kitab Al-Sunnah)
Abdullah İbn Ömer'den (rivayet edildiğine göre) Nebi (s.a.v.) (şöyle) buyurmuştur: "Malı haksızlıkla elinden alınmak istenen bir kimse malını korumak için mücadeleye girişir de (bu "yüzden) öldürülürse o kimse şehiddir." Tahric edenler: Tirmizi, diyât; Nesâi, tahrimü'd-dem; İbn Mâce, hudûd; Buhari, mezâlim; Müslim, îman; Ahmed b. Hanbel, I, 79, 187, 190, 305; II
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 4772 numaralı hadis
Model Behavior of the Prophet (Kitab Al-Sunnah)
Said İbn Zeyd'den (rivayet edildiğine göre) Nebi (s.a.v.) (şöyle) buyurmuştur: "Malı uğrunda öldürülen şehiddir, ailesi uğrunda öldürülen şehiddir. Canı uğrunda yahut din uğrunda öldürülen şehiddir
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 4773 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Hz. Enes(in şöyle) dedi(ği rivayet edilmiştir): Rasûlullah (s.a.v.) ahlâk yönünden insanların en güzeli idi. (Ben çocukluğumda kendisine hizmet ettiğim sıralarda) bir gün beni bir ihtiyâç (için bir yere) gönderdi. Ben de (o günkü çocukluğun verdiği bir sorumsuzlukla): Vallahi ben (bu işe) gitmem; dedim, oysa içimde Allah'ın Peygamberinin emrettiği işe gitmek (niyyeti) vardı. Derken çıktım (bu iş için yola koyuldum). Sokakta oynaşan çocuklara tesadüf ettim (onlarla birlikte oyuna dalıp işimi unuttum. Bir süre sonra) bir de baktım ki; Rasûlullah (s.a.v.) arkamdan başımı tutmuş gülümseyip duruyor. (Bana): Ey Enescik, sana dediğim yere gitsen ya" dedi. (Ben de): Evet ya Rasûlullah (şimdi) gidiyorum, dedim. Hz. Enes (rivayetine devam ederek) dedi ki: "Allah'a yemin olsun, ben kendisine yedi ya da dokuz yıl hizmet ettim. Yaptığım bir işten dolayı -niye böyle yaptın yapmadığım bir işten dolayı da -niye böyle yapmadın?- dediğini bilmiyorum. Müslim, Fedâil de de tahric etti. İzah 4774 te
Derece: Hasan
Sunen-i Ebu Davud, 4774 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Hz. Enes'den demiştir ki: Ben çocukken Nebi (s.a.v.)'e Medine'de on yıl hizmet ettim. Her işim efendimizin benden beklediği şekilde değildi. (Buna rağmen) bu süre içerisinde daha bana öf bile demediği gibi; bunu niçin yaptın, ya da bunu niçin yapmadın dahi demedi
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 4775 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Ebû Hüreyre (r.a.) (şöyle) demiştir: Nebi (s.a.v.) bizimle bir mecliste oturup bizimle sohbet ederdi. (Meclisten) kalkınca biz de kalkardık, hanımlarından birinin evine girdiğini görünceye kadar (kendisini takib ederdik.) Bir gün (yine böyle) bizimle sohbet etti. (Sohbet sona erip de) ayağa kalkınca (kendisiyle beraber) biz de kalktık. (Bizden ayrıldıktan) bir süre sonra, bir bedevinin kendisine yetişip kaftanını çekerek boynunu kızarttığını gördük. Hz. Ebu Hureyre (sözlerine devam ederek şöyle) dedi: Kaftan sert idi. Bunun üzerine (Hz. Nebi, kaftanına asılmakta olan bedeviye doğru) döndü; bedevi de kendisine: (Şu yükleri) benim için, şu iki deemin üzerine yükletiver. (Ne olacak) kendi malından ya da babanın malından yükletecek değilsin ya! dedi. Nebi (s.a.v.)de: Hayır, estağfirüllah, hayır estağfirüllah hayır, estağfirüllah elbette kendi malımdan ya da babamın malından yükletecek değilim. Binaenaleyh, bu yükleri bu hayvanlara yükletmemde bir sakınca yoktur. Fakat sen bu kaftanımı çekmenden dolayı bana kısas cezası uygulatmadıkça ben (bu yükleri) senin için yükletivermeyeceğim" buyurdu. Bedevî ise, bütün bu sözlere karşılık, Hz. Nebi'e: "Vallahi ben sana bu çekişime karşılık kısas uygulatmam" cevabını verdi. (Daha) sonra (Hz. Ebu Hureyre) hadisi (sonuna kadar) rivayet etti. (Hadis şu cümlelerle son buluyor): Sonra, (Hz. Nebi) bir adam çağırıp ona: "Şu bedevinin iki devesinin birine arpayı diğerine de hurmayı yükletiver" buyurdu. Sonra da bize dönüp: "Allah'ın bereketiyle (yerlerinize) gidiniz" buyurdu
