KURAN KATİBİ
← Hadis Külliyatı

Sunen-i Ebu Davud

Ebu Davud · 5.266 hadis

Sunen-i Ebu Davud, 4327 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Fatıma binti Kays (r.anha) şöyle dedi. Nebi (s.a.v.) öğle namazını kıldı sonra minbere çıktı. Halbuki o daha önce minbere sadece Cuma günü çıkardı... Ravi Amir sonra bu (bir önceki (4326.) hadisteki) kıssayı aıılatn. Ebû Davûd derki: îbn Sadran Basralıdir. İbn Mısver ile birlikte denizde batü. ondan başka hiç kimse kurtulamadı

Derece: Daif Isnaad

Sunen-i Ebu Davud, 4328 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Ebu Seleme b. Abdurrahman’ın, rivayetine göre Cabir (r.a.) demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.) bir gün minber üzerinde şunları söyledi: "Bazı insanlar denizde giderlerken yiyecekleri bitti. Karşılarına bir ada çıktı. Ekmek aramak üzere adaya çıktılar. Onları Cessase karşıladı." (Velid b. Abdullah der ki:) Ebu Seleme'ye; Cessase nedir? dedim. Bedeninin kıllarını ve saçlarını sürüyen (saçı ve vücudunun kılları uzun) bir kadın dedi. (Ravi sözüne devamla şöyle dedi:) Cesase: "Şu köşkte (biri var....)" dedi. Hadisi zikretti köşkteki (Deccal) Beysan hurmalığını ve Zuğar pınarını sordu. Ravi Ebu Seleme: "O Mesih Deccal'dir" dedi. Velid b. Abdullah şöyle dedi: "Ebu Seeme'nin oğlu bana bu hadiste bir şey var ama onu hatırımda tutamadım" dedi. Ebu Seleme şöyle dedi: "Cabir onun (Deccal'in) İbn Sayyad olduğuna yemin etti." Ben kendisine: Ama o öldü, dedim; Ölmüş de olsa o, dedi, O müslüman oldu, dedim. Müslüman olsa da dedi, O Medine'ye girdi, dedim. Medine'ye girmiş olsa bile, dedi

Derece: Daif Isnaad

Sunen-i Ebu Davud, 4329 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

İbn Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Rasûlullah (s.a.v.) içlerinde Ömer b. el-Hattab'ın da bulunduğu; ashabından bir grup ile birlikte İbn Said'e uğradı. O çocuktu ve Benî Mağale kalesi yanında erkek çocuklarla oynuyordu. İbn Said (Rasulullah'ın geldiğini) farketmemişti. Rasûlullah (s.a.v.) eliyle onun sırtına vurdu, sonra: "Benim, Allah'ın Rasulü olduğuma şehadet ediyor musun?" dedi. İbn Said (Sayyad) Rasûlullah'a bakıp Senin, ümmîlerin nebisi olduğuna şehadet ediyorum, sen de benim Allah'ın Rasûlü olduğuma şehadet eder misin? dedi. Rasûlullah (s.a.v.) (onun sorusuna kulak asmadan): "Ben Allah'a ve Rasûllerine iman ettim," buyurdu: Sonra İbn Said'e: "Sana ne (ler) geliyor?" diye sordu. İbn Said: Bana gerçek haberler de gelir, yalan haberler de diye cevap verdi. Rasûlullah: "Öyleyse senin işin çok karışıktır," buyurdu. Sonra da ona: "Haydi gönlümde senin için bir şey sakladım." Gönlünde Sema'nın açık bir duman getirdiği gün" saklamıştı - (Onu bil bakalım) buyurdu. İbnü's-Sayyad: O duh dur, (dumandır) dedi. Rasûlullah (s.a.v.): "Defol git sen kaderini asla aşamayacaksın," buyurdu. Hz. Ömer (r.a) : "Ya Rasulullah, bana izin ver onun boynunu vurayım" dedi. Rasûlullah (s.a.v.) "Eğer o -Deceal- ise ona asla musallat olunamayacaktır. Deccal değilse onu öldürmekte hayır yok" buyurdu

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 4330 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Nafi demiştir ki; İbn Ömer (r.a): "Vallahi mesihu'd-Deccarin İbn Sayyad olduğunda asla şüphe etmiyorum"' dedi

Derece: Sahih Isnaad Mauquf

Sunen-i Ebu Davud, 4331 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Muhammed b. Münkedir dedi ki: Cabir b. Abdullah'ı, İbn Said'in Deccal olduğuna yemin ederken gördüm. Kendisine: Allah'a yemin mi ediyorsun?! dedim. Ben Ömer (r.a)'i Rasûlullah (s.a.v.)'in yanında böyle yemin ederken işittim. Rasûlullah da onu inkar etmedi, dedi

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 4332 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Cabir (r.a) şöyle demiştir: "Biz İbn Sayyad'ı Hana gününde kaybettik