Derece: Daif
Sunen-i Ebu Davud, 4776 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Abdullah b. Abbas Allah (dediki:) Nebi’i sallallahu aleyhi ve sellem: "Olumlu tutum ve davranış ve ölçülü olmak, Nebiliğin yermibeşte biridir" buyurmuştur
Derece: Hasan
Sunen-i Ebu Davud, 4777 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Alil... (Sehl b. Muaz'ın) babasından (rivayet edildiğine göre) Rasûlullah (s.a.v.) (şöyle) buyurmuştur: "Her kim (öfkesinin gereğini) yerine getirmeye gücü yettiği halde öfkesini yenerse Allah, kıyamet gününde onu bütün yaratıkların huzurunda çağıracak, hatta onu cennet hurilerinden dilediğini (almakta) muhayyer bırakacaktır." izah: Tirmizî, Birr, kıyâme; İbn Mâce, zühd; Ahmed b. Hanbel, III, 438, 440. Ebu Davud der ki: (Senette bulunan) Ebu Merhum'un adı Ahdurrahman b. Meymûn'dur
Derece: Hasan
Sunen-i Ebu Davud, 4778 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Nebi (s.a.v.)'in sahabilerinden birinin) babasından da (Rasûlullah (s.a.v.)'in bir önceki 4777 hadisinin) aynısını söylediği rivayet edilmiştir. Ancak şu farkla ki: Bir önceki hadiste Hz. Nebi*in "onu bütün yaratıkların huzurunda çağıracaktır" dediği rivayet edilmişken, sözü geçen râvi burada (Hz. Nebi'in): "Allah onu güven duygusu ve imanla doldurur" buyurduğunu (rivayet etmiş fakat); "Allah'ın onu çağıracağı" olayını rivayet etmemiştir. (Buna karşılık Hz. Nebi'in şöyle buyurduğunu da) ilave etmiştir: "Kimde giymeye gücü yettiği halde güzel bir elbiseyi giymeyi terk ederse (Allah kıyamet gününde bütün yaratıkların huzurunda onu çağıracak..) Bişr de (şöyle) dedi: "Öyle zannediyorum ki İbn Mansûr (bu hadisi bana şöyle) rivayet etti: (Her kim de giymeye gücü yettiği halde) alçak gönüllülükten dolayı (onu giymeyi terk ederse) Allah ona (kıyamet günü keramet elbisesi giydirecektir.) Kim de (evlenmeye muhtaç olan birini) Allah için evlendirirse padişahlık elbisesi giydirecektir
Derece: Daif
Sunen-i Ebu Davud, 4779 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Abdullah (b. Mesud) (r.a.)'dan (rivayet edildiğine göre) Rasûlullah (s.a.v.) (sahabilerine) "Aranızda kime pehlivan dersiniz?" diye sormuş (onlar da): "İnsanların yenemediği kimseye" demişler. (Bunun üzerine Hz. Nebi de: "Hayır, (öyle değil); hakiki pehlivan öfke anında kendisine sahip olabilen kimsedir" buyurmuştur
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 4780 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Muâz b. Cebel'den demiştir ki: Nebi (s.a.v.)'in huzurunda iki kişi çekişti. (Onlardan) biri (diğerine) öyle sert bir şekilde Öfkelendi ki bana (öfkesinden) burnu çatlayacak gibi geldi. Bunun üzerine Nebi (sav): "Ben bir söz biliyorum ki eğer (bu adam) o sözü söylese (içinde) duymakta olduğu (bu öfke) kendisinden gider. (Orada bulunanlardan): Ey Allah'ın Resulü o söz nedir? diye sordu (da Hz. Nebi): "Allahümme înnî eûzu bike mineşşeytânirracîm" (sözüdür)" buyurdu. (Bu hadisi Muaz'dan rivayet eden Abdurrahman b. Ebi Leyla) dedi ki: Bunun üzerine Muaz, o adama (bu sözü söylemesini) emretmeye başladı. O adam da kabule yanaşmadı. Ve münakaşaya yeltendi, öfkesi de artmaya başladı. Tahric edenler: Buhari edeb. bedü'l-halk; Müslim, birr; Tirmizî. devât; Ahmed b. Hanbel, V
Derece: Daif
Sunen-i Ebu Davud, 4781 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Süleyman b. Surad (r.a.)'den demiştir ki: Nebi (s.a.v.)'in huzurunda iki kişi çekişti. Onlardan birinin gözleri (öfkeden) kızarmaya ve boyun damarları kabarmaya başladı. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.): "Ben bir söz biliyorum ki (bu adam) onu söylerse (içinde) meydana gelen (bu öfke) kendisinden gider. (Bu söz); "Eûzu billahi mineşşeytânirracîm" (sözü) dür" buyurdu. (Adam bu sözü işitince) "Yoksa bende bir delilik mi görüyorsun?" dedi. Tahric edenler: Buharİ, edeb, bedü'l-halk, Müslim, birr; Tirmizî, deavât; Ahmed b. Hanbel. V
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 4782 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Ebu Zer (r.a)'den demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.) bize (şöyle) buyurdu: "Biriniz ayakta iken öfkelenecek olursa hemen otursun, eğer (oturunca öfkesi) gidecek olursa fmes-i î yoktur; fakat) eğer gitmezse o zaman da (yere) yatsın
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 4783 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Beker'den (rivayet edildiğine göre); Nebi (s.a.v.), Ebû Zerr'i (bir ihtiyacı dolayısıyla) bir yere gönderdi (deyip) bir önceki (4782.) hadisi aynennakletmiştir
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 4784 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Ebu Vâil el Kâss, dedi ki: (Bir gün) biz Urve- b. Muhammed b. es-Sa'dî'nin yanına girmiştik. (Orada) bir adam onunla konuşup onu kızdırdı. Bunun üzerine (Urve b. Muhammed) kalktı, abdest aldı, sonra abdestli olarak dönüp (yanımıza) geldi. Sonra babam Rasûlullah (s.a.v.)'m şöyle buyurduğunu bana haber verdi: "Muhakkak ki öfke şeytandandır ve kuşkusuz şeytan ateşten yaratılmıştır. Ateşi de ancak su söndürür. Binaenaleyh, biriniz öfkelendiği zaman abdest alsın
Derece: Daif
Sunen-i Ebu Davud, 4785 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Âişe (r.anha)'dan demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.), biri diğerinden daha kolay iki şey arasında muhayyer bırakılırsa, günah olmaması şartıyla, mutlaka onlardan en kolay olanını seçerdi, şayet günah ise insanlar arasında ondan en uzağı olurdu. Rasûlullah (s.a.v.) kendisi için (kimseden) bir intikam almazdı. Ancak Allah'ın haramlarının çiğnenmesi müstesna; (o zaman bizzat kendisi) o çiğnenen haramlardan dolayı Allah için intikam alırdı. Tahric edenler: Buhari, menâkıb. edeb. hudud: Müslim, Fedail; Muvatta, hüsnü'l-hulk: Ahmed b. Hanbel, VI
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 4786 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Aişe (r.anha)'dan demiştir ki: Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), hayatta ne bir kadın dövmüştür, ne de bir hizmetçi." Tahric edenler: Müslim, fedail; İbn Mace, nikah; Dârîmî, nikâh, Ahmed b. Hanbel, V
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 4787 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Abdullah b. Zübeyr(in) "Sen af yolunu tut..."[Araf 199] (âyet-i kerimesi) hakkında (şöyle) dediği rivayet edilmiştir: "(Bu âyet-i kerimede) Allah'ın elçisi insanların huylarından affa sarılmakla emr olunmuştur
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 4788 numaralı hadis
General Behavior (Kitab Al-Adab)
Hz. Aişe'den (rivayet edilmiştir:) Nebi (s.a.v.)'e bir kimseden (hoşa gitmeyen) bir söz erişecek olursa (onun ismini anmış olmamak için); "Falan (isimli) kişiye ne oluyor da böyle diyor?" demezdi de; "bu insanlara ne oluyor da böyle böyle konuşuyorlar?" derdi. İzah 4789 da
Derece: Sahih