Derece: Sahih Isnaad

Sunen-i Ebu Davud, 4333 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Ebû Hureyre (r.a)'den rivayet edildiğine göre: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet, otuz tane Deccal çıkıncaya kadar kopmayacaktır. Bunların her biri kendisinin Allah'ın Rasûlü olduğunu iddia eder

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 4334 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Ebu Hureyre (r.a)': Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Otuz tane yalancı Deccal çıkıncaya kadar kıyamet kopmaz. Onların hepsi Allah'a ve Rasulüne iftira ederler

Derece: Hasan Isnaad

Sunen-i Ebu Davud, 4335 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Abide es-Selmanî bu (4334.) haberi rivayet edip, (önceki hadisteki sözlerin) benzerini zikretti. (Abîde'nin talebesi İbrahim der ki:) "Ona şu Muhtar (es-sakafî) hakkında ne dersin? O da mehdî mi?" dedim. Abide: O liderlerindendir, dedi

Derece: Daif Maqtu

Sunen-i Ebu Davud, 4336 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Abdullah b. Mes'ud (r.a) Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu söylemiştir: "İsrail oğullarında meydana gelen ilk kusur şudur: Birisi, (kötülük işleyen) başka bir adamla karşılaşır ve ona: "Ey adam! Allah'tan kork, yaptığını terk et, çünkü o sana helal olmaz, derdi. Sonra ertesi gün onunla tekrar karşılaşır fakat dünkü yaptığı, onunla birlikte yemesine, içmesine ve oturmasına mani olmazdı. Bunu yaptıklarında Allah onların kalblerini biri birine karıştırdı (Günah işlemeyenlerin kalplerini günah işleyenlerin kalplerine muvafık kıldı)" Rasûlullah sonra "İsrail oğullarından kafir olanlar; Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın dili ile lanetlendiler" diye başlayan ayetleri: "Fakat onların çoğu taştırlar."[Maide 81] mealindeki ayetin sonuna kadar okudu. Daha sonra şöyle buyurdu: "Dikkat ediniz, gerçekten vallahi siz ya iyiliği emreder kötülükten men edersiniz, zalimin elinden tutup onu hakka döndürürsünüz ve onu hak üzere tutarsınız (ya da sizin de kalplerinizi biribirine karıştırır)

Derece: Daif

Sunen-i Ebu Davud, 4337 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Ebu Ubeyde, İbn Mes'ud kanalıyla Rasûlullah (s.a.v.)'den önceki (4336) hadisin benzerini rivayet etti. Ravi şunu da ilave etti: "......Ya da Allah bazınızın kalbini bazılarınınkine karıştırır. Sonra da onlara lanet ettiği gibi size de lanet eder." Ebu Davud şöyle dedi: "Muharibi, Ala b. Müseyyeb'ten, O Abdullah b. Amr b. Mürre'den, O. Salim el-eflas'tan, O Ebu Ubeyde'den, Ebu Ubeyde de Abdullah'dan rivayet etti. Ayrıca, Halid et-Tahhan, A'Ia'dan o da Amr b. Mürre vasıtasıyla Ebû Ubeyde'den rivayet etmiştir

Derece: Daif

Sunen-i Ebu Davud, 4338 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Bize Vehb b. Bakıyye Halid'ten, Amr b. Avn'de Hüseyn'den aynı manâ ile haber verdiler. Halid ile Hüseyn İsmail'den, o da Kays'tan nakletti, Kays şöyle demiştir: Ebu Bekr (r.a) Alah'a hamd ve sena ettikten sonra şunları söyledi: "Ey insanlar şüphesiz siz şu, "Siz kendinize bakınız, siz hidayet yolunda olduğunuzda sapıtan size zarar vermez" (Maide 105). âyetini yanlış anlıyorsunuz." Vehb b. Bakıyye Halid'den: Ebu Bekir'in şöyle dediğini nakletti: Biz Rasûlullah (s.a.v.)'i şöyle derken işittik: "Şüphesiz insanlar zulmü gördükleri zaman, güçleri yettiği halde ona mani olmazlarsa, Allah'ın azabının hepsi üzerine inmesi pek yakındır." Amr'da Hüseyin'den Ebû Bekr'in şunları söylediğini nakletti: Ben RasûMIah'i şöyle derken işittim: "Bir millet ki aralarında kötülük işlenir, sonra onlar o kötülüğü değiştirmeye güçleri yettiği halde değiştirmezlerse, Allah yakın bir zamanda mutlaka onlara genel bir azab verir." Ebû Davûd şöyle demiştir: Bu hadisi, Halid'in dediği şekilde Ebû Usâme ve bir cemaat rivayet et­ti. O rivayette Şu'be böyle dedi: "Bir kavim ki aralarında kötülükler işlenir, sayılan onu işleyenlerden çok olduğu halde ona mani olmazlarsa.....”

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 4339 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Cerir (b. Abdullah el-Beceli) (r.a) şöyle demiştir: Rasûlııllah (s.a.v.)'ı şöyle buyururken işittim: "Bir kimse bir toplum içerisinde bulunur ve o toplumda günahlar işlenir de, ona mani olmaya güçleri yettiği halde mani olmazlarsa, onlar ölmeden önce Allah mutlaka azabını gönderir

Derece: Hasan

Sunen-i Ebu Davud, 4340 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Ebû Said el-Hudri demiştir ki; Rasûlullah (s.a.v.)'i: "Kim bir kötülük görür de onu eli ile değiştirmeye gücü yeterse eli ile değiştirsin (mani olsun)..." buyururken işittim. Hennad hadisin geri kalanının kesti, İbn A'la ise şu şekilde tamam­ladı."(eli ile değiştirmeye) gücü yetmezse, dili ile (değiştirsin) Dili ile (değiştirmeye) gücü yetmezse kalbi ile (değiştirsin) Bu sonuncusu ise, imanın en zayıfıdır

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 4341 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Ebu Ümeyye eş-Şa'banî şöyle demiştir; Ebu Sa'lebe el-Huşeni'ye: Ya Ebu Sa'lebe! Şu, "Siz kendinize düşeni yapın." (Maide 105) ayeti hakkında ne dersiniz?" dedim. Şu karşılığı verdi: Vallahi sen onu iyi bilen birisine sordun. Ben de onu Rasûlullah (s.a.v.)'e sormuştum. Şu cevabı verdi: "Biribirinize iyiliği tavsiye ediniz. Kötülükten men ediniz. Öyle ki itaat edilen bir cimrilik, tabi olunan nefsi arzular (ahiret'e) tercih edilen dünya ve her görüş sahibinin kendi görüşünü beğendiğini görürsen kendine düşeni yap. Halkı terket şüphesiz sizin ardınızda sabır günleri var. O günde sabretmek avuçta kor tutmak gibidir. O günlerde bir iyi amel işleyene, onun yaptığının benzerini yapan elli kişinin sevabı vardır." Bir başkası benim soruma ilaveten: "Ya Rasûlullah elli kişinin ecri mi?! dedi. Rasûlullah (s.a.v.), "Sizden elli kişinin ecri" buyurdu

Derece: Daif

Sunen-i Ebu Davud, 4342 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Abdullah b. Amr b. el-As (r.a.)'dan; Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "İnsanların eleneceği (iyilerin gidip) kötülerin kalacağı, ahid ve emanetlerinin bozulacağı ve ihtilafa düşüp şöylece parmaklarını biri biri arasına soktu olacakları zamanın gelmesi yakındır. - veya geldiği zaman haliniz ne olur?" [şek ravinindir] Oradakiler: (O zaman) Biz ne yapalım, ya Rasûlullah (s.a.v.)? dediler, Rasulullah "İyi bildiğinizi alır, kötü gördüğünüzü bırakırsınız. Kendinize ait işlere yönelir, umuma ait işleri terkedersiniz. Ebû Davûd der ki: Abdullah b. Amr vasıtasıyla tek vecihten böylece rivayet edildi. Diğer tahric. İbni Mace, filen (3957); Ahmed b. Hanbel II

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 4343 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Abdullah b. Amr b. el-As (r.a.) şöyle demiştir; Biz Rasûlullah (s.a.v.)'in etrafında (toplanmış) oturuyor iken (o) fitneden bahsedip şöyle buyurdu: "İnsanları; ahidleri karışmış, emanetleri azalmış ve şöylece - parmaklarını biribirine soktu- olmuş bir halde gördüğünüz zaman..." Ben kalkıp: "Allah beni sana feda kılsın o zaman ne yapayım?" dedim: "Evine kapan, dilini tut, hak bildiğini al, kötü gördüğünü bırak. Kendine ait işlere sarıl, ammeye ait işleri terk et." buyurdu

Derece: Hasan Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 4344 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Ebû Said el-Hudri şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) "En efdal cihad, zalim sultanın -veya zalim emirin-[Şek ravilerden birinindir] yanında adaleti söylemektir." buyurdu

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 4345 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Urs b. Amira el-Kindi (r.a)'den rivayet edildiğine göre: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Yeryüzünde günah işlendiği (bir kötülük yapıldığı) zaman birisi ona şahit olur da çirkin görürse -bir seferinde de inkar ederse demiştir - o kötülükten uzakta olan kişi gibidir. Kötülükten uzakta olup da ona razı olan ise ona şahid olan (birlikte olan) kimse gibidir

Derece: Hasan

Sunen-i Ebu Davud, 4346 numaralı hadis

Battles (Kitab Al-Malahim)

Adiyy b. Adiyy, Rasûlullah (s.a.v.)'dan önceki (4345.) hadisin benzerini rivayet etti Bu rivayette Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Bir kimse kötülüğe şahit olur da onu çirkin görürse, ondan uzakta olan kimse gibidir

Derece: Hasan